kapat
23.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

ALİ KIRCA


Kan parası!..

Güneydoğu'da giderek yaygınlığı azalan bir gelenek, kan parası..

Daha doğrusu feodalite döneminden miras bir "ritüel"...

Özellikle aşiretler arasında sonu ölümlerle biten kavgalarda, iki tarafın "sulh" olması için bulunmuş bir yol...

Yani "modern zamanlar" a ait bir alışkanlık değildir "kan parası" geleneği.. Acaba?

Böyle düşünenler fena halde yanılırlar..

Geçtiğimiz haftalarda, dünya gündemindeki pek çok olayın gölgesinde kalan bir haber "kan parası" geleneğinin dünyanın en modern toplumlarında hala geçerli olduğunu ortaya koyuverdi..

Ünlü Lockerbie uçak faciasıyla, daha sonra düşen bir Fransız uçağının arkasında bir "devlet terörü" olduğu iddiaları yıllar yılı ulusararası arenanın baş konusu ve baş "soru"su olarak kaldı.. Suçlanan devletse Libya ve lideri Kaddafi'ydi..

Libya, uzun yıllar reddetti bu iddiaları..

Daha sonra yakalanan ve önce Libya'da, daha sonra da tarafsız mahkemelerde yargılanan sanıklar, Lockerbie'de düşen yolcu uçağına sabotaj düzenlemekten suçlu bulundular..

Ancak, ortaya çıkarıldığı söylenen bulgular ve sanıkların ifadeleri, bu olayın bir terör örgütünün "bireysel" işi değil, "devlet terörü" olduğu iddialarına kanıt olarak gösterildi..

İddiayı ortaya atan batılı devletlere göre, sanıkların cezalandırılmaları yetmezdi..

Bu eylemlerin arkasındaki asıl "irade", yani komplocu devlet de cezalandırılmalıydı..

Libya uzun yıllar bu iddiayı reddettiği için, itirafa zorlanmak amacıyla dünyanın en uzun "ambargo"larından biriyle tecrit edildi..

Ancak, geçtiğimiz haftalarda "direnç" çözüldü..

Libya "pes" etti.. "Peki, ben yaptım!" dedi..

Bu "itiraf"ın ya da bu "kabul"un, medeni dünyada nasıl bir "yaptırım" ve nasıl bir "ceza"yla karşılaşacağı merak ediliyordu..

Bu "merak" şimdi sona erdi..

Batılı devletler, Libya'ya; "Ölenlerin yakınlarına tazminat öde, kurtul" dediler..

Libya da gereken "meblağ"ı ödemeyi kabul etti ve kurtuldu..

Yıllardır uygulanan "ambargo"lar kaldırıldı.. Libya'yla batılı ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması için gerekli adımlar atıldı..

Ve.. Durum "normal"e döndü.. Dosya kapandı.. Kan parası ödendi..

****

Libya gerçekten bu olayın arkasındaki devlet miydi? Yoksa, ilgisi olmadığı halde, yıllardır süren ambargolardan ve tecrit politikalarından kurtulmak için "Tamam işte, ben yaptım mı?" deyivermişti..

Haksız yere mağdur edilmekten bıkıp usanmış mıydı sonunda?

Gerçekten de "o" mu vardı eylemin arkasında?

Sorumuz bu değil.. Sorun şu

Medeni dünyada "uluslararası terör"ün bütün müeyyidesi bu mu?

Hepsi bu kadar mı?

"Öde, kurtul!"mu?

"Al diyetini, ver elini mi?"

Bu işler bundan sonra da böyle mi olacak?

Para çözecek mi her şeyi?

Yarın Usame ya da arkasındaki devlet -eğer varsa öyle bir devlet-, İkiz Kuleler'de ölenlerin tazminatlarını -ya da diyetlerini- ödeyip kurtulacak mı?

Eylemciler zaten öldüklerine göre, arkasındaki "devlet terörü"nün cezası bu kadar mı olacak? Hepsi bu mu?

Ya da.. Aslında doğrusu da bu mu?

Ya da..

Suçlanan ülkenin yer aldığı bölgenin "stratejik" ve "jeo-politik" durumuna göre, başka başka cezalandırma yöntemleri mi uygulanacak?

Libya'da başka, Irak'ta başka, Afganistan'da başka, Kuzey Kore'de başka mı olacak?

Bu işe, her şeye "müdahil" olan "TSE" gibi; İES (Uluslararası Standartlar Enstitüsü) de karışmayacak mı hiç?

Öylesine sorduk işte...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır