|
 |
|

UMUR TALU
Halki unutmak, hayati yamultmak
ABD sadece gorunen guclerden ibaret degil. Kimileri de her turlu guc ve tahakkumun karsisina "demokratik degerler"i cikarma cabasinda.
Buyuk medya demokrasiyi deforme edebilen bir guc ise, gecen hafta 2 bin dolayinda katilimciyla Wisconsin'de toplanan "Medya Reformu Ulusal Konferansi" da, gazeteciligin ve halkin demokratik degerlerini one cikaran bir mucadele kanali oldu.
Bir konusmacinin sozleri isin ozunu acikladi
"Medya, otosansurcu. Bir ulkede kararlarin arkasinda para ve guc varsa, artik polis devletine ihtiyac yoktur."
Vurgulanan, medyanin sadece cikar kovalamakla kalmadigi; toplumun cogunluguna karsi guclu bir azinligin menfaatlerini, ideolojisini ve hayat tarzini kerteriz alarak, bizzat hayatin kendisini yamulttuguydu.
"Medyanin icinden", bu yamultmaya aklim erdigince hep iki cift soz soylemeye cabaladim.
Bir okur, pazartesi gunku "Arsiz azinligin utanmaz gucu" baslikli Dipsiz Kuyu ustune, elestiriye tahammul edemeyen "Buyuk medya grubu"nun tehdidiyle kapattirilan Medyakronik web sitesinde uc yil once cikmis bir yazimi hatirlatti.
"Medyanin hayati yamultmasi"ndan ne kastettigimi o yazi anlatiyor. Altina, ustune yine imza atarim
****
"Yeni" denilen bir gazetecilik anlayisi, toplumun bir kesimini israrla kapsama alani disinda birakiyor.
Ustelik bununla gurur da duyuyor.
Itilmislerin, kakilmislarin, bazi siniflarin bu gazetecilik anlayisinda yeri ve degeri yok.
Kendileri de "isci" olmaktan cikmis gazeteci zihniyetinin dunyasinda, dunya sadece "seckinler"in parmaginda donmekle kalmiyor, "dislanmislar"in adeta hic var olmayacagi sekilde tasavvur ediliyor.
Onlara gore, "evrensel ekonomik dogrular" var.
Onlara gore, "hayatin tadi" ile buna limon sikanlar var.
"Degisim"e surekli atif yaptiklari halde, kutsadiklari hayat tarzi ile dogrulara iliskin "ayetler"i degismezlik, degistirilemezlik mutlakligina sahipler.
"Halk"i oyle soyut bir varlik degil, isci sinifi, koyluler, varoslar yahut kuresellesmenin lanetlileri olarak, ete kemige burunmus ve sorun sorun dile getirmeye kalktiginizda, dunyanin gidisatinin farkinda olmayan geri kafali, hatta geri zekali "populistler"sinizdir.
"Halk"i folklorik bir oge gormekte ise ellerine su dokemezsiniz. Mesela, birdenbire "turku"yu kesfedebilirler; bir bakmissiniz, turkunun derlendigi halktan daha bagri yaniktir onlar.
"Basarili halk cocuklari"ni, yirtanlari oyle alli pullu, suslu puslu anlatirlar, sinifsal mustesnaliklarindan oyle koparirlar ki, "geride kalanlar"a "geride kalmanin gercekleri"ne dair oyle sivama yaparlar ki, cokuntuye degil, parlak yildizlara takiliverir gozleriniz.
Misal, Diyarbakir'da, Urfa'da, onlarin objektifleri ve mansetleri fellik fellik, sorf yapanlari, guneslenen bikinili kizlari filan arar.
"Degisim"den bekledikleri, kendi hayat tarzlarinin ve hayata bakislarinin suretlerini gormek ve onun genellestirilmesiyle, "butun otekiler"i unutup unutturup tatmin olmaktir.
Onlara gore, "gazetecilik dedigin de budur" zaten; gazetecinin sorumlulugu ufuk karartmak degil, ufuk acmaktir!
Bu ufkun, kendi hayatlarinin renklendirilmesine adanmis bir "mutluluk cubugu" oldugunu soylemezler elbette.
O cubugun etkisini ve acisini hissetmek de, "somut halk"a duser...
Medya aynasina bakinca kendisini degil, tarif ve tahrif, hatta tahrip edilmis kimliginin karalanmis vaziyetini gorenlere; daha dogru bunu fark edebilenlere.
****
Buyuk medyayi salt "ekonomik cikarlari" acisindan elestirmek yetersizdir; dananin esas kuyrugu, hayatin gercek yuzunu maskeleyisinde, yamultusunda kopar.
Mesajlariniz icin:
utalu@turk.net
Fax:212 280 05 51 Tel:0 537 660 71 21
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|