|
 |
|

HINCAL ULUÇ
İnanılmaz sonuç
Bayan voleybolcularımızın Dünya şampiyonu Rusya'yı yenmesi olay oldu...
1957'de spor yazarlığına başladım. Abartmıyorum, gazetecilik hayatımın en mutlu günlerinden biri bu. 3 sene evvel Sydney'de Karpol'un efsanevi takımını nasıl hayranlıklar içinde izliyorduk anlatamam. Ve hiçbir maçlarını kaçırmamaya da özel bir gayret sarfediyorduk.
Bu Rus takımı, Dünya Şampiyonu olsun diye özel hazırlanmış bir takım. Bunlar burada Rusya diye oynuyorlar, kendi ülkelerinde, kendi liglerinde, aynı koçlarıyla, adında kulüp takımı olarak mücadele ediyorlar. Yani bunların bütün hayatları bir arada geçiyor. Bu kadar anlaşmış bir takım dünyada yok. Bu takımı 3-0 mağlup etmek hakikaten akıllara durgunluk verecek bir başarı.
Türk takımını turnuvanın başından beri her maçında izliyorum. Set vermeden kazandıkları ilk iki maçta da çok iyiydiler. Ve ilk ikiye girip finale kalacakları izlenimini vermişlerdi. Ama açık söyleyeyim, Rusya'yı yeneceklerini düşünmüyordum.
Dün, iki maçtaki oyunumuzun da üstüne çıktık. Bir takım ancak bu kadar başarılı oynayabilir. Ruslar'ın en büyük silahı uzun boylu oyuncularıyla yaptığı yüksek hücumlardı. Bunlara karşı blok yapmak zor. Özellikle Gamova çok rahat vurdu. Ama savunmamız, hele libero Gülden öylesine harika geri defansı yaptılar, öylesine smaçları hem de bizim hücumumuza imkan hazırlayacak şekilde çevirdiler ki, anlatmakla bitmez.
Bu geri savunma Ruslar'ın hücum gücünü düşürürken bizim hücumlarımızda da bir Neslihan seyrettim ki, günlerce anlatabilirim. Ben bu kadar akıllı top kullanan, ne zaman smaç atacak ne zaman plase yapacak gayet iyi bilen bir oyuncu çok az gördüm. 3 metre gerisinden smaçlarında bile kurtarılmaz toplar attı.
Ama asıl kritik pozisyon kader setinin son anlarıydı. Rusya'dan 3 sayı gerideydik ve Rusya 24'e ulaşmıştı. (Bu şu demektir, tek sayı seti kaybetmemize neden olacak)
İşte bu kritik pozisyonda Neslihan, büyük bir yürek ve inançla hatasız smaç servisler atarak, Ruslar'a rahat hücum fırsatı vermedi. Üst üste aldığımız sayılar Karpol'un takımının paniklemesine sebep olunca bu müthiş servisler maçı Türkiye'ye getirdi.
1 hafta önce kaybettiğimiz Deniz Esinduy için ancak bu kadar anlamlı bir anma töreni düzenlenebilirdi. Türk Milli Takımı'nın koçu Reşat Yazıcıoğulları'nı da yürekten kutlarım. Hem Rusya'nın hücum gücünü elindeki takımla en aza indirecek önlemler aldı, hem de maç boyu oyuncu değişiklikleri ve molaları tam zamanında kullanarak galibiyetin altına adını yazdı.
12 Dev Adam'ın kaybettiği maçlara kahrolurken, filenin sultanları bu büyük zaferle basketbol şampiyonasının üzüntüsünü de unutturdular.
* Gelelim derbiye... "Fener daha iyi oynadı ama skoru hakem belirledi" diye özetlendi. Katılır mısınız? Bu, maçın tam özeti. Ben asıl maç sonrasının özetini merak ediyorum. Türk spor medyası hakkında hep bir iddiam var. Bunlara "Kutsal ittifak medyası" diyorum. Muhittin Boşat, bu hatayı son saniyede Fenerbahçe aleyhine yapsaydı, bugün acaba hâlâ hakem miydi? Penaltı, o kadar net ve tartışılmaz ki, hemen hepsi (Milliyet hariç) manşete taşımışlar.
Hafta boyu bu gazeteleri izleyeceğim. Tabloyu bilsem de izleyeceğim. Bu medyada Galatasaray aleyhine yapılan hatalar yazılır ve unutulur. Ama G.Saray lehine ve de Fener aleyhine olursa hakem bitene dek sürdürülür. Şimdi göreceğiz.
* Bülent'in ceza alanında Hooijdonk ve Fatih'e hareketleri de tartışıldı..
Öbür pozisyonlar sorunda ifade ettiğin gibi, "tartışılır." G.Saray'ın pozisyonu ise tartışılmaz. Öbürlerinde hakemin takdir hakkı var. Bunda takdir hakkı yok. Öbür pozisyonlarda kalan süre penaltıdan yenen golü çıkarma şansı tanıyordu. Oysa bu penaltıdan doğacak golün santrası bile yapılmayacaktı. Bunları karşılaştırmak, sanki hakem iki tarafa eşit hata yapmış gibi göstermek "Kutsal ittifak medyası"nın alışılagelen senaryoları. Hem bunlar penaltı olsa bu ülkede her maçta en az 15-20 penaltı verilir. Aksini iddia edenle istediği maçı seyredelim.
* Boşat'a ne ceza verilmeli?
Fenerbahçe 18'i üzerinde Arif'in kafasının üstüne kalkan bir ayak var Tehlikeli hareket ve çift vuruş. Penaltı pozisyonu gibi tartışılmaz. Boşat bunu da vermedi. İki pozisyonu da görmemesi mümkün değil. Görmüyorsa, zaten hakemlik yapamaz. Bence gördü ve çalmadı ya da çalamadı. O zaman da hakemlik yapması mümkün değil.
Boşat'a verilecek birkaç haftalık dinlenme, lig sonunda şampiyonu değiştirebilecek iki puan farkı ortadan kaldırmaz.
Belki de ligin kaderini değiştiren böyle bir hakem artık düdük çalmamalı.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|