|
 |
|

MANSUR FORUTAN
Degistirin kadraji...
Benjamin Disraeli "ulkelerin gelismisligi milli marslarinin uzunluguyla ters orantilidir" der. Simdi buna yeni bir olcu daha eklenebilir galiba. Bayrak uzunlugu... Cumhuriyetimizin sekseninci yili serefine 800 metre uzunlugunda, Guiness Rekorlar Kitabi'na girmeye aday bayragi gorunce, Disraeli'nin teorisini revize etmesi gerektigini dusundum.
Sonra, gunlerce durmadan, uyumadan davul calan adam, dunyanin en buyuk pastasi ve benzeri rekorlarin yaninda bizim de en uzun bayragi yaparak literature giriyor olmamiz karsisinda fevkalade duygulandim. Bu yil rekorlar kitabina giremezsek seneye gireriz. Iste gelisen cennet vatan!
Ulkenizden memnun musunuz sorusuna, evet diyenlerin orani sadece yuzde dortken, daha uzun bir bayrakla telafi ederiz bu ufak aksakligi...
Zorla Onuncu Yil Nutku ezberletilen bir kusagin ezik bireyi olarak ben de mutsuzum.
Tuketebilecegimizden cok daha fazla Cumhuriyet palavralari uretildi seksen yil boyunca. Ve bu uretim fazlasini kakalayacak yer de kalmadi. Onun icin kendimi dogaya, bortuye ve bocege veriyorum.
Cok genc bir Cumhuriyet'ten soz etmek istiyorum. Evimi mesken tutan bir karinca cumhuriyetinin varligini 29 Ekim sabahi tespittim.
Iscileri var, polisleri var, askerleri var...
Anlayamadigim tek sey benim mutfagimda ne isleri oldugu. Yani yiyecek bir sey olsa zaten ben yerim.
Bulabilecekleri en iyi sey, bir gece onceden kalma pizza kenarlari, ki bu kenarlar genelde kahvalti monumun en onemli bolumunu olusturur.
Caya daldirip kemiririm. Kahvalti gunun en onemli ogunu oldugundan dikkat ederim.
Karinca kolonisinin sersemi de beni bulur. Isim gucum yok bir de onlara kirinti birak! Hayir onlardan kurtulmayi dusunmuyorum. Cok sevimliler. Zaten buyuk bir olasilikla tasi taragi toplar baska bir eve giderler.
Tezgahin uzerinde salak salak dolasip duruyorlar. Orta boy extravaganza pizza kenari biraktim, keyifleri yerinde simdilik.
Karincalari guvenceye aldiktan sonra kendimi sokaklara verdim 29 Ekim gunu. Her nasilsa Karakoy'de buldum muhtesem govdemi. Sokaklar bombos. Ne trafik var, ne park eden arabalar, ne korna sesi, ne seyyar saticilar, ne de oradan oraya kosusturan insanlar. Terk edilmis adeta... Daha once bilmedigim, adim atmadigim yerlere gittim.
Inanir misiniz sanki baska bir ulkedeymisim gibime geldi. Meger ne kadar guzelmis, ne kadar buyuluymus sehrin bu kosesi. Kadraj degisince iyi oluyor, yumusuyor insan...
Ara sokaklara sikismis bakimsiz ama hâlâ guzel binalar karsisinda duygulandim.
Gurultuden, patirtidan ve biyikli lekelerden arininca, Karakoy muhtesem oluyormus. Beyaz Turk'lugum tuttu. Buralarda kafeler, barlar, sergiler olsa, insanlar yasasa ne guzel olur diye proje yaptim kendimce.
Yapacak daha iyi isiniz yoksa, bir pazar gunu buraya gelin ve kaybolun. Tamam karinca beslemek zorunda degilsiniz ama Cumhuriyet'e kirginsaniz kadraj degistirmenin faydali oldugunu soyleyebilirim. Cunku bekledigimiz degisikligin ne zaman olacagini pek bilen yok.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|