|
 |
|

Isbolumu de degisiyor
Dunyada ve Turkiye'de kapitalizm nitelik degistirirken, isbolumu de degisiyor. Dunya siralamasinda onumuzde yer alanlar, elektronik ve otomotivi bize devrediyor, bizim de tekstili Cin gibi ulkelere birakmamizi bekliyorlar
Turkiye basaridan ziyade guvenceyi yegler. Halbuki "kuantum dusunme modeli" de, simdi cok tartisilan dalgali kur da, muhtemel belirsizliklere acik bir ortamda "hedefe varmanin" onemini one cikarmakta...
Dovizin piyasada belirlendigi ve kurun siyasal otorite tarafindan subvanse edilmedigi bir ekonomide, rekabetin nasil yapilacagini tartismak yerine, doviz paritesinin ne olmasi gerektigini konusuyoruz. Halbuki, 21 Subat Krizi sonrasinda, Kemal Dervis'in hazirladigi ve 14 Nisan 2001'de acikladigi "Turkiye'nin Guclu Ekonomiye Gecis Programi"na yeniden goz atmak, ayrintida kaybolmayi onluyor "1- Ulasmamiz ongorulen hedeflere ulasilmasi ve ekonominin yeniden yapilandirilmasi konusunda kesin bir siyasi taahhudu ve destegi icermektedir. 2- Kamuda kaynak tahsisi surecinde seffaflik ve hesap verebilirliligin saglanmasi, rasyonel olmayan mudahalelerin bir daha geri donus olmayacak sekilde onlenmesi, iyi yonetisimin guclendirilmesi ve yolsuzlukla mucadele hedeflenmektedir. 3- Butun bunlarla, fedakarligin bosa gitmesinin onlenmesi ve piyasalarda guven ortaminin saglanmasi amaclanmaktadir.
Yeni program bu temel ilkeler cercevesinde; 1- Dalgali kur sistemi icinde enflasyonla mucadeleyi kesintisiz ve kararli bir bicimde surdurmeyi, 2- Bankacilik sektorunde kamu ve TMSF bunyesindeki bankalar basta olmak uzere hizli ve kapsamli bir yeniden yapilandirmayi, boylece bankacilik kesimi ile reel sektor arasindaki saglikli bir iliski kurmayi, 3- Toplumsal uzlasmaya dayali, fedakarligin tum kesimlerce adil bir bicimde paylasilmasini ongoren ve enflasyon hedefleri ile uyumlu bir gelirler politikasini surdurmeyi ve 4- Butun bunlari etkinlik, esneklik, seffaflik ile saglayacak yapisal unsurlarin yasal altyapisini olusturmayi; kendisine alt hedefler olarak secmistir."
Dunya isbolumune bakmadan bunu butunluklu bir bicimde algilayamayiz. Cunku, neyin nerede, ne kadar ve hangi teknoloji ile uretilecegini dunya is bolumu belirler. Bunu daha anlasilir hale getirirsek, teknolojide ve uretim de bir ust asamaya ulasan, eski uretimini bir alttakine devreder. Kum orneginden hareket edelim.. Kumdan minnacik kisa devreler ureterek bilgisayar yapan bir toplum, bu yeni urununu satacagin bir alttaki toplumlara kumdan cam yapmayi devreder. Kademeli bir zenginlesme, yeni teknolojilere de surekli talep olusturur. Ihracata ve ithalata destek vermeden ayakta durmayi ongoren dalgali kur rejimi, tekstilcileri rahatsiz etti. Buna karsin elektronik ve otomotivde sikinti yaratmadi. Gumruk Birligi'ne en siki muhalif olarak ortaya cikan otomotiv sektoru, zaman icinde yapisal uyum sagladi. Agustos 2003 itibariyle tum motorlu araclarin uretimi bir yil icinde yuzde 57 oraninda artti. Binek otomobillerinin artisi ise yuzde 77. Icerdeki ithal otomobillerinin payi yuzde 67'ye yukselmisken bu basari saglandi. Icerde rekabetten cekinmeyen otomotiv, urettiklerini disariya satiyor. Bes milyar dolarlik bir ihracat soz konusu...
Dunyada ve Turkiye'de kapitalizm nitelik degistirirken, is bolumu de degisiyor. Dunya siralamasinda bizim hemen onumuzdeki kumede yer alanlar, elektronik ve otomotivi bize devrediyor, bizim de tekstili Cin gibi ulkelere birakmamizi bekliyorlar. Dizinin basindan beri ozetlemeye calistigimiz degisim sureci, iste bu yeni gorevi bizim zorlanmadan ustlenmemize yaradi.
Papatya fali
Bir sonraki hamleyi gormek, hangi sektorlerin gidip hangilerinin kalacagini tespit etmek icin, mevcut teorik araclardan yararlanmak mumkun. Sizin geliriniz birkac misli artarsa, hangi tuketiminiz artar, hangileri az artar, hangileri sabit kalir? Bu sorunun cevabi, onumuzu gormeye de yarar.
Mesela, basit bir ornekle soylersek, hizla zenginlesen biri, domates tuketimini belki daha nitelikli bir hale getirir ama uc misline cikarmaz. Demek ki tarim sektor olarak sansli degil. Ama hizla zenginlesme cok daha fazla gezme arzusunu da beraberinde getirecektir. Demek ki turizmin onu acik.
Bir baska tespit araci, arastirma ve gelistirme harcamalarinin izlenmesi...
Arastirma ve gelistirme harcamalari artan sektorler yarinin sektorleridir...
Arastirma ve gelistirme harcamalari azalan ya da duraganlasanlar ise yavas yavas gidicidir. Bir gazete dizisi cercevesinde daha ince detaylara girme olanagi pek yok... Ancak, bir sonraki adimi, dunya is bolumunu izleyerek daha rahat gorebiliriz. Biz, tekstilden elektronige, otomotive gectigimiz icin sevinmekteyiz... Ama bu resim de kalici degil. Bir zaman sonra, dunya is bolumu acisindan soylersek, bizim hemen onumuzdeki vagonun yolculari uretimde ve teknolojide bir ust duzeye gececek. Bizim de onu takip edecek dikkati ve izlemeyi gosterme zorunlulugumuz var.
TEKNISYENLIK UFKU DARALTIR
Turkiye'de kamu kesiminin gerekli reformlari yapmayip, kapanmayan bir istahla ic borc sarmalini tirmandirmasi, paradan para kazanma donemini pekistirdi.
Paradan para kazanma donemi, gunluk parasal okuma islemlerini one cikardi. Doviz, faiz, repo tum iktisat alanini kapladi. Daha genis bir okumaya yer birakmadi. Halbuki, Turkiye'nin bu sarmaldan kurtulmasi, buyuk olcude de dunyayi okumasi, gelen sinyalleri dogru algilamasi ile mumkun. Dinamik bir surec analizi, dunya kapitalizminin sermaye birikim modeli, dunya is bolumundeki degisimler, gundemdeki cok egreti yerini de hepten kaybetti. Gunun onemini tabii ki yadsimaz dunyayi kavrayan butunlu bir analiz ama yarinin garanti altina alinmasi acisindan gereklidir. Bu kadar guvenceye merakli bir toplum, huzurlu olmak icin gunu atlatmak kadar, yarin ile de ilgilenmek durumunda degil midir?
Yarin
Oteki Turkiye'yine yapmali?
Mehmet ALTAN
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|