kapat
04.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

EMRE AKÖZ


Sergen: Zeki mi, akıllı mı?

Geçenlerde 'zeka' ile 'akıl' arasındaki farka değinmiştik ya... Bakın okurumuz Selçuk Datça ne demiş

****

Zeka ve akılla ilgili değerlendirmenize katılıyorum. Fakat geçen gün futbolcu Sergen'in zeki bir futbolcu olduğunu söylediniz. Zaten bunun aksini kimse söyleyemez. Ben onun aynı zamanda akıllı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sizin bakış açınızla, 'problemleri çözme yeteneği' Sergen'de mevcut. Peki bu yeteneği kullanma Sergen'de yok mu? Seyrettiğimiz zaman Sergen'de hem zekayı, hem de aklı görmüyor muyuz?

****

Sanırım bu soruya cevap verirken şöyle bir ayrım yapmamız gerekiyor Sahadaki Sergen, sokaktaki Sergen...

Yanlış hatırlamıyorsam bu farkın altını Mustafa Denizli çizmişti. Eski eşiyle sorunları olduğu dönemde, özellikle kadın köşe yazarları, Hakan Şükür'ün zekasını sorgulamıştı. Denizli de, "Futbol zekası diye bir şey vardır. Hakan dışarıda nasıldır bilemem ama sahada çok zekidir" demişti.

****

Okurumuza katılırım Sergen top koştururken hem zekidir, hem de akıllı. Zekasının nasıl çalıştığını biliyoruz O muhteşem sol ayağını kullanarak arkadaşına öyle bir pas atar ki... İki, üç rakip defans oyuncusu armut gibi kalır... Arkadaşı ise gol pozisyonuna giriverir. Sergen bir bilardocudur.

Gelelim onun 'sahadaki' aklına Kilolu Sergen ancak 30 dakika tam kapasite oynuyor. Sonra yoruluyor. O da bu 30 dakikayı idareli kullanmaya çalışıyor. 'İş çıkacak' pozisyonlara giriyor, aksi halde fazla koşmuyor. Bu sayede yuvarlak hesap 60 dakika dayanıyor.

****

Şimdi gelelim saha dışındaki zekasına ve aklına. Bu alandaki zekası beni fazla ilgilendirmez. Ancak bir 'akıl fukarası' olduğu ortada!

Çünkü... Akıllı bir insan, çalıştığı alanda zirveye çıkmak için uğraşır. Yetenekleri ve futbol zekaları Sergen'in altında olan birçok futbolcu hem dünyanın parasını kazanıyor hem de Avrupa'da top koşturuyor. Sergen ise kendine iyi bakmadı... Çalışmadı... Atların, altılının ve kızların peşinde koştu... Gece eğlencelerinden hiç vazgeçmedi... Arada da futbol oynadı. Yani akılsızlık etti.

****

Ben tam kapasite oynayan bir Sergen'i; örneğin, eskilerden Platini'ye, günümüz oyuncularından da Zidane'a tercih ederim. Ancak Sergen hiçbir zaman 'tam kapasite' oynamadı ki! Sergen'e güvenemezsin Bugün var, yarın yok. Bugün yıldız, yarın yedek.

Özetle Bence saha içinde zeki ve akıllı olan Sergen, saha dışında, futbol açısından tam bir akılsız. Bu bir hakaret değil, daha önce yaptığımız zeka ve akıl tanımlarından hareketle ortaya konmuş bir saptama.

Ona sorarsanız, "Ben böyle mutluyum... Daha fazlasını istemiyorum" diyecektir. Zaten bu cevap da onun saha dışında bir 'akıl fukarası' olduğunu gösterir.

Kitle ikna silahları
Aylık kitap ve eleştiri dergisi Virgül'ün son sayısında Brian Eno'nun güzel bir tanıtım yazısı var. Brian Eno bir müzisyen. Eskiler onu Roxy Music'ten, yeniler ise U2'dan tanır. Ancak Eno sadece bir müzisyen değildir. Toplumsal sorunlar üzerine okuyan, düşünen, yazan ve eyleme geçen bir kişiliktir.

****

Brian Eno'nun yazısı İngiliz The Guardian gazetesinde çıkmış. Tanıttığı kitap Sheldon Rampton ve John Stauber'in yazdığı 'Weapons of Mass Deception the Useses of Propaganda in Bush'un War on Iraq' (Kitle İkna Silahları Bush'un Irak Savaşında Propagandanın Kullanımı).

Eno yazıya bir anekdotla giriyor. 1986'da Sovyetler Birliği'ne gitmiştir. Babası Brejnev'in özel doktoru olan bir müzisyen arkadaşıyla sohbet etmektedir. Ona şöyle der "Propagandaya boğulmuş olarak yaşamak garip bir hayat olmalı."

Arkadaşı şu cevabı verir "Evet ama bir fark var Biz bunun propaganda olduğunu biliyorduk."

Bunun çok önemli bir fark olduğunu belirten Eno şöyle diyor "Rampton ve Stauber'in kitabını okurken toplumsal denetime yönelik yeni Amerikan yaklaşımının ne kadar sofistike ve kapsamlı olduğunu anladım. Bu yaklaşıma yeni bir ad koymak lazım. Bu artık sadece propaganda değil, 'prop-ajanda'..."

Nedir 'prop-ajanda'? 'Propaganda' ile 'ajanda' yani 'gündem' kelimelerinin bir araya getirilmesinden oluşuyor. Peki nasıl çalışıyor? Şöyle

Önce ortaya bir konu atılıyor. Ve herkesin bu konuda fikir yürütmesi isteniyor. TV'de tartışmalar düzenleniyor. Gazetelerde köşe yazıları çıkıyor. İtiraflar yayınlanıyor. Şahitler konuşuyor. Bu arada konuyla ilgili binbir türlü belge ve bilgi sızdırılıyor.

Sonuçta toplumun gündemi değişiyor. AIDS gibi, işsizlik gibi ciddi, önemli, hayati sorunlar unutuluyor. Örneğin, "Irak'a müdahale edilmeli mi, edilmemeli mi" tartışması gündeme oturuyor. Siz istediğiniz kadar "Savaşa hayır" deyin... Karşınızda, "Terörizm hemen cezalandırılmalı" diyen bir kitle oluşuyor.

Böylece hükümet, zaten yapmayı kafasına koyduğu politikaları destekleyen bir toplumsal taban oluşturmuş oluyor. Tahmin edersiniz Tartışmalar ne kadar yoğun ve hararetli olursa o kadar iyi. Eno, "Heyecan gerçeği yaratır, gerçek de harekete geçmeyi gerektirir" diyor.

****

Bu arada kavramlara da takla attırılıyor 'Askeri işgalin' adı 'rejim değişikliği', 'sizi tehdit etmeyen bir ülkeye saldırmanın' adı 'önleyici savunma', 'kontrol edilmesi gereken ülkelerin' adı 'kritik bölgeler', 'askeri hedef olan ülkelerin' adı 'şer ekseni', 'ABD'nin gücünü arzu ettiği yerde kullanmasının' adı da 'teröre karşı savaş' oluyor...

Eno yazısını bir başka anekdotla bitirmiş Küçükken amcalarımdan biri bana yalan söylemeyi öğretmeye karar vermişti. Sebebini sordum. "Senin yalan söylemeni istediğimden değil" demişti, "sana yalan söylendiğinde fark edebilmen için..."

BİR ADI ÖĞRENEMEDİNİZ GİTTİ
Döne döne aynı şeyleri yazmak zorunda kalıyoruz Arkadaşlar, sözünü ettiğiniz din liderinin adı 'Said Nursi' ('Said-i Nursi' değil.) Yani "Nurs'lu Said". Çünkü Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı İsparit kasabasının Nurs köyünde doğmuş. Şerif Mardin monografisinde şu notu düşer "Nurcu hareketin karşıtları, köyün adının 'Nors' diye telaffuz edildiğini söyler. Onlara göre, Said Nursi, fikirlerinde anahtar bir kavram olan 'Nur' (Işık) ile benzerlikten yararlanabilmek için köyünün adını 'Nurs' şeklinde kullanmıştır." Sorusu olan var mı?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi

Sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır