|
 |
|

AHMET HAKAN
Belki Ata'yı dinler!
Kendi tezini evrensel ölçülerde savunamayanların, tartışmanın en hararetli anında, bu ülkenin ortak değeri olan Atatürk'ten bir cümle aktarıp işi bitirme heveslerini her zaman yadırgamışımdır.
Tamam, Atatürk'ün 'insan üstü' bir konumda değerlendirildiği bir ortamda bu taktik her zaman işe yaradı, yarıyor ama söyleyin lütfen, bu tarz bir yaklaşımın 'evrensel' ölçüler içinde bir değeri var mı?
Ayrıca Atatürk adına birbirinden farklı şeylerin söylenmesi, işin içinde başka işlerin olduğunu bize göstermiyor mu?
Aslında Atatürk'ün açtığı çığırla evrensel değerlerin çatışmadığına inananlar, bu tarz bir yaklaşım içine girmezler. Tartışmanın en hararetli yerinde Atatürk'ten bir cümle aktarıp, işi bitirmeye kalkmazlar. Onlar bilirler ki Atatürk'ün çizdiği genel perspektif şudur Evrensel ölçülere uygun bir tutum izlemek!.
****
Bir tartışma yapılırken kendini haklı çıkarmak için Atatürk'ün herhangi bir sözünü gündeme getirenlerden hiç hoşlanmam.. Sırf karşısındakini mat etmek ve kendi yaklaşımını haklı çıkarmak amacıyla hangi konjonktürde, hangi nedenle söylendiği hesaba katılmayan bir söze sığınmayı asla tasvip etmem.
Çünkü bunun bir tür dogmatizm olduğuna inanırım, Atatürk'ün de dogmatizme karşı olduğunu düşünürüm.
Ama bugün kendimle çelişeceğim ve sizlere Atatürk'ün sözlerini aktaracağım..
Çünkü 'evrensel ölçüler' yerine kişileri yüceltme anlayışının hala hakim olduğu ülkemizde, insanın kendisiyle çelişmesi kaçınılmaz oluyor..
****
Konumuz: Türban..
20 yıldır bu konuda söylenmedik bir söz kalmadı. Harika tezler, müthiş yaklaşımlar ortaya kondu. Sonuç Sıfır..
Yasakçılar, Atatürk adına, cumhuriyet adına yasağı uyguluyor.
Böyle bir ortamda "Belki Atatürk'ü dinlerler" diye düşünmekten başka çare bulamıyorum..
Bu yüzden Atatürk'ün sözlerine başvuruyorum
"Dinin icabı olan tesettür, kadınların külfetini mucip ve muhalifi adap olmayacak basit şekilde olmalıdır. Tesettür şekli kadını hayatından, mevcudiyetinden tecrit edecek şekilde olmamalıdır..."
"Kadınlarımız, şeriatın tavsiyesi, dinin emri mucibince tesettür etselerdi, ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı. Şeriata göre tesettür, kadınlar için güçlük çıkarmayacak, kadınların sosyal hayatta, iktisadi hayatta, iş ve bilim alanlarında erkeklerle birlikte çalışmalarına engel olmayacak bir yöntemdir. Bu, cemiyet hayatımızın ahlak ve adabına mugayir değildir. Bir toplum bütün kadın ve erkekleriyle beraber yürümezse terakki etmesine ihtimal yoktur." (Aktaran Altemur Kılıç.. Yarın gazetesi).
Demek ki neymiş
Atatürk kadınların dinin gereği olarak örtünmesine karşı değilmiş.. Karşı olduğu şey, kadının sosyal hayattan soyutlanmasıymış.
Başörtülü kadınları dışlayan Cumhurbaşkanı Sezer, Atatürk'ün bu sözlerini sizce kaç kez okumalı?.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|