|
 |
|

OMER LUTFI METE
Apo'dan sonra cetesini de ithal etmek
Turkiye ile ABD arasindaki PKK/KADEK gorusmelerinde anlasmaya varildigi ve bir "eylem plani" uzerinde mutabik kalindigi yolundaki resmi aciklama, konu ile ilgili hicbir belirsizligi gidermis degildir. Zaten ayrintilar uzerinde calismaya devam edilecegi de biliniyor.
Su an asilmis olan sadece, Turkiye'nin ABD'ye Irak'a asker gondermek icin kostugu "gecersiz" sarttir. Daha acik bir ifadeyle, yanlis bir kartla oynadik; karsiliginda yeni belalar uretmeye aday bir vaat aldik.
Peki bu asamada mutabakatla ilgili olarak kamuoyunun neyi ogrenmesine izin veriliyor?
"PKK/KADEK'in Kuzey Irak'tan tasfiyesi konusunda ABD ve Turkiye anlasti..."
Insallah boyle degildir. Yoksa Turkiye bir kere daha kendi gaflet veya dalaletiyle basina bela almaya soyunmustur.
PKK/KADEK'in Kuzey Irak'tan tasfiyesi, ne demek?
Turkiye ile ABD anlasti, denizi donduracaklar!
Nasil?
Teknik ayrintilar sonra halledilecek.
Plan kimin?
Binleri asan sayida militan ne yapilacak?
Bunlari oradan sokup Iran'a mi postalayacaksiniz?
Irak'in baska bir yoresine mi gondereceksiniz?
Avrupali dostlarina mi yollanacaklar?
Yoksa ABD'nin Irak ordusuna mi katilacaklar?
"Pismanlik" manevrasi yetmedigine ve "Kuresel Cete"nin cici tetikcileri katliamdan da gecirilmeyecegine gore, Kuzey Irak onlardan nasil arindirilacak?
Belli ki Turkiye, bolucu fitne basladigi gunden beri oldugu gibi hala ne istedigini, neyi istemesi gerektigini dahi kestirmis degil.
Tipki Abdullah Ocalan'in Suriye'den cikarilmasi icin bastirirken yaptigimiz gibi.
Ister istemez o gunleri hatirlamak zorundayiz
Bir kuvvet komutani, 15 yil suren kanli saldirilar boyunca yapilmayani yapiyor, Suriye sinirina yakin yerden ilk defa Sam'i dolu dolu tehdit ediyor, arkasindan sivil otorite adina Mesut Yilmaz'in da kahramanligi tutuyordu
"Savas acariz haaa!"
Neden onbes yil sonra?
Ocalan'a bugunku konum ve misyonu ongorenlerin senaryosu oyle icap ettiriyordu da ondan mi?!
Sonraki filmi biliyoruz.
Oradan oraya kosusturan cetebasi, 1999 secimlerine ceyrek kala cok sadik (!) muttefiklerimiz tarafindan paketlenerek siyasi bir atom bombasi halinde kucagimiza konmustu.
Gonullu kurban
Boylece, o gune kadar -en azindan kagit uzerinde- uluslararasi azili bir terorist sayilan Ocalan, tedricen "mazlum bir halk onderi" haline getiriliyor, resmen siyasilestiriliyor ve dokunulmazlastiriliyordu.
Bu cukura goz gore gore, siradan bir asiret lideri dahi dusmezdi, Ankara baliklama atlamis oldu.
Sanki ayni oyuna bir kere daha dusmek icin, kendi elimizle karsi taraftakilere benzeri bir tuzak daha kurduruyoruz.
"Gelin beraber Kuzey Irak'tan PKK/KADEK'i temizleyelim, ondan sonra Mehmetcik'leri emrinize sunariz."
Kuzu kuzu, kurdun ayagina gidiyoruz. Kurt da once agirdan aliyor. Aliyor ki, bu "tasfiye" isinin butun sorumlulugu kurbanda kalsin.
Hani yarin "Dostum, ben seni yemek istemiyordum ama sen ille de zorla bogazima girdin" demek icin!
Umut ederim ki, bu "tasfiye" kelimesi yanlislikla kullanilmis olsun; PKK'ya karsi saglikli bir politika ve plan gelistirilmis bulunsun.
Aksi takdirde binlerce tetikciyi bir sekilde Turkiye'nin icinde konuslandirmanin yolunu bizzat kendimiz acmis olacagiz.
Daha once asariz-keseriz diye bagirip cagirdigimiz Ocalan'i getirip "boluculugun siyasi boyutu"nu tamamlamasi icin canak tuttugumuz gibi.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|