kapat
15.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI
limasollu
TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL



GREENCARD

MEHMET BARLAS


Tehdide karsi alinan tedbir, tehditten daha fazla zarar verirse..

Aramiza yeni katilan arkadasimiz Omer Celik, Sabah'ta dun yayinlanan yazisinda, Amerika'nin ve neticede tum dunyanin icinde bulundugu ikilemi (veya acmazi), cok guzel saptamisti.

Gercekten de Amerika, uluslararasi terorizmle mucadele etmek isterken, korunmasi gereken kurum ve kavramlari da tahrip etmek noktasinda.

Bunu Irak'ta "Siddetin yedeginde demokrasi" projesi ile goruyoruz.

Yani, Saddam'in siddetine son vermek icin, Irak halkini baska bir siddete hedef kilacaksiniz ve hedef olarak "Irak'ta demokrasiyi kurmak" sloganini gostereceksiniz.

Celik'in, Avrupa hakkindaki gozlemi de dogru.

Avrupa da, "Siddete seyirci demokrasi" anlayisini sergiliyor.

Saddam veya herhangi bir diktator, hem kendi halkini, hem bolgesini terorize edecek. Siz de "Statuko bozulmasin" diye buna seyirci kalacaksiniz.

Butun bu tahlillerden, Turk dis ve ic politikasi da yararlanabilir.

Omer Celik, hem milletvekili hem de fiilen Basbakan Erdogan'in en yakin danismani olduguna gore, yazdiklari, entelektuel bir yorumdan oteye, "Uygulanabilir politikalar" da olmalidir.

Uluslari ve devletleri sasirtan ve asiri tedbirler aldirip, yok edilmek istenen problemden daha buyuklerine yonlendiren durumlar vardir.

Bizim ic politikamizin cok yakin tarihinde bu gibi duruma bir ornek, 28 Subat post-modern askeri mudahalesi degil mi?

Toplum, Ali Kalkanci veya Aczimendi'lerin televizyon gosterimleri ile, yani psikolojik harekatla, "Seriat tehlikesi" sendromuna sokuldu. 28 Subat muhtirasi ile, asker siyasete girdi. "Bati Calisma Grubu"nun rutin disi eylemleri ile, gazeteciler andiclandi.

Sonucta, Erbakan istifaya zorlandi.

TBMM'de, cogunlugu olmayan bir iktidar (Mesut Yilmaz Hukumeti), ite kaka olusturuldu. Bu surecte, mudahaleyi yapanlar kendilerince "Durumdan vazife" cikarirken, ozellestirmeler ve kamu ihaleleri yolu ile, birileri de "Durumdan kokusmusluk" cikardi.

Seriat tehlikesi falan yoktu oysa..

Eger Erbakan'in istifasi ertesinde Basbakanlik gorevi Tansu Ciller'e verilse ve 3 ay icinde erken secime gidilseydi, ne demokrasi zedelenir, ne de bugunun yolsuzluk sorusturmalari gundemde olurdu.

Medya da, devlet ve siyasetle, yuz goz olmazdi.

"Cumhuriyet'i koruyacagiz" diye hem demokrasiyi, hem ekonomiyi, hem medyayi tahrip etmekle, "Irak'a demokrasi getirecegiz" diye, Saddam donemini aratir bir istikrarsizlik yaratmak arasinda, ne fark vardir.

Bizim dis politikamizin ipotegi olan "Kibris Sorunu" da boyle degil mi?

"Milli Dava" diyerek, Kibris'ta cozumsuzlugu, ceyrek yuzyildir Turk dis politikasina endeksledik.

Simdi, Avrupa Birligi yolundaki engelimiz haline de geldi cozumsuzluk.

Daha da otesi var.

Avrupa Birligi'ne uye olacagiz derken, 1949'dan beri uyesi oldugumuz Avrupa Konseyi ile iliskilerimiz de tehlikede... Loizidu Davasi'ndaki cezayi, 19 Kasim'a kadar odememiz gerek.. Avrupa Konseyi ultimatomunu, herkes biliyor.

Ve 19 Aralik'taki Kibris secimleri sonrasinda da, Turkiye'nin elini baglamak isteyen Rauf Denktas, Radikal'de Ismet Berkan'in da pek guzel ifade ettigi gibi "Sapkasindan tavsanlar cikarmaya" hazirlaniyor.

Daha da ciddi olan durum, Turkiye'de Genelkurmay'in da, bir nevi "Denktas Cizgisi"nde bulunmasi.

SAKA

Kimin eli kimin cebinde?
Rauf Denktas, NTV'de Mithat Bereket'le konusurken, yine, kendisini elestirenlerin, birilerinden para aldigini soyleyen imalarda bulundu..

Bizim bildigimiz, eger para almak soz konusu ise, T.C. butcelerinden yillardir KKTC'ye odenen paralarin hesabi, oncelikle yapilmalidir.

Ve Kibris'ta alinan maas ve tazminatlarin da..

UGUR DUNDAR

Ozel koleksiyonculuk tesvik edilmeli!
Ugur Dundar, yine onemli bir konuyu, kamuoyunun dikkat odagina sundu.

Dundar'in Arena'si ile anlasildi ki, "Ayasofya Muzesi"nin mahzenlerinde bulunan devlet gozetimindeki tarihi eserler, tipki Imar Bankasi'ndaki devlet garantisindeki mevduat gibi, erimis, tahrip olmus.

Bizans donemine ait papaz tahtlari, cok degerli ikonalar, halilar kuflenmis, parcalanmis.

Bir antika muzayedesinde satisa sunulsa, insanlarin yuz binlerce dolar verecegi eserler, iki paralik hale gelmis.

Ugur Dundar, bu bulgularindan giderek, keske ozel koleksiyonculugu tesvik edecek yasal duzenlemeler konusunda da yayinlar yapsa.

Varlikli bir sanat duskununun evinde, kusaklar boyu ozenle korunacak ve sonunda ozel muzelere (mesela Sabanci, Sadberk Hanim muzeleri gibi) aktarilacak eserler, devletin elinde tahrip olmaya birakilir.

Mesajlariniz icin: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sari Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir