kapat
04.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

SAVAÅž AY


Gazeteci kirlenmeleri...

Gazetecilik, baca temizleyiciliğine benziyor kimileyin. İsle, kurumla, toz toprakla tıkanmış bir bacayı temizliyorsun, lakin üstüne başına bulaşıyor kara kurum artıkları. Ondan sonra da kendini nasıl pir-ü pak hissedeceksin, kolaysa bul çıkar yolu. Çalışma ekibim genellikle genç iletişim öğrencilerinden ya da yeni mezunlardan oluşuyor. En kıdemlisi 2-3 senedir medya dünyasında bu gençlerin. Ama daha şu yaşlarında, şu meslek bebeliklerinde bile kirlenmişlik duygusu çöreklenmiş yüreklerine ne yazık. Çünkü o "çukurların" etrafında dönüyor ve sanki başka iyilikler, güzellikler, hoşluklar tedavülden kalkmış gibi yaşıyorlar her bir anı.

Genç gazeteciler
Sadece onlar mı,iş bitimleri ya da nöbet sıralarında bir çay içimi sohbetleştiğimiz genç meslektaşlar da aynı duyguları yaşamaktalar. Onlarla her muhabbet yaptığımızda sarsıldığımı, içimin cızladığını itiraf etmeliyim. Çoğunun işe başladığı günlerini biliyor, o günkü hallerini anımsıyorum. Gözleri, yüzleri cıvıl cıvıl, umut umuttu. Beklentileri müthiş, saf, pırlanta kıvamındaydı.

Sessiz sitemsiz
Lakin ölümlerin, kazaların, cinayetlerin, hastane acillerinin, uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık, dolandırıcılık, yolsuzluk dosyalarının, adliye koridorlarının, polis merkezlerinin, polis copunun, sokak çatışmalarının, gece nöbetlerinin, yıpratıcı iş gezilerinin, on saniyelik görüntü, iki kelimelik açıklama için beş saat, on saat beklemelerin, reyting hesaplarının, AGB raporlarının, canlı yayınlar, bültenler falan filan canavarının kıskaçlarında, 'büyümeden yaşlanır gibi' yaşadılar haftaları, ayları, yılları.

Gaddar günler
Bizim meslekte her ne kadar her usta, her çırak adayına peşinen "kan, gözyaşı ve ter" vaat ederse de, keyifli yanların panzehir olacağını da müjdeler bir yandan. Ne çare ki olayların gelişim sürecinde müjdesi verilen durumlar olamaz çok fazla. Kısmetlerini, yukarıda saydığım hoyratlık yelleri yalar geçer çokçası. Ve kaçınılmaz olarak da boğulup, sıkışıp, kirlenmiş hissederler kendilerini.

Aşksız imzalar
Mesleğin gaddarlığı, hoş görüsüzlüğü, ne zaman ne edeceğinin, hangimizi hangi vakit hangi gıllıgışın peşine takacağının belli olmayışından, özel hayat filan da kalmaz hiçbirimizde. Hele de gençlerin doğru dürüst bir aşk, bir sevda yaşadıklarını, bir filme, bir oyuna, bir etkinliğe gönlü rahat gidebildiklerini, adam gibi bir izin yapıp, gezip tozabildiklerini, aileleri, arkadaşları, dostlarıyla sohbet kurup, iki lafın belini kırdıklarını göremeyiz maalesef. Neymiş "adam yetiştiriyormuşuz!.." Sanki kendimiz olduk da. Peehh!..


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır