kapat
14.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

YAVUZ SEMERCİ


Banka batıran firmalar

Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın'ın, bazı firmaların Emlak Bankası, Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nda 6 katrilyon lira batırdığını açıklaması ilginçti.

Halbuki, "Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu" örneğin, Emlak Bankası'nın tahsili gecikmesine rağmen, canlı kapsamında değerlendirilmesi gereken tüm kredileri batık hale getirerek, Hazine'yi zarara uğrattığı tespiti yapmıştı.

Çok değil. Tarih 02.05.2001. Ekonomik krizin henüz başları. Vural Akışık ve ekibi tarafından yönetilen Halk Bankası yönetiminin aldığı 16 no'lu şu kararı hatırlatmanın tam zamanı

"Kredi kullandırılan firmaların ekonomik konjonktürü neden göstererek kullanmış oldukları kredilerin ertelenmesi, yeniden itfa planına bağlanması ve/veya yeniden vadelendirilmesi yönündeki talepleri dikkate alınarak yönetim kurulumuzun daha önceki kararları ile erteleme, yeniden itfalandırılma ve yeniden vadelendirme talepleri kabul edilen firmalar ile vade tarihinden itibaren 15 gün geçtiği halde ödenmemiş faiz ve/veya ana borcu bulunan firmalar üzerindeki bankamızın alacaklarının Tasfiye Olunacak Alacaklar Hesabı'na alınması."

Sizce bu kararı verenler basiretli bir tüccar gibi mi davrandı? Akışık ve iş arkadaşları, önceki yönetimin yeniden yapılandırdığı canlı kredileri bile batık kredi ilan etti. Onların tek derdi, bankanın zararını şişirmek ve karşılığını Hazine'den alarak bankayı kârlı hale getirmekti.

Bu kararın ardından borcunu vadeye yaydığını düşünen firmalar ise müthiş bir haciz şoku ile karşılaştı. Pek çoğu battı. Binlerce insan işsiz kaldı. Üstüne üstlük hemen hepsi "hortumcu" olarak damgalandı. Bugünlerde gazetelerde çarşaf çarşaf ismi açıklanan ve hâlâ faaliyette olan onlarca firmada binlerce insan çalışıyor.

Eski yönetimin bu yaklaşımı, resmi rakamlara göre, kamunun verdiği kredilerin yüzde 46'sını takipteki kredi haline getiriverdi. Özel sektörde bu oran yüzde 26.5 olarak kaldı. Çünkü onlar kredilerini yeniden yapılandırdı.

Bir gerçeğin altını çizelim. Kamu bankalarının verdiği kredilerin kalitesi özel sektöre göre daha düşük. Bunda siyasi telkinlerin, direktiflerin rolü çok büyük. Ama her krediyi kendi hikayesi içinde değerlendirmek gerekiyor. Kriz nedeniyle firmanın borcu yüzde 2000 artarken, teminat değerinin yarı yarıya düşmesini anlamsız bulanlara diyecek lafım yok. Ama hali hazırda yüz milyonlarca dolarlık ihracat yapan, borcunu ödemek için çırpınan firmaları "banka batıranlar" diye takdim etmek kimseye fayda sağlamaz.

Zeki Sayın bence siyasetçiler gibi konuşmaktan vazgeçmeli ve bir an önce yönettiği bankaların şeffaf bilançolarını kamuoyu ile paylaşmalı. Ayrıca devletin bankacılık alanından nasıl çıkarılacağını planlamalı. Yoksa, AKP'ye yakın firmaların baskısı karşısında şaşırıp, yanlış yapabilir!

Şüpheleniyorum... Acaba bu tip açıklamalar, "şok ve dehşet" olarak tanımlanabilecek yeni "Yolsuzluklar ile Mücadele" Yasası'nı topluma kabul ettirmek için mi yapılıyor?

Eğer öyle ise sapla samanı karıştırmaya devam edebiliriz!


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır