|
 |
|

EMRE AKOZ
Komunizmi ne yikti?
Haber ilginc "Dogu Bloku'nu rock muzik yikti." Bu lafi eden sokaktaki vatandas degil. Macaristan'in Washington Buyukelcisi Andreas Simonyi, komunizmin cokusunu Bati'dan yayilan rock muzigine baglamis.
Simonyi, 'Beatles', 'Cream' ve 'Traffic' gibi gruplarin komunist rejimle yonetilen Dogu Bloku ulkelerinde derin bir sarsintiya yol actigini... Gencleri ozel yasamin onemi ve bireysellik konusunda tesvik ettigini soylemis.
Buyukelci gencliginde kendisinin de kacak plaklari ve Bati radyolarini gizli gizli dinledigini itiraf etmis.
****
Ilk bakista insana 'makûl' bir aciklama gibi geliyor Buyukelci Simonyi'nin soyledikleri. Halbuki isi abartarak, 'Komunizmi naylon corap cokertti' de diyebilirdi.
Cunku, biliyoruz, Bati'da yapilan muzik nasil Dogu Bloku'nda yasayan gencleri cekiyorsa... Naylon corap da uzun sure komunist rejimde yasayan kadinlarin hayalini susledi. Bu konuda fikralar dahi uretilmistir. Turkiye'den Dogu Bloku'na giden isadamlari filan yanlarinda naylon corap gotururler... Donduklerinde de bu coraplari kullanarak nasil capkinlik yaptiklarini filan ballandira ballandira anlatirlardi.
Halbuki bunlarin hepsi birer neden degil sonuctu... Komunist rejimler vatandasinin tuketim arzularini daima goz ardi etti. 1960'larda dahi, propaganda filmlerinde 1929 Buyuk Ekonomik Krizi'ne iliskin sahneler gosterilirdi. Ve ozetle "Bakin Bati'da bazi insanlar zengin ama halkin cogunlugu surunuyor" derlerdi.
Halk ise bunun propaganda oldugunu coktan anlamisti. Firsatini bulan Bati'ya kapagi atiyordu.
Komunist rejimin en kotu yanlarindan biri uretimin merkezi planlamayla yapilmasiydi. Baskentten, masalarinin basinda oturan burokratlardan ve parti yetkililerinden fabrikalara emir gelirdi "Bu urunu, su kadar ureteceksiniz."
Hatta oyle olurdu ki... Bir ara Sovyetler Birligi'nde ayakkabi civisi kitligi baslamisti. Ulkede bol bol insaat civisi vardi ama ayakkabi civisi bulunamiyordu. Neden mi?
Cunku planlamacilar civi fabrikasina, faraza, "Yilda 100 ton civi ureteceksin" demisti. Evet fabrika bunu uretebilirdi ama ayakkabi civisi yaparak degil. Onlar da kotayi doldurmak icin bol bol kocaman insaat civisi urettiler. Yil sonunda hedefe ulasilmis, 100 ton civi uretilmisti. Ne var ki bir tane bile ayakkabi civisi cikmamisti fabrikadan.
****
Ozetle komunizmi cokerten ne rock muzikti, ne de naylon corap... Onlar neden degil sonuctu. Sistem kotuydu. Vatandaslari tatmin etmiyordu. Ya hic uretim yapilmiyor... Ya da uretim geri teknoloji yuzunden son derece pahaliya mal oluyordu... Ozellikle ABD ile yarisacagim diye askeri harcamalar alip basini gitmisti... Lenin'in dedigi gibi "Sadece yonetilenler yonetilemez halde degil, yonetenler de yonetemez" haldeydi.
Bence tuhaf olan, 10 yildan fazla sure gecmis olmasina ragmen Macaristan Buyukelcisi'nin olup biteni kabullenmek yerine tali olaylari on plana cikarmasi. "Biz ulkelerimizi kotu yonettik" demek yerine, "Bizi Bati bitirdi" demesi.
Ozur!
Eyvah! Hata yapmisim...
Bir okurumuzun uyarisiyla Nihat Kahveci'nin rol aldigi MNG Kargo reklam filminde hata oldugunu soyledik ya... Hani Nihat kale vurusu yapiyordu... Icinde top olan paket kimseye carpmadan gidip gol oluyordu... Biz de dedik ki bu direkt vurus degildir, baska dokunan olmadigi icin gol sayilmaz.
Ancak...
Kanal D'nin spor spikerlerinden Gokhan Telkenar e-posta gondererek uyardi
"Oyun kurallari kitapciginda soyle yazili 'Kale vurusu oyunu tekrar baslatma yontemidir. Kale vurusundan rakip takimin kalesine dogrudan dogruya bir gol yapilabilir.' Futbol tarihinde bunun ornekleri vardir."
Eyvah!
Onceki gun yaptigim gibi arkadaslarima danismak yerine bu kez 'Turkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gozlemcileri Dernegi'nin hazirladigi internet sitesine ('www.tffhgd.org.tr') girdim. 'Kural 16 Kale Vurusu' bolumunu buldum. Aynen Telkenar'in dedigi gibi yaziyordu. FIFA resmi sitesinde de ayni ibare vardi.
Ilgili sahislardan ve okurlardan ozur dileyerek duyururum.
Kissadan hisse 1 Demek ki neymis Ona buna sorma, cehaletini paylasmak yerine 'Kitaba bak!' Kimi ABD sirketlerinin ofis duvarlarinda 'RTFM' yazar Yani 'Read The Fucking Manual' (TV dizisi Turkcesiyle 'Kahrolasi Kullanim Kilavuzunu Oku' diye cevirebiliriz.)
Kissadan hisse 2 Bazi internet siteleri benim yazidan alinti yapmis. Halbuki onlarin da dikkatli olmasi gerekiyor; herkes hata yapabilir.
Kissadan hisse 3 Bu satirlari sali gunu saat 1545'te yazmaktayim. Henuz Gokhan Telkenar'dan baska uyaran olmadi. Demek ki sadece benim degil, futbolla yakindan ilgilenen herkesin (hazir 'hakem hatasi-kural hatasi' farki da tartisilirken) kurallari bir kez daha okuyarak bilgisini tazelemesi gerekiyor.
BIRAZ DA DEMOKRASIDEN SOZ EDIN
Bir cumhurbaskanimiz var. 'Cumhur'un yani 'halk'in baskani. Ama o kendisini hâlâ 'devlet baskani' saniyor. Tamam, ben de biliyorum devletin 'de' basi oldugunu ama hic olmazsa titrine uygun davranamaz mi? Madem halkin da baskani, biraz demokrasiden soz etse olmaz mi? Yaptigi tum konusmalari bilgisayara versek de bize Cumhurbaskani Sezer'in kac kere demokrasiden soz ettigini saptasa... 'Hukuk' tamam. 'Laiklik' eyvallah. 'Sosyal devlet' guzel. Hani ya 'demokrasi'? Demokrasiden de bahsetsin ki ogrenelim ne dusundugunu.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|