|
 |
|

SAVAS AY
Gazeteci kirlenmeleri...
Gazetecilik, baca temizleyiciligine benziyor kimileyin. Isle, kurumla, toz toprakla tikanmis bir bacayi temizliyorsun, lakin ustune basina bulasiyor kara kurum artiklari. Ondan sonra da kendini nasil pir-u pak hissedeceksin, kolaysa bul cikar yolu. Calisma ekibim genellikle genc iletisim ogrencilerinden ya da yeni mezunlardan olusuyor. En kidemlisi 2-3 senedir medya dunyasinda bu genclerin. Ama daha su yaslarinda, su meslek bebeliklerinde bile kirlenmislik duygusu coreklenmis yureklerine ne yazik. Cunku o "cukurlarin" etrafinda donuyor ve sanki baska iyilikler, guzellikler, hosluklar tedavulden kalkmis gibi yasiyorlar her bir ani.
Genc gazeteciler
Sadece onlar mi,is bitimleri ya da nobet siralarinda bir cay icimi sohbetlestigimiz genc meslektaslar da ayni duygulari yasamaktalar. Onlarla her muhabbet yaptigimizda sarsildigimi, icimin cizladigini itiraf etmeliyim. Cogunun ise basladigi gunlerini biliyor, o gunku hallerini animsiyorum. Gozleri, yuzleri civil civil, umut umuttu. Beklentileri muthis, saf, pirlanta kivamindaydi.
Sessiz sitemsiz
Lakin olumlerin, kazalarin, cinayetlerin, hastane acillerinin, uyusturucu, fuhus, hirsizlik, dolandiricilik, yolsuzluk dosyalarinin, adliye koridorlarinin, polis merkezlerinin, polis copunun, sokak catismalarinin, gece nobetlerinin, yipratici is gezilerinin, on saniyelik goruntu, iki kelimelik aciklama icin bes saat, on saat beklemelerin, reyting hesaplarinin, AGB raporlarinin, canli yayinlar, bultenler falan filan canavarinin kiskaclarinda, 'buyumeden yaslanir gibi' yasadilar haftalari, aylari, yillari.
Gaddar gunler
Bizim meslekte her ne kadar her usta, her cirak adayina pesinen "kan, gozyasi ve ter" vaat ederse de, keyifli yanlarin panzehir olacagini da mujdeler bir yandan. Ne care ki olaylarin gelisim surecinde mujdesi verilen durumlar olamaz cok fazla. Kismetlerini, yukarida saydigim hoyratlik yelleri yalar gecer cokcasi. Ve kacinilmaz olarak da bogulup, sikisip, kirlenmis hissederler kendilerini.
Asksiz imzalar
Meslegin gaddarligi, hos gorusuzlugu, ne zaman ne edeceginin, hangimizi hangi vakit hangi gilligisin pesine takacaginin belli olmayisindan, ozel hayat filan da kalmaz hicbirimizde. Hele de genclerin dogru durust bir ask, bir sevda yasadiklarini, bir filme, bir oyuna, bir etkinlige gonlu rahat gidebildiklerini, adam gibi bir izin yapip, gezip tozabildiklerini, aileleri, arkadaslari, dostlariyla sohbet kurup, iki lafin belini kirdiklarini goremeyiz maalesef. Neymis "adam yetistiriyormusuz!.." Sanki kendimiz olduk da. Peehh!..
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|