|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
AKP'de BM Barış Gücü kaygısı
AKP Genel Merkezi'ndeki hava, bu kez önceki tezkere döneminden farklı.
Daha önce Irak'a asker göndermeye soğuk bakan AKP Genel Başkan yardımcıları dahi bugün, "Asker gecikmeden gitmeli" noktasına gelmiş.
Kaygıları, hatta kuşkuları tersine dönmüş.
Şimdi, "Eğer gitmezsek çok daha kötü durumda kalırız" görüşünü açıkça dile getiriyorlar.
AKP yönetiminin neredeyse tamamının bu noktaya gelmesinde iki önemli kişi var;
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül...
Bir süre önce yapılan MKYK toplantısında her ikisi de konuyu enine boyuna masaya yatırmışlar.
Serbest bir tartışma ortamı içinde akıllara takılan soruların hemen hepsine yüksünmeden yanıt vermişler.
Daha sonra Gül, genel başkan yardımcıları ile yaptığı görüşmelerde de durumu bütün açıklığı ile kendilerine izah etmiş.
Dolayısıyla parti yönetimi asker gönderme konusunda kararını vermiş.
ABD ağırdan alıyor
AKP Genel Merkezi'nde tersine dönen kaygılara gelince...
Şu üç soruya yanıt arıyorlar
"Washington yönetimini Türk askerinin gitmesini istemiyor mu?"
"Neden işi ağırdan alıyorlar?Gerisinde bir başka neden mi var?"
"Kuzey Irak'ta mevcut istikrarı bozmayayım derken, yarın orada daha büyük bir istikrarsızlıkla karşılaşacaklarını görmüyorlar mı?" Özellikle de bu son soruya takılmış durumdalar.
Körfez Savaşı döneminde Kuzey Irak'taki Kürt gruplarla işbirliği yapan Türk askerinin bugün gelinen noktada "İstenmez asker" olarak gösterilmesine dikkat çekiyorlar.
Bunu Kuzey Irak'taki Kürt gruplarının ileriye dönük bir oyun planının parçası olarak görüyorlar.
Washington yönetiminin de "hiç değilse Kuzey Irak'ta başım ağrımıyor" yaklaşımıyla ilerde karşısına çıkabilecek çok daha büyük sorunlara göz yumduğunu vurguluyorlar.
Bu soruların seslendirilmesinin nedeni Washington ile Türk askerinin görev alacağı sektör üzerine yapılan görüşmelerden kaynaklanıyor.
Washington'un bir süredir iki ülke arasında git-gel haline gelen sualnameye hala net yanıtlar vermemiş olması parti Genel Merkezi'nde yukarıdaki soruları sıkça sorulur hale getirmiş.
BM Barış Gücü olursa
Bu soruların ötesindeki en büyük kaygı ise çok daha farklı.
BM'nin Irak'a Barış Gücü gönderme kararı alması halinde, Türk askerinin gitmesine engel oluşturup oluşturmayacağı sorusuna yanıt aranıyor.
Neden olarak, BM'nin bugüne kadarki uygulamalarına bakıldığında, Barış Gücü gönderdiği ülkelerin komşularından asker talebinde bulunmamış olması gösteriliyor.
Oysa ki, AKP öteden beri, "BM şemsiyesi olması daha iyi olur" diyen taraftaydı. Cumhurbaşkanı ve ana muhalefet partisinin uluslararası meşruiyet sağlanması halinde asker gönderilmesinin daha yararlı olacağı görüşü AKP içinde de destek bulmuştu. Uluslararası meşruiyet ve BM şemsiyesi aranırken şimdi gelinen noktada başka bir sıkıntı ile yüz yüze kalınmak üzere.
Özellikle de son dönemde Kuzey Iraklı Kürtlerden gelen tepkilere dikkat çekiliyor.
Kürtlerin, Türkiye ile anlaşmazlığı olduğu yönünde yaratmak istediği havanın BM'nin kararını etkileyebileceği vurgulanıyor.
Dolayısıyla BM'nin bugüne kadar anlaşmazlığa taraf bir komşudan asker talebinde bulunmama uygulamasına işaret ediliyor.
Daha önce Türkiye ağırdan alan tarafta iken, şimdi ABD'nin benzer tavır içine girmesi, diğer yandan BM'nin Barış Gücü'ne katılmakta sıkıntı çıkacağı endişesi AKP'nin kafasını karıştırmış bulunuyor.
Her ne kadar "Irak'a gitmek isteyen ülke yok ki, Türkiye'den başka bir ülkeye terk edilsin" yaklaşımı içinde olunsa da, yine de kuşku AKP'nin yüreğini sarmış bulunuyor.
Merkez uzatmak istemiyor
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "15 Ekim'e kadar Meclis'ten asker gönderme ile ilgili karar çıkar" dese de, AKP Genel Merkezi'ne kalsa, süre daha fazla uzatılmadan karar alınmalı.
Özetle iktidar partisinde kaygılar da görüşler de tersine dönmüş durumda.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|