|
 |
|

ALI SAYDAM
Bir 'Popstar' ile 'Evlenmek Istiyorum'
Bazi olaylar bana, iyi bir iletisim uzmani olmak icin daha 10 firin ekmek yemem gerektigi hatirlatir.
Su sira yuksek izlenme oranlarina erisen iki TV programini buyuk bir merak ve arastirmaci gozle izlemeye calisiyorum. Biri, 'Popstar', digeri 'Evlenmek istiyorum...'
Iletisimciyiz ya... Merak ediyoruz bu programlari kim niye begeniyor diye...
Ercan Saatci'yi yakindan tanirim. Her basarili insan gibi dusmani boldur. Ataturk'une defalarca suikast duzenlemis bir ulkede yasiyoruz. Ercan Saatci'nin basarilarini kucumsemeye calisiyorlarmis. Is mi... Dogaldir... Ben Saatci'yi severim. Isine saygili, ailesine sevdali, degerlerine bagli, disiplinli, duzgun bir insandir. Hele Ahmet San... Karincayi bile incitemez... Bu arkadaslarin hatalari var midir? Olabilir. Ben sevdigim insanlarin kucuk hatalarini pek gormem. Gorsem bile onlarla konusurum bunu.
Bana 10 kisi gelse ve deseydi ki, "Ercan ve Ahmet'in 'rol' alacaklari bir programda gencecik insanlari aglatana kadar rencide edecekler, asagilayacaklar, onlara adeta iskence edecekler..."
Kesinlikle inanmazdim. Ama anlasilan tum formati disaridan ithal olan bu programin ozunde var bu 'davranis bozuklugu...' Izleyiciler de bayiliyorlar bu ise. Coleseum'da kolelerin aslanlara yem edilmesi, ya da zavalli bogalarin matadorlar tarafindan bogazlanmasi karsisinda duyulan 'hayranlik' gibi bir sey herhalde...
Bu 'isten' cikardigim bazi dersler soyle Ben, toplumun degerleriyle bulusmayan hicbir iletisim faaliyetinin basariya ulasamayacagini dusunurdum. Oysa bu iki TV programi halkin ortak degerler sisteminin semtine bile ugramiyor. Ve buna ragmen reyting rekorlari kiriyorlar. Demek ki, Amerikan TV sisteminin temel taslarindan biri olan 'love to hate' (nefret etmeyi sevmek) ulkemize de bir guzel yerlestirilmis
Hos, bunlarin karsisinda degerler sistemimizle tamamen uyum icinde olan, Super Baba, Perihan Abla, Sehnaz Tango, Ikinci Bahar, Yedi Tepe Istanbul, Ekmek Teknesi, Cocuklar Duymasin, Asmali Konak gibi yapimlar da buyuk is yapmisti. Ama dedim ya, o dogal olani. Beni oteki uc ilgilendiriyor, yani kulturel donusumun nereye kadar gidecegi...
Ilk saskinliklarimdan birini, 4 yil once yaptirdigimiz bir arastirmada yasamistim. O sira iktidari paylasmakta olan Refah Partisi'ne oy verenlere 'En cok hangi TV kanalini izlediklerini' sormustuk. Hangi kanal cikmisti biliyor musunuz? Reha Muhtar'li Show TV!..
Ikinci cikardigim ders, soruldugunda inkar etseler de fikren gelismis pek cok kisinin deli gibi bu programlari izledikleri... Anketlerde bunun tersi de cikar. SABAH gazetesi icin yapilan bir arastirmaya gore, ulkemiz gazete okurlarinin buyuk cogunlugu ayda 5-10 kitap okuyor ve en az 2-3 defa tiyatroya gidiyordu... Iyi mi?..
Dedim ya dogru durust iletisimci olabilmek icin yiyecegim cok firin ekmek, gidecegim cok uzun yol, ogrenecegim cok sey var.
Bu haftaki iletisim dersimiz Cem Hakko'dan
Gecen hafta Cem Hakko imzali bir kart aldim... Benim adim el yazisi ile yazilmis... Bu onemli. Elektronik haberlesmenin cilgin gibi yayildigi bir ortamda iletisimi kisisellestirmek, cok etkili olabiliyor.
Keske Hakko'nun kartin altindaki imzasi da matbu (basili) degil 'islak' olsaydi. Etki yuzde yuz olurdu. O kadar kart tek tek imzalanir mi? Evet imzalanir...
Soyle yaziyor kartta "Power Group sponsorlugunda Reklamcilik Vakfi tarafindan duzenlenen 'Radyonun Gucu Bulusmalari' dunya capinda bir 'medya optimizasyonu' uzmani olan Ian Fairbrother semineriyle baslattik. Ne yazik ki siz katilamadiniz. Sundugumuz bu CD'de ilk seminerin kaydini bulacaksiniz"...
Birkac acidan cok basarili bir halkla iliskiler calismasi Birincisi ve en onemlisi, bana onemsendigimi hissettirdi. "Demek ki, gelip gelmedigimi takip etmisler" diye dusundum... Ikincisi, Power FM'in soyundugu sektorel sorumluluk yaklasiminin altini basari ile ciziyor. Ucuncusu, reklam verenlere radyonun medya olarak etkisini bilimsel olarak anlatma sansini iyi kullaniyor. Dorduncusu, seminer ertesinde tum taraflarla bireysel iliski kuruyor. Ve nihayet besincisi, Power grubunun sayginligini reklam veren nezdinde ciddi oranda artiriyor... Yani bir tasla 5 kus...
Cem Hakko ve bu projeyi yonetmis olan iletisimcileri kutluyorum. Ilgilenenlere ya Reklamcilik Vakfi'ndan ya da Power FM'den bu VCD'yi temin etmelerini tavsiye ederim.
Iste derinin iletisim gucu
Matrix'in etkisi midir, tam olarak bilmek mumkun degil, fakat deri su gunlerde giysi sektoru iletisiminde basrolde. Vakko, Carsi, YKM, Mudo, Desa reklamlarinda deri giysileri on planda tutuyorlar.
25 yildir tek isi deri giyim olan Derimod'un bos durmasi dusunulemezdi. O da Kenan Dogulu ve Tugce Kazaz ile anlasarak girdi iletisim isine. Derimod'cular, kampanya ile satislarin gecen yila oranla yuzde 30 arttigini soyluyorlar. Derili kampanya, Vakko'da tum satislari roketlemis.
Sektorun zirvesi olarak kabul edilen "Perakende Gunleri"nin hemen ardindan bu zirvenin duzenleyicisi, magazacilik ve perakende sektoru pazarlama uzmani Suat Soysal'a, nicin 'deri' boylesine patladi diye sordum. 'Matrix'in etkisi disindaki aciklamalari soyle
Ekonominin sorunlu oldugu donemlerde, modasi kolay gecmeyen ve dayanikli bir urun olan deri giysi, uzun vadeli ve ekonomik bir yatirim olarak goruluyormus... Ikinci neden 'siyah'in bu yilki inanilmaz cikisi. Kuruluslar bu rengin deri ile butunlestiginde cok etkileyici fotograf verdigini soyluyorlarmis. Yani reklam ve genel anlamda iletisim icin elverisli bir durumun ortaya cikiyormus. Soysal, ucuncu neden olarak, kredi karti ile taksit uygulamasinin yayginlasmasini gosteriyor. Bu sayede orta kesimin de deri urunlerine ulasabilme sansinin arttigini belirtiyor...
Isin biz ilgilendiren yani ise, deri sayesinde goze-gonule hos gelen reklamlarin artmasi... Haydi deri sektoru! Devam...
David'i bir de sunnet edelim!
Cola Turka'daki David'in masallahi var. Bu ne degisim hizi?.. Once Amerika'da evrim gecirdi. Simdilerde Turkiye'de... Killi, biyikli hamam sefasi... Arkasindan mutevazi iftar sofrasi... Bizim Turkler, kendilerini iftar topuna ayarlamislar. David Baba, ezani bekliyor... "No ezan... No iftar!"... Bizimkileri asmis yani...
Kanal 7'nin Genel Yayin Yonetmeni Mustafa Celik dostumun tespitini hatirlatti David bana "Islamiyet'i sonradan, ileri yaslarda secenler ya da hakkiyla yasamaya yillar sonra karar verenler, tum diger Musluman'lardan cok daha radikal olurlar"... David'in davranislarini bu cercevede cok iyi anliyorum.
Bir de kucuk onerim var. Hamamdi, iftardi, ezandi derken David'i bir Turk kizina asik etseniz nasil olur acaba? Ornegin, David askindan bir guzel Muslumanligi secer, uzerinde 'Masallah' yazan takkesi ve sedefli entarisi ile anli sanli sunnet de olurdu... Bu diziyi mukemmel kurgulayan Serdar Erener- Sinan Cetin ikilisinin gerceklestirecegi bu sahne dunya literaturune girerdi. Yurdum insani anlasilan Cola Turka'yi da, David'i sevdi... Bakalim nereye kadar?..
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|