|
 |
|

EMRE AKOZ
MIT'in evlendirdigi karikaturcu
Eger "2003 yili icinde tanismaktan hoslandigin, sohbetinden zevk aldigin uc kisiyi saysana" derseniz, bunlardan biri mutlaka karikaturcu Semih Balcioglu olur.
Bir gun kut diye telefon etti "Urgup Belediyesi'nin duzenledigi karikatur yarismasinin jurisinde yer alir misiniz?" Ne yalan soyleyeyim, elim ayagim dolandi. "Buyuk onur duyarim, karikaturu de cok severim ama ben kim, juri uyesi olmak kim" dedim. Israr etti. Eh gunah benden gitmisti Ricasini emir telakki ettim. (Jurinin nasil calistigini burada ayrintisiyla anlatmistim.)
****
Daha sonra odul toreni icin Urgup'e gittik. Belediye Baskani Bekir Odemis ve sadece hali satmakla kalmayip kulture ve sanata da buyuk katkilar yapan Hadosan firmasinin sahibi Fehmi Yazicioglu basta olmak uzere, Urgupluler bizi son derece sicak bir bicimde agirladi.
Ama beni asil sevindiren Balcioglu'yla birlikte olmakti. Hani karsisindakini germeyen, tersine rahatlatan; cana yakin, sohbeti tatli insanlar vardir. Balcioglu iste onlarin tipik ornegi.
Bana verdigi his Soyle koltuklara, kanepelere yayilalim. Caylari, kahveleri, saraplari, rakilari dolduralim. Cigaralari yakalim. Ve saatlerce muhabbet edelim.
1928 dogumlu Balcioglu cizmeye ve yazmaya hiz kesmeden devam ediyor. Simdi de 'Memleketimden Karikaturcu Manzaralari' adli bir kitap cikardi (Can Yayinlari). Tanidigi 40 karikaturcuyu anlatmis. Birkac sayfada o sanatcilarin karikaturunu 'yazmis'.
Kimler yok ki... Eskilerden Cemal Nadir Guler, Ramiz Gokce, Abidin Dino, Altan Erbulak... Ve bizi hala guldurup dusundurenler Bedri Koraman, Salih Memecan, Ismail Gulgec, Latif Demirci, Oguz Aral, Piyale Madra, Tan Oral, Haslet Soyoz, Metin Ustundag...
****
Kah eglenceli, kah huzun veren anekdotlarla dolu Balcioglu'nun kitabi. Iste rahmetli Nehar Tublek...
1980'lerde Besiktas'taki 'Kamburun Bahcesi'nde satranc oynadik. Aksama dogru gevrek bir ses duyulurdu. Anlardik ki 'Nehar Bey' gelmis. Hemen iskambile otururdu.
Meger ne ilginc, ne acikli bir hayati olmus bu usta karikaturcunun!
Bir ablasi var. Duyma ve konusma ozurlu. Nehar Bey'in omru onunla ilgilenmekle geciyor. Bir yemege gitse, "Abla bekler" deyip erken kalkiyor. 'Abla' ayni zamanda pek kaprisli. Nehar Bey'in uzatmali sevgilisi Ihsan Hanim ile evlenmesine yillarca izin vermiyor.
Derken devreye BJK'nin eski baskani, MIT gorevlisi Suleyman Seba giriyor. 'Abla'nin kapisini caliyor ve diyor ki "Size bu ziyareti MIT adina yapiyorum." Soylenenleri dudak okuyarak anlayan Abla sasiriyor. "MIT" diyor Seba, "ulke cikarlari acisindan Nehar'in Ihsan Hanim'la evlenmesinde buyuk yarar goruyor. Bu evlilik bir an once yapilirsa kurulus buyuk mutluluk duyacak." Abla devlete itiraz decek degil ya! "Madem oyle peki" diyor. Nehar Bey ile Ihsan Hanim bu 'numara' sayesinde evleniyorlar.
****
Peki Balcioglu yazar da, baskalari onu yazmaz mi? Bakin yillarca Akbaba adli mizah dergisini yoneten Yusuf Ziya Ortac, 1966'da yayinlanan ve Babiali'deki tanidiklarini anlattigi 'Bizim Yokus'ta Balcioglu icin ne demis
"Yasitlarinin hemen hepsi sakal koyverdiler Turhan Selcuk, Ali Ulvi, Bedri Koraman, Bulent Seren, Cetin Altan... Balcioglu ne sakalli gezmeyi denedi, ne kravatsiz. Fircasi ile sanatci olmayi yeter buldu. (...) Cizecegi resme her yonden bakmasini bilir Yandan, onden, yukaridan, asagidan. Bileginde bu guc olan adama ne derler? Adam derler!"
'Haiku'lar geliyor!
Gecenlerde "Hadi biz de kent haiku'su yazalim" demistim. Haiku, bir Japon siir tarzi. 3 dizeden olusuyor. Daha cok doga-insan iliskisini ele aliyor. Haiku'da duygusallik agir basiyor. 'Kent haiku'su dedigimiz ise insanin kentle iliskisini ele alan siir.
Iste bu cagri uzerine gelen siirlerden ornekler...
****
Nuran Turan'in siiri soyle
Ayrildik artik
Haklisin kapisinin
Arkasindasin
Not Bu siir haiku'nun iki ozelligine uyuyor. 1) 5/7/5 seklindeki hece yapisina uygun. 2) Lirizm goze carpiyor. Ancak 'kent' temasini bulamiyoruz.
****
Edebiyatla yakindan ilgili oldugunu, siir ve roman yazdigini belirten Zeynep Durul birkac haiku gondermis. Birini buraya aliyorum
Beyaz papatya
Bir seviyor beni,
Bir sevmiyor.
Not Bence 'haiku'nun lirik ozelligi bu siirde apacik. Ancak yine 'kent' yok. Dogadan dolayimlanarak her asigin zihnini kurcalayan 'peki ya o beni seviyor mu, yoksa sevmiyor mu' sorusu gayet iyi islenmis.
****
Ucuncu siirimiz soyadini yazmayan Serpil'den.
Of of ! Daral geldi icime
Yagmur var sehirde
Trafik her zamanki cile.
Not Nihayet icinden 'kent' gecen bir siir! Klasik haiku'nun 5/7/5 formuna uymuyor ama bu nokta onemli degil. Bence trafigin yarattigi 'sikinti', 'bunalma', 'sabirsizlik' gibi duygular ya da bunlardan kacis cabasi biraz daha islenmeli.
Daum'un sorumlulugu
Bir teknik direktorden ne beklenir? Nedir hocanin sorumlulugu? Iste oyunculari calistirip her bakimdan maca hazirlayacak, taktigi maktigi belirleyecek ve takimi sampiyon yapacak. Peki gorevi bu olan hoca kime karsi sorumludur Kulup yonetimine ve taraftara; degil mi?
Sakin "Evet, dogru; yonetime ve taraftara..." demeyin. Ucuncu bir odak daha var. Bunu soyleyen F.Bahce'nin hocasi Daum'un kendisi. Bakin ne demis
"Derbide Yusuf'u da oynatmak isterdim ama taktik geregi kulubede tuttum. Gerekirse milli oyuncular da yedek kalir. Yonetime, taraftara ve sponsor sirketlere karsi sorumluluk tasiyorum."
Goruyor musunuz futbolun geldigi noktayi Teknik direktor artik sponsorlari da dusunmek zorunda!
'CAPKIN' NE DEMEK?
Baslik soyle "Ogul Iglesias capkinlikta babasini gecti" (Vatan, 24 Eylul). Haberi okuyoruz Enrique ile seksi tenisci Anna Kournikova birbirine asikmis. Hic ayrilmiyorlarmis. Iliski evlilige gidiyormus. Iyi guzel de bunun capkinlikla ('gelip gecici asklar pesinde kosmak') ne alakasi var? Eger haber "Enrique, Anna'yi bilmem kimle aldatti" olsaydi; eyvallah, 'capkin' sifati yakisirdi. Hem kelimelerin yanlis yerde kullanilmasindan, kavramlarin icinin bosaltilmasindan yakiniyoruz; hem de bunu yapiyoruz. Ustelik birinci sayfada!
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|