kapat
23.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

MEHMET BARLAS


Çetin Altan'ın annesi ve geride kalanlar...

Pazar günü, Çetin Altan'ın annesi Nurhayat Altan'ı, Erenköy'deki Galip Paşa Camii'nden, sonsuz yolculuğuna uğurladık.

Çetin Altan, annesinin vefatı için şunları yazmıştı o gün

- Şimdi "77 yaşındaki Çetin Altan, 96 yaşındaki annesinin ölümüne üzüldü" demek omuz silkelenecek bir konu ama, dünyada bu konular aynı zamanda yaşamın ortak penceresini gösteriyor insana.

Hep "Allah kimseye evlat acısı göstermesin" denilir ya..

Neticede 96 yaşındaki Nurhayat Altan, 77 yaşındaki oğlunun sağlıklı ve başarılı olduğunu görerek hayata veda etti.

Bu da, bir başka yaşam penceresidir..

Çetin Altan 77 yaşında olduğunu yazınca, 61 yaşındaki ben de, söyle bir düşündüm.

Çetin Altan, 1950'lerin başından beri var hayatımda.

Babamın da arkadaşıydı.. 1950'lerin başında, babamın yayınladığı Pazar Postası'nın "Ciddiyet" adlı mizah bölümünü, Bülent Ecevit'le birlikte hazırlarlardı.

Yıllar geçti, ben de Çetin Altan'la hem arkadaş, hem meslektaş oldum. Aynı gazetelerde (Milliyet, Güneş) yazı yazdığımız dönemler oldu.

Şimdi onun oğulları, Ahmet ve Mehmet Altanlar'la da arkadaşım.

Yarım yüzyılı aşan ve kuşaklar ötesi bir beraberlik yani bu.

12 Mart döneminde tutuklanması, eşi Kerime Altan'ın kaybı gibi kötü günlerde de, sabahlara kadar süren doyumsuz tartışma gecelerinde de, hep beraber olduk.

Kulağımda, hep onun anekdotları var.

1965 seçimlerinde, İşçi Partisi'nden adaydı.

Bir meydan konuşmasında diyor ki kalabalığa..

- Artık bilgili kişileri milletvekili seçin. Geçenlerde, Sovyet semalarından kalkan kaz sürülerini Amerika'lılar radarda görünce, savaş uçağı filosu sandılar. Az kalsın Amerika da Sovyetler'e nükleer başlıklı füzeler gönderiyordu. Bereket Sovyet ve Amerikan liderleri, Kırmızı Telefon'la konuştular. Böylece dünya savaşı önlendi. Yani dünyayı yönetmek zorlaştı. Bilgili adam seçin ki, Uçan kazlar yüzünden, yanlışlıkla savaş çıkmasın.

Bunları söylüyor Çetin Altan miting meydanında.. Dinleyenler çok fazla alkışlıyor.

Konuşması bitince soruyor dinleyenlere

- Neden bu kadar çok alkışladınız beni?

Biri atılıp, cevap veriyor

- Başbakana kaz dedin. Cesaretini alkışladık!

Neyse.. Çetin Altan'ın annesinin cenazesinden eve döndüm. Günlük gazeteleri açtım, okumaya başladım.

Yeni Şafak'ın "Kronik Medya" sayfasında Kürşat Başar, benim geçen hafta sonu yayınlanan, Schroeder ve Fischer'in dörder defa evlenmiş olmalarına değinen yazımı irdelemiş.

O yazıda ben evliliğin, "Birlikte bir geçmiş oluşturmak" olayına dayandığını anlatmaya çalışmıştım.

Dört defa evlenip, dört defa boşanan insanların ruh sağlığından şüphe edilmesi gerektiğine değinmiştim.

Ve demiştim ki

- Alman seçmeni olsam ne Fischer'e, ne Schroeder'e oy verirdim. Bu kadar bunalımlı, böylesine geçimsiz insanlar, ülkelerine huzur getiremez.

Kürşat Bumin bu yazıyı okuyup, şu sonuca varmış özetle

- Ortada fol yok, yumurta yokken ve de etrafta 4-5 evlilik yapmış hem de Irak'a müdahale yanlısı- adam varken, Barlas'ın günah keçisi olarak bu iki Alman'ı seçmesi, doğrusu tuhafımıza gitti... Ne olacak, ikisi de AB'ci değil mi? İkisi de, 'AB'nin Irak'a asker gönderin' isteğine karşı ille AB şemsiyesi diye tutturmuyorlar mı?

Kürşat Bumin'i okuyunca merak ettim... Acaba Çetin Altan'ın o mitinginde, Kürşat Bumin de var mıydı? Ve o da, Çetin Altan'ın başbakana kaz dediğini mi zannetti o sözleri dinleyip?

ŞAKA

Kaybeden kaybedene!
YTP Genel Başkanı İsmail Cem, "Sol sosyolojik tabanını kaybetti" demiş.

Aslında sosyolojik tabanını asıl kaybeden kesim, sol değil sağ oldu Türkiye'de...

Baksanıza sağ sola kaydı... Şimdi "AB'ye uyum"un karşısında Kemalistler, uyumun yanında da eski Milli Görüşçü'ler var.

MESLEKİ DEFORMASYON

AK Parti akıllı gidiyor.. Ya sözde sözcüleri?
Tayyip Erdoğan ve AK Parti kadroları, bir ülkeyi yönetmenin sorumluluğunu taşıdıkça, "Güç Dengeleri"ni değerlendirmek zorunda olduklarını anlıyorlar.

Neticede, "Taç giyen baş akıllanmak zorundadır."

Ama hariçten gazel okuyup, dahilde bulunduklarını zannedenler, hala elifi mertek görmeye ve göstermeye devam ediyor. Örneğin şu Irak'a asker gönderme meselesi, gündemin ön maddelerinde hala.

Hariçten gazel okuyanlardan bazıları, hala, 1 Mart öncesi havayı sürdürmekte.

Savaş bitmiş... Irak Amerikan işgali altında.. Bütün dünya, soruna Birleşmiş Milletler çerçevesinde, kalıcı çözüm arıyor..

AK Parti iktidarı da, hem Türkiye'nin çıkarlarını koruyacak, hem ABD ile arayı açmayacak, hem AB'nin yadırgamayacağı bir yol bulmaya çalışıyor.

Bir ideolojik saplantı benzeri anti-Amerikanizm ve anti-Semitizm yaparak, ya da sanki Saddam'ı getiren de, götüren de Türkiye'deki bazı yazarlarmış gibi olayı sunarak, acaba kim nereye varır ki?

Mesajlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır