|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Ziraat'i POAŞ gibi satabilirsiniz!
Kamu bankalarını alacak yerli sermaye grubu yokmuş... Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar bu görüşte. Gerekçeler sıralıyor. Örneğin, "Bir taraftan Pamukbank var, bir taraftan devlet birçok bankayı satmaya çalışıyor. Mesela 3 senedir konuşulan bir Vakıflar Bankası konusu var. Şu anda piyasanın derinliği yeterli değil. Ayrıca çok ciddi bir kârımız var. Satılması kafalarda soru işareti yaratabilir" diyor ve ekliyor "Kamu bankalarını alacak yerli banka veya sermaye grubu göremiyorum."
İşte bu son gerekçesine katılmıyorum. Diğerleri de tartışılır ya...
Belli ki Çağlar, Petrol Ofisi özelleştirmesini iyi inceleyememiş.
Türk tipi özelleştirme olarak da tanımlanan POAŞ örneğinin Ziraat Bankası'na uygulanabilecek versiyonunu anlatalım
Örneğin Türkiye'de kurulu X bankası, sermayesini birkaç yüz milyon dolar artırarak-borç bularak, Ziraat veya Halk Bankası'na talip olur. Satışa çıkan kamu bankasının yüzde 51'ini diyelim ki, 1 milyar dolara satın alır. Ziraat Bankası'nın hisseleri teminat olarak gösterilerek, yurtiçi ve yurtdışı bankalardan kredi bulunur ve devlete özelleştirme bedelinin tümü bir defada ödenir. Devlet kasasına 1 milyar dolar koyar. Banka da özelleştirilmiş olur.
İyi de 1 milyar dolar krediyi alan gruplar, borcu nasıl ödeyecek?
Kolay. Ziraat Bankası'nı satın alan, X Bankası, "Devlet birleşmeleri özendiriyor" gerekçesi ve yasal imkanlar neticesinde, Ziraat Bankası ile birleşir. (Aynı alanda faaliyet gösteren şirketler birleştiğinde vergi muafiyeti de bulunuyor) X bankasının tüm yükümlülükleri birleşen yeni ve güçlü bankaya geçer. Devlet tarafından görev zararları temizlenmiş, yılda 1 katrilyon lira kâr edebilen Ziraat da kreditörlere borcunu ödemeye başlar.
POAŞ örneği bankalara uygulanır mı? BDDK izin verir mi?
Orasını bilmem...
Burada yanlış var mı?
Yanlış, küçük bir ayrıntının atlanması durumunda ortaya çıkıyor.
O ayrıntı şu Özelleştirmeye çıktığınızda, alıcılara özelleştirilecek şirketin kasalarını sonuna kadar kullanma hakkı tanıdığınızı söylemelisiniz. (Vergisi ödendikten sonra payınıza düşen temettüyle değil).
Devlet bu tip satışlarda ağır finansman yükü nedeniyle sattığı şirketten Kurumlar Vergisi almayarak kayba uğrayabilir. Bu bir tercihtir. Ancak böyle bir tercih yapıldığı başta söylenmelidir ki, ihaleye girenler arasında haksız rekabet doğmasın... Petrol Ofisi'nde "Bu kadar parayı ödemek mümkün değil" diyerek ihaleden çekilenler, bu yolun izlenebileceğini bilseydi, çekilmek yerine tekliflerini daha da iyileştirebilirlerdi...
Petrol Ofisi'nde Doğan ve İş Bankası'na yönelik eleştirinin temel noktası bu.
Bu nedenle, Petrol Ofisi ile onu satın alan şirketin birleşmesi, Koç Yatırım ile Koç Holding'in, Garanti Bankası ile Osmanlı Bankası'nın ve Maret ile Sektat'ın birleşmesinden farklı.
İşte bu yüzden "Devlete şu kadar para ödedik" denmesi insanları kızdırıyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|