kapat
30.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

VEDAT BAYRAM


Voleybol - Başarı ve ödül

Çok iyi hatırlıyorum. 1998 ve 1999, voleybol için bir çalışma dönemi idi.

Voleybol federasyonu, Spor İl Müdürlüğü ile el ele vermiş Burhan Felek'teki voleybolun eski mekanı yenilenip çağa uyduruluyor, reklam alanları yaratılarak gelir elde ediliyor, Natalya, Türk vatandaşlığına geçiriliyor ve milli takıma alınması planlanıyordu.

Belli ki, voleybolun tabanı genişletiliyor ve yeni bir ekip oluşturuluyordu.

1998 yılında Japonya'da yapılan Dünya Şampiyonası'ndan sonra bu çalışmalara iyice hız verildi.

Federasyon ve ekibi hummalı bir çalışma içinde adeta "atom karıncalar" gibi gayret ediyordu.

1998'de katıldığım dünya şampiyonası sırasında bu çalışmaları bizzati müşahade ettim.

İnanıyorum ki, şimdi Natalya'nın da oynadığı, Türk Voleybol Milli takımının Avrupa ikinciliğinde o çalışmaların önemli etkisi mevcuttur.

Avrupa Şampiyonası ülkemiz adına iyi geçti.

Bu önceden planlanan bir organizasyondu.

Mevcut kadro son jenerasyondu.

Şampiyon olmamız mümkündü.

Eski federasyon, yeni federasyon emeği geçen herkesi kutlamalı;

Ancak; 2 önemli hata yapıldığını belirtmekte yarar var;

1- Başarılı ekibin sporcusu "Çiğdem Can" takımından "Erken kopartıldı"

2- "Çiğdem Can" takımdan "usturupsuz" çıkartıldı.

Bir kere 1- 15 Kasım tarihleri arasındaki turnuva dünya şampiyonası değil, dünyaca ünlü "özel bir kupa" dır.

Dünya şampiyonası dört yılda bir olimpiyatları takiben yapılmaktadır.

Takvimi ise 1998-2002 ve 2006'da yapılacaktır. Buna rağmen Japonya' da yapılacak bu önemli "özel kupaya" Avrupa 2.si takım tümüyle götürülerek onore edilmeliydi. Ve "başarı ödüllendirilmeliydi"

Turnuva bittikten sonra da gençleştirme hareketi adı altında bu sporcularımız gönülleri alınarak bu değişiklik sağlanabilirdi.

Vefa duyguları ilerideki başarıların itici gücüdür. Japonya'daki kupada başarılar dilerim.

Skor ve Fenerbahçe
Süper Lig'de, haftalarca aradan sonra , seyircisi önüne çıkan Fenerbahçe yaklaşık 35 bin taraftarına oynadı. Bu aranın ardından, Saracoğlu'na koşan, Fenerbahçe taraftan skora rağmen, oyundan memnun olamadı. Çünkü beklenen "kaliteli futbol" sergilenemedi.

Ayrıca 3-0 lık skor nedeni ile çok ciddi eleştiriler olmamasına rağmen, spor yazarlarının da, "oyundan tatmin olduğu" söylenemez.

Futbol yorumcusu arkadaşım Ömer Üründül ile izlediğimiz maçta, sıkıldığımızı ifade etmek yanlış olmayacaktır.

Kimilerine göre, futbolda şampiyonluğa götüren "neticedir", tezi favoridir.

Hatta bu favori tez; Alman- futbol geleneğinde de olmalı ki, bir dönem önce de Galatasaray'ın hocası Derwall tarafından seslendirilmekte idi.

Sonuçta, bu gözlükle bakıldığında, doğru gibi görünen bu savunma, "keyifsiz futbolun" sergilenmesine neden olmakta, prestij de kaybettirmektedir.

Fenerbahçe- Adanaspor maçı, bunun en açık örneği olmuştur.

Ligin alt sıralarındaki Adanaspor'a karşı Fenerbahçe'nin böyle bir futbol sergileyeceğini kimse düşünememişti.

İleride, başka "takımsal sıkıntılara" yol açılmaması için, gelişinde "Banko Daum" diye savunduğumuz Fenerbahçe hocasının, bu işe ivedi bir çare bulması gerekmektedir.

Bu tedbirler alındığında, futboldaki tüm unsurların keyif alacağı bir ortam kendiliğinden gelecek ve Fenerbahçe mutlaka çok büyük zevkle izlenecektir.

Tünelde kavga modası
Ülkemizde oynanan, uluslararası maçlarda kültürümüze uygun ev sahipliğini mükkemelen uyguluyoruz. Hatta; bizim hâlâ AB'ye adaylığımızı tartışan, "sözde modern ve futbolun beşiği sayılan" ülkelere, ders verircesine uyguluyoruz.

İşte İngiltere maçı..! Her türlü manipülasyona rağmen, en iyi şekilde ağırlanıp, uğurlandılar.

Şimdi de, Galatasaray-Olympiakos maçı; 250 bilet, Türkiye'deki Rum vatandaşlara verildi ve seyircimizle iç içe oturtuldular. Bu arada yeni bir modaya şahit olmaya başladık.

"Tünel kavgaları" sık sık tekrarlanır oldu. Bu da, yeni bir organizasyon olsa gerek Ülkemizi ve kulüplerimizi UEFA-FIFA nezdinde, zor durumda bırakabilecek bu yabancı menşeli oyuna, bir tedbir almalı. Dün Beckham-Alpay şeklinde sahnelenen oyun, G.S.- Olympiakos maçında, Giovanni- Bülent arasında tekrarlandı.

Tehlikeli olmaya başlayan, bu tezgahı kameralar ile bozmalı diye düşünüyorum. Bu bir tedbir olur, tedbirde oyunu bozar.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır