|
 |
|

Politikada Derviş yöntemleri
DSP'nin ve hükümetin dağılmasına nedenolmakla eleştirilenDerviş, şimdi dedemeçleri ve vekillere gönderdiği mektupla CHP'detartışmayarattı
DSP-MHP-ANAP koalisyonuna dışardan Devlet Bakanı olarak atandıktan sonra önce DSP'nin, ardından da hükümetin dağılmasına neden olmakla eleştirilen Kemal Derviş, şimdi de CHP'de tartışmaya yol açtı. Derviş, önce CHP'nin yeniden yapılandırılmasına yönelik demeçleri, ardından da milletvekillerine gönderdiği mektupla CHP'yi kendi gerçeği ile yüz yüze bıraktı.
Derviş, 1 Mart 2001'de, 57. Hükümet'in Başbakanı Bülent Ecevit tarafından Dünya Bankası Başkan Yardımcısı iken "Kurtarıcı" olarak çağrılmıştı. Derviş, ekonominin başına geçer geçmez hükümet ortağı olan MHP ile çatıştı. Özellikle de MHP'nin bakanları Enis Öksüz ve Tuncay Toskay ile sert tartışmalara girdi. Derviş, Temmuz 2001'de Telekom'un özerkleştirilmesi ve yönetiminin yeniden yapılandırılmasına yönelik IMF isteğini kabul etmeyen Öksüz'e sert çıktı. Bu durum Derviş ile Öksüz'ün bir toplantıda söz düellosuna neden oldu. Derviş bunun üzerine istediğinin olmaması durumunda programın aksayacağını söyleyince IMF de kredi dilimlerini serbest bırakılmasını durdurdu. Ekonomi kötüye gitmeye başlayınca Öksüz bakanlıktan istifa ettirildi ve Derviş, ekonominin yeniden iyiye gittiğini söyleyerek durumu düzeltti.
Derviş, Nisan 2002'de IMF-Dünya Bankası Toplantıları için gittiği ABD'de, "Ekonominin durumu iyiye gidiyor ama ben artık hükümet içinde kendimi siyasi olarak tarif edebilmeliyim. Siyasi bir çerçevem olsun istiyorum" deyince Türkiye'de kızılca kıyamet koptu. Derviş'e ilk tepki de o güne kadar kendisine büyük destek veren Başbakan Ecevit'ten geldi. Ecevit, "Siyasete gireceğim" açıklamasını Türkiye'de değil de ABD'de yapması dolayısıyla Derviş'e sert tepki gösterdi. Ecevit, Türkiye'ye döndüğünde Derviş'e ekonomi ya da siyasetten birini seçmesi konusunda uyarıda bulundu.
YTP yarı yolda kaldı
Bu uyarıdan sonra DSP içinde hareketlenme başladı. Derviş hükümette bakanlığına devam ederken Özkan ve Cem ile yakın temasını sürdürdü ve yeni parti kurma çalışmalarını başlattı. Derviş, DSP'deki bölünme ve kabinedeki istifalar başladıktan bir ay sonra bakanlık görevinden istifa etti. Bir anda Türkiye'de yeni bir hükümet krizi yaşanmasına yol açtı. Derviş, bir yandan Özkan ve Cem ile görüşürken diğer yandan CHP'de Baykal'a görüşerek pazarlık yaptı. Bu sırada Yeni Türkiye Partisi'ni kuran İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan'ı yarı yolda bırakarak CHP'ye katılma kararı aldı. Bu bütün oyun planlarını Derviş üzerine kuran YTP'de çöküntü yaşandı. Derviş, CHP'ye katılmadan önce Baykal ile pazarlığını yürüttü, "Arı Grubu" olarak bilinen İstanbul'daki arkadaşlarını da Meclise taşıma şartıyla CHP'ye girdi. Derviş, Baykal ile çizdiği ikili uyum görüntüsünden seçim sonrasından itibaren bir anda vazgeçti. Baykal'la bir araya gelmeyen ve genellikle parti adına herhangi bir toplantıya katılmamaya özen gösteren Derviş, CHP'nin 8 aylık muhalefetini "etkisiz" olarak nitelendirdi.
Demeç ve mektup atağı
Kurultay sürecinin başlamasıyla birlikte Derviş'in demeç trafiği de hız kazandı. Derviş, partinin yeniden yapılandırılması ve gençlerin önünün açılması gerektiğini söyledi. Bu sözler parti yönetiminde tartışılırken Baykal, "Kemal Bey'in sıcak siyasette tecrübesi yok" dedi. Derviş, Kurultay'a iki hafta kala da verdiği demeçlerle CHP'yi , "Dar kadrocu ve küçük olsun benim olsun" zihniyetinde olanlarla, "partide değişim ve yenileşmeyi isteyenler" olmak üzere iki parça halinde gösterdi. Derviş, gazetecilerle yediği bir yemekte, Devlet Bakanı olduğu dönemde de sık sık tekrar ettiği "Değişim olmazsa giderim" mesajını yineledi. Bu sözler, Baykal'ın tepkisini çekti. Bu durum karşısında Derviş, Baykal'a, "Sizden şikayetim yok, yanınızdayım" mesajı verdi.
Ancak CHP'de yerel seçim sonrası alınacak bir yenilgiyle birlikte başlayacak tartışmalardan önce bu Kurultay'la birlikte pozisyon alan Derviş, yerel seçimlerden alınacak muhtemel başarısızlık sonrası toplanacak Olağanüstü kurultayda ikinci adam olarak girme ve CHP'nin başına gelebilme ihtimalini yükseltti.
'ESKİ TARZ BİTMELİ'
Derviş, SABAH'a yaptığı değerlendirmede, Kurultay öncesinde milletvekillerine gönderdiği mektupla, partiyi ve sosyal demokrasiye ilişkin görüşlerini ayrıntılı bizimde açıkladığını belirtti ve "Partiye gelen çok sayıda delegeden olumlu izlenimler aldım. Ancak ne kadar gösterge sayılır bilemiyorum" dedi. CHP lideri Deniz Baykal'a karşı bir yarışma içinde olmadığını da kaydeden Derviş, hedefini şöyle özetledi "Artık yeni politikalar ve yeni yöntemlere gerek var. Eski tarz siyaset anlayışıyla bir yere varmak mümkün değil. Yoksul mahallelere 'internet cafe'ler kurarak, en uç noktadaki insana bile ulaşabiliriz. 'Acaba yapabilir miyiz, kontrolümüzden çıkar mı?" gibi sorularla karşılanıyor. Kurultay'ı ve Parti Meclis'i görmek istiyorum."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|