kapat
14.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

SOLİ ÖZEL


Hayaller mezarlığı

FKÖ ile İsrail devleti Oslo Anlaşmasını Leninizm'i bitiren 1989 devrimlerinin iyimserliği sürerken imzalamışlardı. 10 yıl önce, 13 Eylül günü iki yeminli düşman Başkan Clinton'un itelemesiyle de olsa, dünyanın gözleri önünde el sıkışmışlardı.

Dünya nasıl da umutlanmıştı. Neredeyse 100 yılı bulan çatışma nihayet sona erecekti. Beklentilerin ham hayal olduğu ortaya çıktı. Oslo ve ardından gelen tüm planlar ve son olarak da meşhur yol haritası defnedildi. Bir kez daha Ortadoğu'da kötümserler haklı çıktı.

İkinci İntifada isyandı
Belki de en kötüsü bir zamanlar tarihsel bir uzlaşmayla iki devletli bir çözümün mümkün olduğuna inananların inancı kırıldı, sayıları azaldı, mücadele edecek güçleri kalmadı. Son üç yılın şiddeti toplumları kendilerine yarar getirmeyeceğini bile bile karşı tarafa acı çektirecek eylemleri desteklemeye itti.

Üç gün önce yayımlanan bir kamuoyu yoklamasına göre İsrailliler'in yüzde 62'si Hamas, Cihad ve Tanzim liderlerinin öldürülmelerine destek veriyor. Ancak aynı oranda İsrailli bunun daha fazla güvenlik anlamına gelemeyeceğini de biliyor. Benzer sonuçlar Filistin toplumu için de geçerli.

Gecen on yıl içinde her iki taraf da Oslo sürecini baltalayacak pek çok şey yaptı. Ancak hiç kuşkusuz İkinci İntifada'nın başlaması siyaseten bir dönüm noktasıydı. Daha doğrusu giderek siyasetin tamamen dışlandığı ve yalnızca şiddetin şehvetinin egemen olduğu bir duruma varıldı.

Filistinliler açısından ikinci İntifada bir yanıyla İsrail'e, işgale karşı bir başkaldırı diğer yanıyla kendi yöneticilerinin hırsızlıklarına, yolsuzluklarına, kötü yönetimine karşı bir isyandı. Aslında İntifada'nın başlamasından sonraki üç buçuk ay içinde iki taraf arasındaki müzakereler devam da etmişti. Mısır'ın Taba köyünde nihai bir anlaşmanın hemen tüm unsurları üzerinde anlasmaya varılmıştı.

Clinton'un gidişi, Bush'un bu konuya kayıtsızlığı ve en önemlisi Barak'ın seçimleri kaybetmesiyle barış sicili nakıs olan Şaron'un iktidara gelmesi süreci bitirdi. Bu aşamada İslamcı örgütler İntifada'yı kendi nihilist çizgilerine çektiler.

Yüz yıl daha sürebilir
Birbiri ardına gelen tüm planlar çöpe atıldı. Son yol haritası ABD başkanının tam tanımlanmamış olsa da bir Filistin devletinin kurulmasına verdiği destek nedeniyle bir nebze farklıydı.

İsrailliler önce Filistinliler'in şiddeti durdurmasını istiyor. Filistin yönetiminin Hamas ve Cihad gibi örgütleri bastırmasını, daha doğrusu bir Filistin iç savaşını göze almasını talep ediyor. Ancak Filistin'in cesur ve önemli aydınlarından Halil Şikaki'nin dediği gibi İsrail Filistinliler'den nihai fedakarlığı, yani iç savaşı istiyor ama karşılığında nihai durakla ilgili bir taahhütte bulunmuyor. Üstelik bir de Batı Şeria içine girip orayı böleceğe benzeyen duvar inşa ediyor.

Bir çözümün hemen tüm ögeleri uzerinde 2001 başında Taba'da sağlanmış mutabakat ortadadır ve artık gündeme gelmelidir. Bu aşamadan sonra ancak bir dış güç iki tarafin kafasını birbirine vurarak ve gerekli garantilerin yerine getirilmesini üstlenerek çözümü dayatmalıdır. Varılacak sonuç bilindiğine göre süreçle vakit kaybetmemek gerekir.

Bunun alternatifi İsrail'in yeniden Bati Şeria ve Gazze'yi işgal etmesidir. Ya da duvarla iki tarafın ayrılması, Filistinliler'in yeniden tek devlet talebini dillendirmeye başlamasıdır. Böylesi bir gelişme ise bir İsrailli aydının dediği gibi yüz yıllık mücadelenin bir yüzyıl daha sürmesi anlamına gelir. İki toplum bunu isteseler bile dünyanın buna tahammülü yoktur.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır