|
 |
|

ALI SAYDAM
Sinagoglara saldiranlarin iletisim hedefi ne?
Biz Agatha Christie, George Simenon, Arthur Conan Doyle ile buyuduk... Polisiye romanlarin bu klasiklerinde, cinayeti arastiran kisinin (Poirot, Maigret, Holmes) ilk sordugu soru sudur "Bu cinayetten kimin cikari olabilir?" Yazar, isi karmasik hale getirmek icin, cikari olanlarin sayilarini artirir. Boylece son sayfaya kadar kafaniz karisir durur...
Gercek hayatta da bu boyledir. Siz yillarca, Taksim Meydani'nda pek cok insanin hayatini kaybettigi o 1 Mayis kiyiminda kursun yagmurunu solcular mi, daha solcular mi yoksa sagcilar mi baslatti, diye birbirinizi yer durursunuz... Yillar sonra, yani kitabin son sayfasinda carpici gercek cikiveririr ortaya Sular Idaresi'nin ustunden ates acmis olanlar, devletin derin kanadiyla ilgili gorevlilerdir...
Dun yazilarimi yazmak icin bilgisayarimin basina oturdugum saatlerde haber geldi. Istanbul'da iki sinagoga bombali saldiri duzenlenmisti...
Konunun pek cok cephesine gazeteler ve TV'lerde yer verilecektir. Ben de kendime iletisim acisindan sordum Bu saldiri bir 'iletisim aksiyonu' mudur?
Onca olu... Onca yarali... Bu isi yapanlar, Amerika'da bol miktarda ornegine rastlanan 'seri cinayetleri' bireysel sapikliklari nedeniyle isleyen ruh hastasi yaratiklar degil herhalde...
Iddia o ki, bir siyasi amac icin terore basvuruyorlar... Yani onlara gore bir olcude 'siyasi iletisim' soz konusu... Pekiyi, isin icinde iletisim varsa, o zaman su tespitten yola cikmamiz gerekmiyor mu Iletisim mutlaka somut bir hedefe yonelik olmalidir...
Hedef... Yani belirlenmis bir kitlede net bir davranis degisikligi yaratmak... 'Bir urun, hizmet veya bir fikrin satin alinmasi konusunda karsi tarafi ikna etmek'... Iletisimin gorevi bu...
Pekiyi simdi Holmes ya da Poirot gibi soralim "Bu son teror olayi kimin hangi is hedefine hizmet ediyor?" Turkiye'de yasayan toplam 30 bin Musevi vatandasin bes on tanesini oldurdun... Haydi diyelim 'muthis amac ugruna' is kazasi sonucu dort, bes de Musluman gitti... Simdi ne olacak? Turkler olenlere bakip hangi teror orgutu bu toplu katliami ustlenmisse, kitleler halinde bu orgute mi katilacaklar?..
Ya da bu olaydan etkilenen Turk hariciyesi, 'Hay Allah ne kadar hakli bu teroristler' diyecek; Israil ve onun arkasindaki guc ABD'ye karsi tavir mi alacak?.. Ya da Turk devleti bu saldiridan korkacak ve tum siyasetini gozden mi gecirecek?..
Geciniz bunlari... Turk devletini, tarihinde simdiye kadar kim korkutmus ki... Bu olay karsisinda Turk milletinde tam tersine bir durumun ortaya cikmasi daha yakin ihtimal degil mi?.. Herkesin kenetlenip Islami teroru ve bu vesileyle, icinde 'Islami' sozcugu bulunan her turden hareketi, girisimi reddetmesi daha muhtemel degil mi?..
Simdi son iletisimci sorusunu soralim Pekiyi bu durumdan kimin, kimlerin cikari olabilir... Ikiz kulelerden bu yana yasanan gelismelere biraz da iletisimci gozlugu ile bakin; kime ne mesaj veriliyor, sonucta hangi hedefler elde ediliyor?.. O zaman bu sorunun yanitina yaklasmakta daha az zorlanacaksiniz...
Damardan sekerleme...
Her bayram "Kent sekerleri bakalim bu kez ne yapacak" diye merakla bekler oldum... Ogullarini bekleyen yasli cifti her gordugumde bogazima bir seyler dugumlenirdi. Bazilari daha da yuksek dozda etkileniyormus. Iletisim danismani arkadasimiz Aylin Taskiner Okuldas, hungur hungur agladigini soyluyor.
Kent Gida, dort yildir bayram gunlerinde toplumun unutulmaya yuz tutmus duyarliliklarini, degerlerini cok etkili anlatimlarla bizlere sunuyor. Yeter ki, bizim halkin gonul teline dogru ve nitelikli bir sekilde dokunmasini bilin... Sonuc sasmaz... Halkimiz biner gider...
Cocuk Esirgeme Kurumu'nda gecen son film de bu acidan cok basarili... Hani minik kizin yaptigi cizimi paylasacagi bir anne-babayi arayisini anlatan film... Reklamci jargonuyla gercekten tam 'damardan'...
Idea Halkla Iliskiler'den Zeynep Alimoglu Hanim, sagolsun son kampanya ile ilgili bilgileri bize de gonderdi. Onlara yakisir profesyonellikte ve kalitede. Yalniz basin bulteninde, bu iletisim calismasinin Kent Gida'ya ait bir sosyal sorumluluk kampanyasi oldugu soyleniyor. Kent Gida, calisanlari ile birlikte yetim cocuklarin bulundugu yuvalari ziyaret edeceklermis. Bir de belli alisveris merkezlerinde ve web sitelerinde size en yakin yuvayi bulmakta yardimci olacaklarmis... 'Sosyal sorumluluk' kavraminin hakettigi yere oturmasi icin kurulusun 'Kazancinin bir kismini o sosyal amac icin harcamasi gereklidir' ilkesi unutulmamali. Yoksa hedef kitle 'Dag fare dogurdu' diye dusunebilir. Ornegin, Kent Gida, bu sira sattigi urunlerin gelirinden yuzde 1-2'lik bir kismi kimsesiz cocuklara aktarsaydi, amacina tam ulasabilirdi...
Vakifbank'in Nilufer ile yuruttugu 'Hayata Ilk Adim' kampanyasinda oldugu gibi...
Akilli bir PR ayrintida gizlidir
Uc ilginc PR calismasi gecen hafta dikkatimi cekti... Birincisi Acar Kozmetik'ten. Kizim Deniz ve asistanim Asli'nin elinde gorup duruyordum. TEMA'nin "Sizi adiniza bir fidan diktik!" belgesi. Belgenin bir kosesinde TEMA'nin logosu, oteki kosesinde Acar Kozmetik'in... Altinda kurulus yoneticilerinin imzalari...
Kozmetige harcanan asiri paralar ve kadinin bir tuketim araci gibi konumlandirilmasi hep rahatsiz etmistir beni. Belki garip ama bu kez rahatsiz olmadim... Baska kuruluslar da bu kampanyaya katiliyordur. Onlar da cok akilli bir is yapiyorlar.
Ikinci ilginc PR calismasi reklam ajansi LOWE'den. Cok sirin bir kurum dergisi. Adinin 'Son Haberler' yerine 'Latest News' olmasina anlam veremesem de, gerek gorsel hazirlanisi gerekse icerigine bayildim dogrusu. Ajans sahibi Nesteren Davutoglu'nu kutluyorum.
Ucuncu calisma ise Vakkorama'dan. Cok sik bir zarf. Icinde kartpostallar halinde yilin kreasyonlari. Aynisini Vakko da yapmisti... Ama Vakkorama kucuk fakat onemli bir farklilik getirmis. Bir de CD koymus icine. Hedef kitlesine cok uygun...
Biraz daha cesaret Coca-Cola!
Dunya markalari 'Kuresel dusun, yerel hareket et' palavrasiyla ugrasirken bunun tam tersini savunan Coca-Cola dunyaya ders veriyordu... 'Yerel dusun, yerel hareket et' ilkesini iletisim stratejisi haline getiren Coca-Cola, dunyadaki tum reklamcilara, PR'cilara ornek olmustur... Coca-Cola cingilini her bolgenin ritmine gore duzenleyip, radyolara oyle vermislerdi. Yerel kultur ve gelenege gore en guzel sise yarismasi da yapmislardi.
Ramazan'da yayinladiklari reklam da bizim kultur ve degerlerimizle uyum icinde. Hani Turkiye'nin dort bir yanindan orta sinif insanimizin iftara hazirlandiginin ve serefelerin yanmasiyla oruclarin acildigi film... Bizce sunnet olmasini heyecanla bekledigimiz David'li Cola Turka'ya hic de fena bir cevap degil. Coca-Cola biraz daha cesaret gosterebilseymis, is tam olacakmis. Her ne hikmetse, iftar saatinin esas isareti ezani kullanmaya elleri, dilleri varmamis.
Iki sey aklimdan hic cikmaz. Biri, Istiklal Marsi'mizin tek kelimelik ilk cumlesi "Korkma!" Ikincisi ise Platon'un tespiti "Korkanlar kole olur, korkmayanlar efendi!"...
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|