kapat
12.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI
limasollu
TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL



GREENCARD

OMER CELIK


Trans-Atlantik perspektifi ve Ortadogu

11 Eylul, Afganistan ve Irak gundemle-rinin yarattigi kirilma noktalari, hem dunya duzenine iliskin fikirleri, hem de uluslararasi toplumun hangi kurumlarla temsil edilmesi gerektigine dair yeni problemleri koyuyor onumuze.

Orlando - Mesruiyet ve teror arasindaki iliskilerin nasil olacagi konusundaki kafa karisikligi tum agirligiyla suruyor. 'Bir rejim vatandaslarinin insan haklarini ihlal etmeye devam ederse, uluslararasi toplumun askeri mudahaleyi gerceklestirme hakkina sahip olup olmadigi, boyle bir haktan bahsedilecekse, buna kimin karar verecegi' dunyanin duzeni hakkinda kafa yoranlarin esas meselesini olusturuyor.

11 Eylul, Afganistan ve Irak gundemlerinin yarattigi kirilma noktalari, hem dunya duzenine iliskin fikirleri, hem de uluslararasi toplumun hangi kurumlarla temsil edilmesi gerektigine dair yeni problemleri koyuyor onumuze. Bu baglamda NATO'da da yogun bir tartisma yasaniyor. Kimi zaman NATO uyesi parlamenterlerin ayristiklari noktalar, bulustuklari noktalarin fersah fersah onune geciyor.

NATO'nun yol haritasi
Tartismalarin gelip dayandigi nokta ise, yeni duruma uygun bir NATO yapilanmasinin nasil saglanacagi... Burada yeni bir 'guvenlik felsefesi' arayisindan savunma harcamalarina kadar bir dizi cok ciddi problem var. Esas tartisma ise NATO'nun yeni misyonunun ne olacagi konusunda dugumleniyor. Klasik ve bilinen NATO misyonuna gore, 'NATO, Almanya'yi yerinde, ABD'yi Avrupa'nin icinde ve Sovyetler'i Avrupa disinda tutmak uzere kurulmustur.' Simdi ise Sovyetler'in denklemden cekilmesiyle beraber, ister istemez bu tanim buyuk bir degisiklige ugruyor. Klasik NATO savunma felsefesi daha cok statik-teorik bir felsefeydi. Konvansiyonel ayrismalar uzerine oturmustu. Simdi ise NATO'nun 'onleyici savunma doktrini'nden 'siber-terorle mucadele'ye kadar bir dizi ve merkeze yerlesmis gundemi var.

Butun bu gundemin isiginda NATO icin gorunen yol haritasi kabaca belli hale geliyor. Bu belirginlestikce; yani Trans-Atlantik iliskilerin nasil olacagi konusunda yol alindikca, Ortadogu'ya donuk kafa karisikligi ve Ortadogu'nun Irak savasiyla baslayan olaylarla sistematik olarak tanismasi gibi cok ciddi riskler ve belirsizlikler cikiyor ortaya.

Kuskusuz bu surecte ABD ve AB arasindaki 'fay kiriklari' ortadan kalkmis degil. Cok ciddi ayriliklar yasaniyor. Fakat NATO genislemesi temelinde yol alindikca, tum gorus ayriliklarina ragmen Ortadogu'ya donuk hareketliliklerin onune gecilemeyecegi goruluyor.

Ciddi bir gerilim
NATO'nun genislemesini tamamlamasi halinde, unsurlarinin yuzde 40'lik dilimi eski Sovyet Bloku mensuplarindan olusacak. Ote yandan 'Rusya ve Ukrayna'yi icermeyen bir guvenlik orgutunun, baris icinde bir Avrupa'nin devamliligi bakimindan son derece eksik kalacagi' konusunda neredeyse mutabakat var.

ABD, NATO ile ayni misyonlari ustlenecek bir Avrupa Ordusu kurulmasina karsi oldugunu net olarak dile getiriyor. ABD ayni zamanda bu tezin AGSP'ye karsi olmadigini da belirterek, NATO'nun islevini zayiflatmayacak veya golgelemeyecek bir Avrupa Ordusu'na karsi olmadigini, hatta bunu destekledigini de dillendiriyor. Bu tartisma, ABD'nin 'guvenlik pratikleri' yaklasimi ile AB'nin 'savunma felsefesi' yaklasimi arasinda ciddi bir gerilimle yuklu. ABD, NATO'nun yeni misyonunu tartisirken, 'savunma'dan (defense) 'guvenlige' (security) kayan bir yaklasim benimsiyor. AB ise uluslararasi toplumun mesruiyet temelinde orgutlenmesini ve islemesini saglayacak bir 'savunma felsefesi' ekseninde mutabakata varilmadan, diger konularda adim atmanin dunyayi yeni risklerle karsi karsiya birakacagini belirtiyor. Tabi bu tez daha cok Almanya, Fransa, Luksemburg ve Belcika'nin tezi olarak one cikiyor.

'Latinler uretir, Anglo-saksonlar tuketir', sozu bir kere daha isin omurgasina yerlesiyor. Kita Avrupasi 'siyasi deger' uretimi noktasindaki hassasiyetler temelinde orgutlenirken, Amerika acil, pratik ihtiyaclar temelinde hizla yol almaya calisiyor. Fakat her seye ragmen bu tartismalar, Trans-Atlantik perspektifini tokezletmiyor, cunku Rusya ve Cin hatti, ABD-AB ortakliginin 'alarm sistemi'ni olusturmaya devam ediyor.

Sovyetler'in yerine Ortadogu
Bu gelismelerin blok karsitligi ise Ortadogu olarak kurgulaniyor. NATO'nun klasik islevinde Sovyetler'in tuttugu yeri, simdi Ortadogu'nun aldigi fikri yayginlastiriliyor. Ustelik bu noktada ince ayar yapma ihtiyaci da hissedilmiyor cogu kez. Avrupa halklarinda yapilan anketlerde Ortadogu ile 'teror'un ozdes oldugu seklindeki sonuclarin cikmasi, ortada ne kadar buyuk yanlislar ve kamuoyu manipulasyonlari oldugunu da ortaya cikariyor. NATO ve Batili guvenlik pratiklerinin kendiliginden Ortadogu ile karsi karsiya gelmesidir bu. Bunun retorigi 'diktatorluklere karsi demokrasi' seklinde kurgulansa da pratigi bu kadar net degil.

Sonuc olarak, eger 'guvenlik pratikleri', yani su anda Anglo-saksonlar'in is yapma tarzi, 'savunma degerleri'yle yani Latinler'in arayislariyla oncelenmezse, uluslararasi toplum cok ciddi risklerin kiyisinda dolasacaktir. Isin obur yuzunde ise, Ortadogu'nun bu gelismelerin hedefi ve 'nesne'si olmayi beklemeden, kendi siyasi duzenlerini demokrasiye dogru ilerletmesi, bu iradeyi gostermesinin gerekliligi var...


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sari Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir