kapat
30.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

HINCAL ULUÇ


Sen de mi Yılmaz!..

Türk medyası birbiri ardına açılan hakaret davaları ile susturulmaya çalışılıyor. Basın özgürlüğü, hele yeni başlayanlar için sıfırlandı. Hıncal'ın arkasında kapı gibi gazetesi var, onu korkutmaz milyarlar.. Ama gencecik ve asıl bu ülke basınının geleceği kalemler korkarsa, susarsa ne olur?.

Uyum sağlamaya çalıştığımız Avrupa Birliği'nde ifade hakkı kutsal..

Hakaret olması için, "İlle de", "Vazgeçilmez" bir unsur aranıyor..

Kasıt!..

Yargıç soruyor

"Niye hakaret etsin ki.."

Kasıt yoksa suç yok..

Bu sebeble İngiliz gazetesi kampta isyan çıkaranlara, resmen sövebiliyor

"Siz ne bok oluyorsunuz" diye..

"Hayvanlar" diye tam sayfa yapabiliyor.

Çünkü amaç hakaret değil, eleştiri..

Bizde, en basit eleştiriler hakaret davası konusu..

Medya, yazarlar, bu korkunç furyaya karşı çıkacağımıza çanak tutuyoruz.

Yılmaz Yücetürk'ü okurken yıkıldım.

Bu ülkenin konu futbol olunca en saygı duyduğum beyinlerindendir. Cumhuriyet ona köşe verince nasıl sevinmiştim..

Onu da popülizm, onu da ucuz espri tuzağında görünce "Düş be Sezar.. Bir daha düş" dedim içimden..

"Dünya Kupası'ndan önce tam bir köstek.. (Milli Takım'a..) Başta teknik Direktörümüz Sayın Şenol Güneş olmak üzere, futbolcularımıza hakarete varan eleştiriler yapıldı" diyor, Yılmaz..

Ben de diyorum ki..

Kim yaptı adını yazmazsan.. Yazısından veya sözünden alıntı yapıp "İşte bu köstek.. İşte bu hakaret" demezsen Yılmaz, sana bu güne dek duyduğum saygıyı geri alır, o açtığın seminer sonunda bana verdiğin ve gururla sakladığım diplomayı da yırtar atarım.

Bir Türk spor yazarını, neredeyse vatana ihanetle suçlamak, zaten tonla açılmış hakaret davalarına çanak tutmak ve destek olmak elinde güçlü kanıtlar olmalı Yılmaz..

Yaz o zaman!..

Öyle lafı ortaya atıp kaybolmak yok..

Kim Türk Milli Takımı'nı nasıl kösteklemiş, kim milli görev yapanlara nasıl hakaret etmiş, bilelim!..

Sallayıp kaçmak yok Yılmaz.. Sallayıp kaçmak yok.

Ya lafının arkasında dur. Açıkla..

Ya da özür dile..

Asıl hakaret eden Lucescu!..
Türk spor medyasının üzerine ölü toprağı serpilmiş.. Adam, koskoca spor medyasına çağın en büyük hakaretini yapıyor.. Resmen, alenen "Bunlar ırkçı" diyor.. Manşetlere taşıyoruz laflarını ve susuyoruz. Bu manşet haberinin yanına, meslek onuruna sahiplenecek tek yazar çıkıp iki satır bir yorum yazmıyor, "Sen ne diyorsun Lucescu efendi" diye..

Lucescu..

Bu ülkenin son üç yıldır en çok övülen, yere göğe konamayan hocası.. Yapılan bütün anketlerde tek kalem.. Yılın Teknik Direktörü.. Yılın Hocası.. Yılın Spor Adamı.. Yılın Her Bişeyi..

Bilmemnesinde boncuk aranıyor, her yaptığına keramet atfediliyor.

Elinde Avrupa Şampiyonu olacak muhteşem bir kadro varken, önce Lazio'ya, İstanbul'da yeniliyor. Üzerine gitmiyorlar. Ama Sparta Prag gibi Avrupa'da adı geçmeyen, yıldızı olmayan ikinci sınıf bir takıma yenilince bir iki eleştiri yükseldi diye, Luce Efendi "Bunlar eleştiri değil, hakaret.. Bana yabancı olduğum için hakaret ediyorlar" diyor..

Ne zaman?..

Prag yenilgisinden süklüm püklüm dönüyor. Yenilginin suçunu sekiz dakika oynattığı bir yıldıza (O da yabancı.. Ahmet Hassan.. Onun için mi Luce Ahmet'e saldırdı acaba?.. Hani herkesi nasıl bilirsin hesabı..) yükleyip, kendini her zaman olduğu gibi temize çıkarmaya çalışıyor.. Tutturamıyor tabii.. Bu garip lafları da eleştiri konusu olunca susuyor, bekliyor. Gaziantep'i deplasmanda yenince bitinin yeterince kanlandığına hükmedip gürlüyor..

"Bana yabancıyım diye hakaret ediyorlar.."

FİFA, UEFA, futbol sahalarında görülen ırkçılıkla savaş için en ağır önlemleri alırken, Luce bu sözlerinin, futbolu yöneten bu üst kurumlara ulaşacağını gayet iyi biliyor. Bir yerde not edilsin. Gün olur, kullanılır. Hesabı bu..

Türkiye'de yabancı olmak, gerçekten bir farklılık yaratıyor.. Ama Luce'nin iddiasının tam tersine.. Bu ülkede bir yabancı hayranlığı var. En sıradan yabancı için kendi öz evlatlarını yemeye bizim kadar meraklı bir ülke ve medya azdır.

Bu yabancı düşkünlüğü ve hayranlığını en iyi bilen ve yaşayanlardan biridir, Lucescu üstelik..

"Bunlar ırkçı" ithamı karşısında susup oturan Türk spor medyası, aslında bu aşağılamayı hak ediyor.

Mesleki dayanışmadan yoksun, küçük hesaplar uğruna birbirine saldırmaya alışkın, her türlü eleştiriyi "Hakaret" diye susturma çabalarına çanak tutmak için yarışan, mesleğine ve meslektaşına, hele hele "İfade özgürlüğü"ne asla sahiplenmeyenlere ne söylense az!..

Lucescu bizi iyi tanımış. Bu hakareti de yutar, yarın yine yaltaklanmaya başlarız.

BİR TAVSİYE

Futbolu sevmeyenlerin bile okuyacağı kitap!..
Genç bir spor yazarıydı, hayat şartları onu yeniden bir futbol takımında oynamaya zorlamış, spor müdürü de ona "Zararı yok, hem oyna, hem de bizde çalış, yaz " demişti.. Genç spor yazarının spor sayfasına yaptığı katkılardan biri de haftanın panoraması idi. Spor Müdürü, ilk hafta önüne gelen panoramaya baktı; haftanın karmasının sol açık mevkiinde panoramayı yazan spor yazarı-futbolunun adı vardı, sesini çıkarmadı. Bir hafta sonra bu defa panoramayı yazan spor yazarı- futbolcunun adı "Haftanın Futbolcusu" olarak yazılmıştı.

Spor Müdürü, genç spor yazarına dedi ki; "Araştırdım, biliyorum hakikaten bu karmada karşısına adını yazdığın unvanlara layık bir futbol oynamışsın, gol atmışsın, attırmışsın..Ama sen sen ol, bundan sonra kendi adını kendin hazırladığın yazılara bu şekilde koyma.. Bırak, seni başkaları övsün!."

Yıl 1967 idi... Ankara'da çıkan bir gazetenin spor servisinde yaşanan bu olayın kahramanları da Hıncal Uluç ile Metin Gören'di!.

Bu satırları neden yazdım? Çok sebebi var; ama asıl sebeplerinden biri, önümde duran "Hadi Bana Futbolu Anlat" adlı kitabın üzerinde "Metin Gören" imzasının olması ve benim de bu kitabı, Hıncal Uluç'un sütununa yazacak olmam!.. İkincisi, sevgili Metin Gören'in kitabında bu olayı uzun uzun anlatması ve "Hıncal Ağabey'in bu dersi, hayat boyu kulağıma küpe oldu, o gün bugün nerede karşılaşsak bana 'Ne haber haftanın futbolcusu' diye takılır" demesi.. Üçüncüsü...Hemen "Ben..Ben..Ben.." demeye başlayan genç gazetecilerin, meslek hayatları boyunca sürebilecek "narsizm" kompleksinden kurtulabilmeleri için belki bir mesaj olabileceği ümidi; az dahi olsa..

Nereden nereye...Olayın geçtiği gazetenin yazı işleri müdürü de bendim ve Metin Gören'i o günden bu yana, spor yazarı olarak da, meslek kuruluşlarında yönetici olarak da, yazan-üreten bir meslektaşım olarak da hiç kaybetmedim; şimdi hem spor yazarlığı ve yorumculuğu yapıyor, hem de Türkiye Spor Yazarları Derneğinin Ankara Şube Başkanı!..

Hadi Bana Futbol Anlat'ın (Ümit Yayıncılık-Tel0 312 419 38 26) önsözünü Fatih Terim yazmış..

"Adana'da futbolla ilk tanıştığım, topun büyüsüne kendimi kaptırdığım yıllarda Metin Ağabey hepimiz için örnek ve idoldü" diyor..

O yıllarda 11 defa genç milli olan Metin Gören'in spor yazarlığında geçen ömrü, ona Türk futbolu ve sporu ile ilgili öyle anekdotlar, öyle acı ve tatlı anılar hediye etmiş ki, kitabında bunların 45 kadarını zaman zaman kahkahalarla gülerek, zaman zaman düşünerek, zaman zaman da gözleriniz nemlenerek okuyorsunuz. Ama çok daha anlamlısı, Türk futbolunun ve sporunun, yöneticileriyle, futbolcularıyla, teknik adamlarıyla, gazetecileriyle nereden nereye geldiğini bir film şeridi gibi gözlerinizin önüne getirebiliyorsunuz, hele bir de bizler gibi Gören'in anlattığı nerede ise yarım asırlık dönemi sporun ve futbolun içinde geçirmişseniz!.

Kitapta kimler yok ki; dünün ve bugünün birçok ünlüsü, sporcusu, futbolcusu, yöneticisi, siyasetçisi, sanatçısı, gazetecisi, olayların ve anıların birkaç sayfalık kahramanları olmuşlar; isimlerini say say bitmez!. Mesela Metin Oktay da var, Turgut Özal da, Demirtaş Ceyhun da, Bülent Ersoy da.. Ünlü spor yazarları ve spor müdürleri de!.. Gören'in çıraklık ve kalfalık dönemi kitaplarını okumuştum; bu tam ustalık dönemi kitabı olmuş.. Spor kütüphanesine layık bir kitap!..

ocaluluc@beko.net

SPORUN VE YAŞAMIN ALTIN SÖZLERİ
Talihi hiçbir zaman suçlamadım. Hayatta pek çok anlaşılması güç durum vardır, doğru.. Ama ben çaba göstermeyene asla acımam.

F.Scott Fitzgerald


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır