|
 |
|

Yeni edebiyat hormonlu cikti
55'inci sanat yilini kutlayan unlu yazar Adalet Agaoglu, gunumuz edebiyatini hormonlu meyvelere benzetiyor "Her mevsimde her sey var ama tadi yok"
Edebiyat dunyamizin yarim asirlik cinari, Cumhuriyet kusaginin ilk kadin yazarlarindan Adalet Agaoglu, kitap yayimlatmanin artik cok kolay bir hale geldigini belirterek, yeni edebiyati 'hormonlu' diye nitelendiriyor. Gunumuz edebiyatini 'hormonlu meyveler'e benzettigini belirten Agaoglu, "Her mevsim her sey var. Insani almaya heveslendiriyor. Domatesi aliyorum, bir kesiyorum tadi tuzu yok. Biberi yiyorum bibere benzemiyor" diyor.
Toplumsal duyarliligi yansitan yapitlariyla taninan 74 yasindaki Adalet Agaoglu, yazarlik yolundaki 55'inci yilini onceki aksam Kurucesme Divan'da dostlariyla birlikte kutladi. Agaoglu, gecen 55 yili "Direnisle gecti" diye ozetlerken, "Bu kargasada kitabim ciksin istemiyorum. Degerlendirme terazisi bozuk. Ama edebiyat benim icin bir ask" diyor.
Agaoglu, yazarlik yolunda, hayatina yon veren ilk odulunu 1949 yilinda kazandi. Universiteli sairlerin katildigi bir yarismada Nurullah Atac, onun siirini en iyi siir secti. Iste o an kendisini bir sair gibi hissettigini soyluyor Agaoglu "Cunku, Atac bu isi bilen biriydi. Cok gururlanmistim!"
'55 YILIN DUGUNU'
55 yil icinde onlarca oyun, hikaye, siir, ani, deneme ve romana imza atti unlu yazar. "Olmeye Yatmak", "Fikrimin Ince Gulu", "Ruh Usumesi", "Bir Dugun Gecesi" adli romanlari edebiyatimizin unutulmazlari arasina girdi. Cok sayida odulun yani sira yine bircok universiteden doktora unvanlari da aldi.
Agaoglu, yasaminda ilk kez yazarlik yolunda bir yildonumunu kutladigini soyluyor, "55 yilin dugununu yapiyorum" diyerek. Agaoglu, "Baktim her yerde herkes bir seyler kutluyor. Yok su televizyon kanalinin bilmem kacinci yili, bu beyin, su hanimin, su mudurun ilk romani, adi gelecek yil dillerden dusmeyecek bir sairin ilk defa sarki soylemesinin yildonumu... Yani kutlayan kutlayana. Insana heves geliyor canim" diyor.
Adalet Agaoglu 55 yil emek verdigi Turkiye edebiyatini ise "bazen degisti, bazen gelisti, bazen de fislendi" diyerek tarif ediyor. Edebiyat dunyasina adim attigi donemde siirlerini yayimlatabilmenin muthis zor oldugunu, kitap yayimlatmanin ise neredeyse imkansiz oldugunu anlatiyor. Agaoglu, o zor ama ozlemle andigi gunleri soyle dile getiriyor "Sairler ilk kitaplarini ceplerinden verdikleri parayla bastirirlardi. Oyle telif hakki filan da yoktu. Adimizin anilmaya baslamasi, ideolojinin kendini ispat etmesi gibi bir seydi. Siirlerim yayimlandiktan sonra Nurullah Atac'in da onaylamasiyla bana 'Sair Adalet Sumer' denilmeye baslandi."
Inci DONDAS
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|