|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Tüpraş'a kimler talip?
Türkye'nin akaryakıt tüketim ihtiyacının yüzde 88'ini (yıllık ciro 5 milyar dolar) Tüpraş karşılıyor.
Geri kalan tüketimin büyük bölümü BP, Shell ve Türk Petrol'ün ortak olduğu Ataş Rafinerisi'nden sağlanıyor.
Yöneticilerinin 4 milyar dolar, piyasa oyuncularının ise 2.5 milyar dolar değer biçtikleri Tüpraş'ın borsa değeri 2.3 milyar dolar civarında.
Bu şirketin özelleştirilmesine çok az kaldı. Gerçi teklif alma süresi 1 ay daha uzatıldı ama geri dönüşü olmayan süreç işliyor.
Dağıtım şirketleri, pazarın tek hakimi olan Tüpraş'a mahkum. TBMM'de yeni çalışma döneminde, sektörü tam rekabete açması beklenen "Petrol Piyasası Kanunu Tasarı" öncelikle ele alınacak. Yeni yasa akaryakıt ithalatını serbest bırakıyor. Yani mahkumiyet bitecek. Yasa aynı zamanda tekeli ortadan kaldırdığı için Tüpraş'ın da özelleştirme değerini aşağıya çekecek. Bu da normal.
Yeni düzenlemeye göre, otomatik fiyat mekanizması kalkıyor. Şirketler, en az 20 günlük benzin ihtiyacını stoklamak zorunda. Stok şu anda 5 gün ile sınırlı. Beyaz bayraklı benzin istasyonları, (markasız) bir dağıtım ağına katılmak zorunda.
Edindiğimiz bilgiye göre, Tüpraş ile ilgilenen ve "bilgi odası"na giren firmalar şöyle Rus TNK, BP, Sabancı, Türk Petrol, Oyak (500 milyon dolar nakiti ayırdığı ve Türk Petrol ile birlikte hareket edeceği konuşuluyor), POAŞ ve Shell.
Olayın kamuoyu acısından önemi nedir?
Tüpraş, kamuya ait olduğuna göre piyasa değerinin altında satılmamalı. Ayrıca POAŞ örneği tekrarlanmamalı.
Bilindiği gibi POAŞ, Doğan ve İş Bankası'nın kurduğu ortak şirkete satılmıştı. Önce kamuya ait olan "altın hisse" sonra kaldırıldı. Özelleştirme sonrasında kamuda kalan hisseler teminatsız ve ihalesiz olarak İş-Doğan'a verildi. Son olarak da İş-Doğan şirketi, ödemekte zorlandığı 1.2 milyar dolarlık kısa vadeli kredi borcunu (birleştirmeyle) POAŞ'ın üzerine yıktı. Böylece POAŞ'ın Kurumlar Vergisi ödeme kapasitesi uzun yıllar için yok edildi (Şirket bu dönem borçları ödemek için çalışacak.) Başka bir deyişle devlet vergi gelirlerinden vazgeçerek, şirketi özelleştirmiş oldu. Aslında finans terminolojisinde "leveraged buy-out" adı verilen bir yöntem var. Buna göre nakit akımı güçlü, piyasa payı yüksek ve iyi yönetilemeyen, borçlu şirketler, hisse senetleri teminat gösterilerek satın alınabiliyor. Ama Türkiye'de yaşanan örneğinde, nakit akımı zayıf, borç yükü ağır özel bir şirket, borcu yok denecek şirket ile birleştirildi.
5 yıl içinde 700 milyon dolar vergi, 1.5 milyar dolara yakın net kelde eden Tüpraş'ın, kamuyu vergi kaybına uğratmayacak bir yöntemle özelleştirilmesi bu nedenle önemli.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|