|
 |
|

ERGUN BABAHAN
Turkiye'nin oncelikleri
Hukukun ustunlugunu, hukukun sayginligini saglayamazsaniz; siz bugun bir yasa cikarir gidersiniz, arkanizdan bir baskasi gelir sizin yaptiginizin tam tersini yapar.
Oysa olaya hukuk penceresinden bakarsaniz, kalici sistemler olusturursunuz.
Bugunku hukumet Avrupa Birligi'ne uyum icin gerekli her turlu yasal degisikligi yapti. Bundan boyle hukumete dusen, enerjisinin buyuk bir bolumunu, bu yasalarin yasama gecmesini saglamaya harcamak olmali.
Oysa su ana kadar boyle bir cabayi gormek mumkun olmadi.
Her seyin yasal duzenlemeyle hallolacagina inanan bir toplumuz. Isler zora girince hemen yeni bir yasal duzenleme yapmayi seviyoruz.
Batik bankalar olayina bakarsak bunun en carpici ornegini goruruz. Turkiye'de Istanbul Bankasi ve Hisarbank'tan bu yana kac bankanin iflas ettigini hatirlamiyorum bile.
Aradan gecen zaman icinde bu konuda kim bilir kac yasa cikti, duzenleme yapildi. Ancak hepsi sadece o gunun kosullarini goz onunde tuttugu icin batiklarin arkasi gelmek bilmedi.
Toplumun uzun vadeli ihtiyaclarini dusunmeden gunu birlik yasalarla o donemi gecirebiliyoruz ama Turkiye sirf bu nedenle hukuk devleti olamiyor, bir yasa devleti olarak kaliyor.
Bu da adalet duygusunu karsiladigi icin ozlemle pesinden kostugumuz o cagdas medeniyet seviyesini bir turlu yakalayamiyoruz.
O gunun gereksinimlerine gore cikarilan yasalar ise genellikle toplumun hinc duygusunu tatmini hedefledigi icin, hukukun temel ilkelerini bile cigneyebiliyoruz.
Bugun yine ayni noktadayiz.
Yasalarimiz var ama kapi genisligi 90 santimetre olmadigi icin Kurtce kurslarini bir turlu hayata geciremiyoruz.
Yeniden yargilamayi kabul ettik ama Leyla Zana ve arkadaslarinin tahliyesini de gerceklestiremiyoruz.
Yasalarimiz var ama karakolda kotu muamelenin onunu tam olarak alamiyoruz.
Herkesin yasa onunde esitligini kabul ediyoruz ama azinliklardan bir yargic, yuksek bir burokrat cikaramiyoruz.
Yasanin cikmasini yeterli goruyoruz.
Hukukun temel ilkelerini cignemek pahasina da olsa yasa cikariyoruz. Ayni yasanin bir sure sonra donup onu yapanlar ve savunanlari da vurabilecegini goremiyoruz.
Cunku hukuka saygi bilincini tam oturtmus degiliz.
Hukuku bir haklar manzumesi degil, yaptirimlar yumagi olarak goruyoruz.
Devleti hep hakli, bireyi ise bir zavalli durumuna dusuren butun gelismeleri sevincle karsiliyoruz.
Bireyi, onun hakkini israrla gormezden geliyoruz.
Bu iktidar da bunu yapiyor ne yazik ki ve sonra da imam hatipler konusunda yeterli destegi bulamamaktan yakiniyor.
Olaylara hep kendi durdugunuz yerden bakarsaniz bu yanlisa cok kolay dusersiniz.
Gelismelere hak penceresinden baktiginizda ise boyle bir sikintiyi yasamazsiniz.
Hep hep siz hakli, hep siz dogru olamazsiniz.
Bu duyguyu saglayacak ise yasa degil, hukuktur.
Hukukun ustunlugunu, hukukun sayginligini saglayamazsaniz; siz bugun bir yasa cikarir gidersiniz, arkanizdan bir baskasi gelir sizin yaptiginizin tam tersini yapar.
Oysa olaya hukuk penceresinden bakarsaniz, kalici sistemler olusturursunuz.
Bunu yaptiginiz zaman Avrupa Birligi'ne uyumu da kendiliginden saglamis olursunuz.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|