|
 |
|

İLKER SARIER
Dünyanın efendileri
Dünya ne terörler gördü, ne teröristler resmi geçit yaptı, yapmaya devam ediyor. Ama terör son bulmuyor.
Herkes, "terörü lanetliyor!"
Ne kadar da ulvi bir duruş...
Rayların üzerinde dolaşıyorsun, tren altında kalıyorsun, sonra da treni lanetliyorsun.
Halbuki terör bir sonuç.
Bazı 'sonuçlar' elde etmeye yönelik olsa bile, yine bir 'sonuç'tur terör...
'Sebepleri' ortadan kaldırılmadıkça, terörü durdurmak imkanı yok. Öyleyse, ölmeye devam edeceğiz, insanoğlu olarak...
Medyada yüzlerce 'allâme' dedektif kesilmiş, sinagog katliamlarını yapan 'terör odakları'nı arıyor. Tamamen yanlış bir arayış... Çünkü terörün 'gerçek odakları' başka yerlerde oturuyor. Başka gıdalarla besleniyor.
Bugün, dünyanın 1.5 milyon nüfuslu İslam alemi, yoksulluk, şiddet, sahipsizlik ve diktatörlük baskısı altında yaşıyorsa; Amerika gibi bir güç ve özgürlük coğrafyası, çıkarları için 'her türlü' operasyonu meşru görecek bir 'çete' tarafından ele geçirilmişse; uluslararası silah tacirleri, devlet şemsiyeleri altında bütün dünyada at oynatmaya devam ediyorsa; gizli servisler, her türlü kontrolün dışında, güya 'ulusal çıkarlar' adı altında istedikleri yerde istedikleri işleri çevirebiliyorlarsa...
Terör nasıl önlenebilir?
MS 2003 itibariyle, ne yazık ki İnsanoğlu, kendi dünyasını yaratabilmiş ve barışı hakim hale getirebilmiş değil...
Bu yüzden ölüyoruz işte; ve ölmeye devam edeceğiz.
Terör, rejimleri sertleştirir, aklı bir kenara iter, destabilizasyon yaratır, böylece gizli servisler ile 'resmi' ve 'yarı-resmi' terör odaklarına çalışma imkanı doğar.
Evet, bunlar genel şeyler. Ama çözüm genel tablonun değiştirilmesinde yatıyor.
'Devlet cihazları' yerkürede at oynatıyor.
Kimin nerede ne çevirdiği belli değil. Medyalar, kendi kamuoylarını manipüle ediyor, hedef şaşırtıyor, 'lağımı' gösterecekleri yerde 'farelerle' uğraşıyor. Halbuki lağım varsa, fare bitmez.
Şu talihsiz Türkiye, koca bir PKK terörü yaşadı da, PKK'nın hangi hedeflerle, nasıl ve ne şekilde yaratıldığını, nasıl desteklendiğini, silahlarını ve mali desteğini nasıl sağladığını tartışabildik mi? Açığa çıkartabildik mi? Hayır!
Ya ülkeyi 12 Eylül ortamına iten, kaos ve anarşi ortamı nasıl ve niçin yaratılmıştı, belirlenebildi mi? Hayır. İnsanoğlu hala, dünyanın en güçlü 'gizli sevislerinin', ulusal çıkarlar yaftası altında ne dolaplar çevirdiğinin farkında değil, birşey de bilmiyor.
Aslında ve sahiden hiçbir şey bilmiyoruz. Çünkü insanlık 'esir alınmış' durumda. Dünyanın gerçek sahibi olduğu halde...
Köy haline gelen dünyada, 'insanoğlu' denilen zavallı köylüler, sadece çalıştırılmakta, önüne konulan ile yetinmekte, binbir yanlış ve yalan ile kandırılmaktadır. Esaret devam etsin diye...
Demokratik makyajlı bir 'serflik sistemi' süregitmektedir, dünyada... Öyleyse, her türlü terörün gerçek kaynağı, insanoğluna bu yaşamı reva gören dünyanın efendileridir.
En büyüğünden en küçüğüne.
Katliamların gerçek suçlularını bulmak istiyorsanız, efendilerin izini sürün.
Yoksa bombayı tutacak bir el her zaman bulunur.
Terör, insanoğlu kendi dünyasına sahip olduğu gün son bulacaktır.
El Kaide türünden sayısız çete, dünyanın efendilerinin kuklalarıdır.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|