kapat
18.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Dünya basınını atlatan gazete El Kuds El Arabi

Şişli ve Beyoğlu'ndaki sinagoglara saldıranların El Kaide'ye bağlı gruplar olduğunu tüm dünya ilk kez bu gazeteden öğrendi. Londra'da basılarak dünyaya dağıtılan El Kuds El Arabi; Ladin ve Saddam'la bağlantı kurabilmesiyle ünlü bir gazete

Türkiye hala cumartesi günü yaşanan büyük terör saldırısının şokunu yaşıyor... İstanbul'daki Neve Şalom ve Betyaokov sinagoglarını vuranın, Usame bin Ladin'in terör örgütü El Kaide'ye bağlı Şehit Ebu Hafız el Masri tugayı olduğu; pazar günü tüm dünyaya El Kuds El Arabi gazetesi tarafından duyuruldu. Gazetenin editörü Abdel Bari Atwan'a elektronik posta yoluyla ulaşan örgüt, İstanbul saldırısını üstlendi. Atwan da eline geçen bu bilgiyi tüm dünyaya yayması amacıyla El Cezire televizyonu yetkilileriyle paylaştı...

El Kuds El Arabi, İngiltere'nin başkenti Londra'da basılan ve oradan tüm dünyaya dağıtılan, Arapça bir gazete... Fakat gazeteyi dünya üzerinde yayımlanan diğer Arapça gazetelerden ayıran önemli bir özelliği var.

El Kuds El Arabi gazetesi bugüne kadar dünya basınında bin Ladin ya da devrik Irak lideri Saddam Hüseyin'e ait mesajları, mektupları ele geçirmesiyle; hatta bu 2 liderle bağlantı kurabilmesiyle tanınıyor. El Kaide yapacağı saldırıları, iletmek istediği mesajları bu gazete yoluyla dünyaya yayıyor. Örgüt, yaptığı saldırıyı üstlenmek için de "İstanbul'da yaşanan saldırıda olduğu gibi" yine El Kuds El Arabi'yle kontak kuruyor. Saddam da, Amerikan güçlerinden kaçtığı ve yakalanmamak için saklandığı dönem boyunca dünya medyasına mesajlarını iletmek için bu gazeteyi kullandı. Saddam'a ait 3'üncü mektubu ve Saddam'ın hayatta olduğunu yine bu Arapça gazete yoluyla öğrendik.

TARAFLI' DAVRANIYOR
Daha da önemlisi; gazetenin editörü Atwan, Amerika'yı vuran 11 Eylül saldırılarından önce Ladin'le görüşmeyi başarabilen ender gazetecilerden biriydi. Saldırılardan aylar sonra, Ladin'in hayatta ve sağlıklı olduğunu dünyaya açıklayan Atwan'dan başkası değildi.

Uluslararası medya, El Kuds El Arabi'yi ideolojik ve olayları kamuoyuna yanlı yansıtan bir gazete olarak tanıyor. Fakat özellikle Ortadoğu ve Arap dünyasıyla ilgili kilit isimlere ait mesajları ve haberleri doğru yansıttığı için ve Doğu-Batı arasında bir köprü kurduğu için basında her zaman yerini koruyor.

1990'lı yılların sonuna kadar dünyayla yani hem Avrupa, hem Amerika, hem de Arap dünyasıyla iyi ilişkileri olan El Kuds El Arabi'nin politik çevresinde ve ideolojik yapısında 1990 sonrası büyük farklılıklar gözlendi. Aralarında ABD Dışişleri Bakanı Powell'ın da bulunduğu Amerikan yetkililerinin, Ortadoğu ve Müslüman dünyasının önemli liderlerinin röportaj vermekten çekinmediği bu gazete, özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından büyük bir değişimin içine girdi. Gazetenin içeriği, yayımlanan yazılar, editör yorumları radikal İslamcılar'a daha yakın bir görüntü çizmeye başladı. Finansman kaynakları bilinmeyen, reklam geliri olmayan bu gazetenin destekçilerinin kim olduğu bilinmiyor.

İNTERNETTEN OKUYORLAR
Gazete, özellikle Saddam ve bin Ladin yazılarıyla tepki toplamasına rağmen Washington Post gibi Amerikan hükümetine yakın gazeteler tarafından asla diğer bazı gazetelere yapıldığı gibi "radikal islamcı" şeklinde nitelendirilmiyor.

Aralarında Ürdün ve Suriye'nin de olduğu birçok ülkede dağıtımı yasaklanan gazete okuyucularına daha çok internetten ulaşıyor. Uluslararası haber ajansları gazetenin dağıtımının yasaklanmasını haklı bularak, "profesyonellikten ve objektifliken uzak bir gazete" yorumunu yapıyor.

Birçok uluslararası kaynak, gazetenin ideolojik yapısında Filistin asıllı editör Atwan'ın olduğu görüşünde birleşiyor. Mısır'da medya ve gazetecilik eğitimi alan, Doğu ve Afrika politikası üzerine çalışmalarda bulunan Atwan; dünya medyasının peşinden koştuğu liderlere oldukça rahat bir şekilde ulaşabiliyor.

Maçlardaki pankartlara dikkat!
Güvenlik ve istihbarat konularındaki araştırmalarıyla tanınan Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Kibaroğlu, tetöristlerin son zamanlarda gazete ilanı, televizyon konuşması ya da bir pankartla haberleştiklerini söyledi.

Güvenlik birimlerinin bu tür haberleşmelere dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Kibaroğlu "Geçenlerde bir maçta 'LA'den Beşiktaş'a sevgiler' yazılı bir pankart gördüm. İlk bakışta "Laden, Beşiktaş'a sevgiler' gibi okunuyordu. İster istemez insanın aklına o pankartın ne amaçla asılmış olabileceği şüphesi geliyor" diyor.

ŞÜPHE VE PARANOYA
Güvenliğin en önemli unsurunun şüphe olduğunu vurgulayan Kibaroğlu şunları söyledi "Ancak şüphe, bilgiye dayanmalı yoksa paranoya olur. Bilgi varsa şüphe duymak ve araştırmak lazım. Örneğin o pankartı asanları ben araştırırdım. Ya masum değilse?"

El Kaide gibi örgütlerde militanların sıradan olmadığını, teröristlerin bir kısmının geçmişte istihbarat örgütlerinde çalıştığını ya da bağlantılı iş yaptığını vurgulayan Kibaroğlu şöyle konuştu "Bugün bu örgütler tüm dünya çapında haberleşme ağında izleniyor. Onlar da bunun bilincinde. Bu nedenle daha değişik taktikler kullanılıyor."

İLANLA HABERLEŞME
Geçmişte de kullanılan haberleşme taktiklerinden örnekler veren Doç. Kibaroğlu şöyle devam etti "Eylem yapmayı planladıkları ülkelere hücreler gönderiyorlar ve işaret gelene kadar bu militanlar hiçbir şey yapmıyor. Yani uyuyorlar. Günü geldiğinde bir işaretle uyandırılıyor ve eylem yapıyorlar. Bunun için açıktan haberleşiyorlar. Bu bir gazete ilanı, bir tv konuşması, hatta bir pankart olabiliyor. Yaşanmış bir örnek olarak MED TV'de 'Kızılay'da gösteri yapıldı' diye haber geçerdi. Bakardınız öyle bir şey yok. Ertesi gün Kızılay'da gösteri olurdu."

EL KAİDE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA SALDIRIYOR

Emirler şifreli mesajla gidiyor
İstanbul'daki iki sinagog saldırısının arkasından çıkan Suudi terörist Usame bin Ladin'in lideri olduğu El Kaide örgütü, Amerika'nın kalbine yaptığı 11 Eylül saldırıları sonrası kanlı eylemlerini dünyanın dört bir yanına yaymaya başladı. Peki halen Afganistan ya da Pakistan'da gizlendiği tahmin edilen Ladin ya da kendisine yakın adamları, nasıl oluyor da binlerce kilometre uzaktaki bir başka ülkede, hiçbir istihbarata yakalanmadan haberleşiyor, saldırı planlıyor, korkunç eylemlerini gerçekleştiriyor?

11 Eylül saldırıları sonrası ABD gizli servislerinin ortaya çıkardığına göre örgüt militanları, çok çeşitli gizli haberleşme yöntemleri kullanıyor. Tunus'un Djerba kentindeki sinagoga geçtiğimiz yıl Nisan ayında düzenlenen bombalı saldırı emrini El Kaide'nin bu ülkedeki militanlarına gazeteye verilen şifreli bir ilan aracılığıyla aktardığı belirtiliyor. İşte uluslararası terör örgütünün bazı haberleşme yöntemleri

PORNO FOTOĞRAF
Haberleşme yöntemlerinin başında kriptolu yani şifreli görüntüler geliyor. Örneğin bir militan, bir başka militana saldırıyla ilgili plan ya da bilgileri şifre oluşturarak bir porno fotoğrafa saklıyor. Amerikalı yetkililer de bu porno fotoğraftan şüphelenmiyor. Fotoğrafın gönderildiği militan bunu bilgisayarına yükleyip şifresini girdiği anda, arkasında gizli yazıları görüyor.

SİSTEM ÇÖKERTİYORLAR
El Kaide militanları hacker yani 'sistem çökertme' yöntemlerini de kullanıyor. Bir haber, firma ya da müzik gibi şüphe uyandırmayacak internet sitesini seçiyorlar. Ardından bu site 'hack'leniyor. Ancak site tamamen çökertilmiyor. Sadece alt katlarında bir yerde yeni bir "bölüm" açılıyor. Burayı ne sitenin sahibi, ne de kullanıcıları fark etmiyor. Militanlar şifreli bu bölümü kullanarak haberleşiyor.

VİDEOLU MESAJLAR
Amerikalı yetkililerin belirttiğine göre El Kaide lideri Ladin'in en çok kullandığı yöntem video gürüntülü mesajlar. Suudi teröristin, "uyuyan hücre" (sleeper cells) denilen gizli militanlarına harekete geçme emri vermek için çeşitli TV kanallarına yolladığı video açıklamalarını kullandığı tahmin ediliyor. Özellikle El Cezire ya da El Arabiya televizyonlarını seçen Ladin, görüntüde askeri üniforma ceketi giyiyorsa, yanında kalaşnikof silahı duruyorsa istihbarat yetkilileri daha ciddi bir alarm durumuna geçiyor. Bu askeri simgelerin, uyuyan militanlarına saldırı emri anlamına geldiği, söylediği cümlelerin şifreli mesaj olduğu belirtiliyor. Bu nedenle görüntülerin yayınlanmadan önce mutlaka uzmanlarca incelenmesi, kendilerine gösterilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

AÇIK ARTIRMA SİTELERİ 'İN'
Militanlar, özellikle e-bay gibi her gün dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişinin girdiği internet sitelerini tercih ediyor. Bu açık artırma sitesinde satılan ürünlerin, fotoğrafların arkasına kriptolu (şifreli) şekilde mesajlarını yerleştiriyorlar. Diğer militan o ürünü satın alıp şifreyi girdiğinde saldırı planı, son emirler ya da gizli mesaj anında eline ulaşmış oluyor.

Chat yapıyor, internet kafeleri tercih ediyorlar
El Kaide militanları, bilgisayar kullanıcılarının belirlenememesi için sanal alemdeki haberleşmelerini internet kafelerden yapmayı tercih ediyor. Eyleme katılacak diğer militanlara mesajları özellikle "chat odalarından" gönderdikleri belirtiliyor.

Geçtiğimiz aylarda yakalanan El Kaide'nin Pakistan sorumlusu Remzi Binalşibh de 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren hava korsanlarının lideri Muhammed Atta'yla e-mail ve chat odalarından şifreli şekilde mesajlaştığını ifadesinde anlatmıştı. El Kaide bağlantısı gerekçesiyle Almanya'da 2002 yılında tutuklanan Sadi Abdullah adlı bir Filistinli de sorusunda şifreli mesajlarını polise söyledi. Abdullah'ın anlattığına göre kendi militan arkadaşlarıyla haberleşmek için kullandıkları şifreli cümleler ve anlamları şöyle
* Küçük kız: sahte ehliyet

* Bal: bomba yapımını anlatan CD-ROM

* Oyuncak: silah

* Yedi deniz: sahte AB vizesi (Schengen Anlaşması'nı imzalayan ilk 7 ülkeden yola çıkılarak)

* Dilsiz: susturuculu tabanca

* Elma: el bombası


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır