kapat
23.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

UMUR TALU


Bir şeyin şey olarak siyasallaşması

Orduevi nizamiyesine takılan başı bağlı iki kadın vesilesiyle "içimden gelen yazı", mail adresimi ve telefonumu foruma dönüştürdü.

İyi de oldu.

O taraftan, bu taraftan, şu taraftan... ama nazik, düşünen, sorgulamak isteyen, şablonları ezbere tekrarlamamaya çalışan, mantıklı ya da duygulu, biraz katı yahut hüznü adeta gözü yaşlı satırlara yansıyan... kelimeler, cümleler, insanlar akıverdi.

Tek tek cevaplarım mutlaka, ancak toptan bir mesaj İyi ki bütün renklerinizle varsınız!

****

Başörtüsünü siyasi simgeden çok dini vecibe diye düşünenler de, elbette bunu siyasi ifade edenler de vardı...

Başörtüsünü ailesinde en son rahmetli büyükannesinde görüp vicdanı, aklı, bu duvarların toplumun birçok kadın üyesini cezalandırmasını kabul edemeyenler de vardı.

Yasakları çok makul bulmasalar da, kadınlara ayrımcılığı sindiremeseler de, "başörtüsünü siyasallaştıranlar" karşısında "uygulama"yı gerekli görenler de...

Ayrımcılık ya da toptancılık gibi meseleleri hiç önemsemeden, "potansiyel tehlike"ye karşı duvarların, yasakların şart olduğunu söyleyen de...

Başörtülü kadınların maruz kaldığı ayrımcılıktan, asıl "başörtüsünü siyasallaştıran" erkek ve kadınları sorumlu tutanlar da.

****

Zaman içinde şunu gördüm kendimce Başörtüsünü önce erkekler siyasallaştırmıştı belki; ama, derken, "siyasallaşan başörtülü kadınlar ve kızlar" oldu.

Onlar aynı zamanda, "siyasallaşan kadınlar ve kızlar" oldular.

Onlar, "karşı taraf"a karşı siyasallaşıp toplumsal birer aktör halinde ortaya çıktıkları gibi, "kendi erkekleri"ne, kendi ailelerine, kendi cemaatlerine karşı da siyasallaşmış, toplumsallaşmış... daha da önemlisi, bireyselleşmiş oldular.

Bazıları, özellikle üniversite kapısındakiler, başörtüsü altında "birbirine benzer" ve sürüklenen bir topluluk olma deneyiminden, çifte boyun eğmişliklerin içinden birey olarak baş kaldırabilmeyi de süzdüler.

Bir şeyin bir şey olarak siyasallaşmasının yanı sıra, "başka bir şey olarak siyasallaşması" da doğuyordu.

Kendi halinde, "hiç siyasallaşamayan, hiç bireyselleşemeyen" mağdur başörtülü ya da başörtüsüz mağdur kadınların yanında!

****

Hayatı, olayları, insanları kendi açımızdan istediğimiz gibi yorumlamakta özgürüz elbette.

Tersinden bir örnek vereyim

İran'da kısmen olan nedir?

Örtülü kadınların siyasallaşması... Bunların bir kısmının, "örtüsüzlüğü siyasallaştırması." "Laik" Şah yönetimi altında devletin ve erkeklerinin, başı açık ya da kapalı... Devrim sonrası din devletinin gönüllü ya da zorla örtünmeli tahakküm ettiği kadınların, kızların bir bölümünün siyasallaşması.

Bizdeki süreçte şu "terslik" de olmadı mı? Başörtüsünü iki taraftan çekiştirerek aslında aynı oranda siyasallaştıranlardan...

"Kadınları aydınlatmayı, okutmayı, evden, erkek egemenliğinden çıkarmayı", bir deyişle "geleneksel aile yapısı ve inanç sisteminin kadına tahakkümünü kırmayı" hedefleyen cumhuriyetçi iddia sahipleri ile...

Kadının bireyselliğine hayat alanı bırakmayan, kadının toplumsal hayata, okula, işe ve siyasete karışmasından haz etmeyen "çok inançlı erkekler", fiilen ve mecburen, takke ve külah, isterseniz şapka, değiştirmeye başladı.

Bu değiş tokuş ise, Cumhuriyet'in kadınlara açmaya çalıştığı kanallar (eğitim, çalışma, seçme-seçilme hakları) üstünden ve Cumhuriyet'in uzantısı sayılan "demokratikleşme arzusu" marifetiyle de oldu.

Olmadı mı!

Bir şey siyasallaştığında tam kendisi olmaktan da çıkar. İyi, kötü.

Büyük paranın, büyük medyanın oportünist siyasallaşmasında da görüldüğü gibi.

Mesajlarınız için: utalu@turk.net

Fax: 212 280 05 51 Tel: 0 537 660 71 21


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır