|
 |
|

SAVAÅž AY
Sevgili okuyucu 'bendensin'
Bugün sütunumu okuyucularımın gönderdiği e-maillere ayırıyorum. Çünkü elektronik posta kutum ağzına kadar doldu. Hepsi dert yüklü. Buyrun bir de siz okuyun.
İnfaz koruma memurları dertli
Sevgili SavaÅŸ Abi,
Devamlı olarak gazetedeki köşenizi takip etmekteyiz. Genel olarak toplumun yaralarına parmak basan çizginizle övgü ve alakayı hak ediyorsunuz. Ama bizler infaz koruma memurları (eski adıyla gardiyan) olarak size karşı biraz kırgınız. Her kesimden memurların şikâyet ve istekleri, her platformda dile getirilirken ne yazık ki bizim esamimiz dahi okunmuyor. Sendikal faaliyetlere katılamadığımızdan dolayı isteklerimizi duyurma imkanımız kesinlikle olmamaktadır. Haftalık çalışma saatlerimiz diğer kurum memurlarının iki-üç katı olup maaşlarımız ise ülkemizdeki en düşük memur maaşıdır.
Bir de dini ve milli bayramlarda durumumuz ise daha vahimdir. Bir baba düşünün ki ailesiyle en son bayramlaşan kişi. Bayramlarda yaptığımız mesailerin maddi olarak karşılığını göremediğimiz gibi yerine izin dahi kullanamamaktayız. Milli bayramlarda yürüyüş yapan ve el sallayan çocuğumuzu asla göremedik ve göremeyeceğiz. Göreve başladığımızda cezaevlerinin her yönüyle yeniden yapılandığı ve bunun devam edeceği söylendi. Yapılanma devam ediyor ama hükümlü ve tutukluların lehine!
Bizim sorunumuz onlarla değil ama bu yapılanmada artık bizim de isteklerimizin göz önüne alınmasını istiyoruz. 500 milyon maaşla iki çocuk okutup iki yüz milyon ev kirası, telefon, elektrik, su, kömüre yetişmeye çalışıyoruz. Geri kalan parayla da mutfağımıza bir şeyler almaya çalışıyoruz. Ülkenin durumu belli ama bunun yükünü adalet personelinin mi çekmesi gerekiyor. Ülkede adalet dağıtan bir kurumun adaletsizliğe bu kadar maruz kalmasının sebebi nedir merak ediyoruz.
Sevgili Savaş Abi, sorunlarımızı dile getireceğinizi umuyor ve size teşekkür ediyoruz. Bir grup cezaevi personeli
Öğretmen hüzünleri-2
Sayın Savaş AY,Bugünkü öğretmenler ile ilgili yazınızdan dolayı size teşekkür ediyorum. Ben de tam "Şu öğretmenlerin çektiği zulmü yazacak bir köşe yazarı yok mu" diye düşünüyordum uzun süredir. MEB bekâr ve genç öğretmenlerimizi inanılmaz uzak yerlere atıyor. Adeta ne haliniz varsa görün diyor. Bu sadece Doğu'da geçerli değil. Benim nişanlım Bolu'nun bir dağ köyünde. Ulaşım sadece sabah ve akşam var. Pazarları ve kışın o da yok. Adeta orada mahsur kaldı. Ne yapacağını şaşırmış durumda. Yalnız kalamadığı için annesi ya da babası yanında kalıyor. Çünkü köy güvenli değil. Savaş Abi lütfen bu konuyu dile getirin. Daha geçen aylarda Urfa'nın bir ilçesinde 4-5 kişi iki genç öğretmenimize tecavüz etmediler mi? MEB neden gerekli tedbirleri almıyor. Milli Egitim bu ücra köşelere verilen genç bayan öğretmenleri merkezi yerlere alsın ve üzücü olaylar yaşanmasın. Çünkü bu genç kızlar gönderildikleri ücra yerlerde her türlü kötülüğe maruz kalabilirler. En derin saygılarımla.
Malatya'dan selam var
Savaş Abi senden bir ricamız var. Bu rica 105 kişinin ricasıdır. Bizler Malatya İnönü Üniversitesi'ndegüvenlik görevlisi olarak çalışıyoruz. Sorunumuz; kurum içinde özlük hakkımız yok ve biz eziliyoruz. Mevzuattaki görevimizi yaptırmıyorlar. Polis mevzuatına, 2495'e göre çalışıyoruz ama maaşımız çok düşük. 480 milyon olan maaş yetmiyor. Özlük haklarımız verilirse maaşlarımız düzelecek. Silah taşıyoruz tazminatımız verilmiyor. Kurum dışına silah çıkaramıyoruz. Bu nedenle de çok tehdit alıyoruz. Savaş Abi çalmadığımız kapı kalmadı, her yerden aldığımız cevap koca bir hiç oldu. Bize yardımcı olacağınızı umuyoruz. Sevgilerle. Mehmet AYDIN/ Koruma ve güvenlik görevlisi
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|