|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
Bakan'ın masasındaki şişeler
Sanayiİ ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, söze şöyle başladı
"Başıma ne iş geldi bir bilsen..."
Daha "Hayır ola" demeden ekledi
"Bakanlıkta makam odama girdim, bir de ne göreyim masamın üzeri içki şişeleriyle dolu..."
İçki kullanmayan Coşkun, masanın üzerindeki şişeleri görünce odanın kapısından geri dönmüş ve Özel Kalemi'ne çıkışmaya başlamış
"Ne işi var bu vermut, şarap, viski şişelerinin benim masamda? Kim koydu onları oraya?..."
Coşkun'un öfkesi, "Onlar içki değil, yeni şişelerinde zeytinyağı" yanıtını aldığında yatışmış.
Bakan Coşkun, masasına gidip şişeleri incelemeye başlamış.
Zihniyet devrimi
Coşkun, "Ne bilirdim ki bu kadar güzel şişelerin içindekinin zeytinyağı olacağını" dedi ve ekledi
"TARİŞ mükemmel bir iş yapmış... Zeytinyağını çok güzel şişelerin içine koymuş. Devletin yakasından kurtulmanın örneği aranıyorsa herkes TARİŞ örneğini almalı..."
İzmir'de birkaç çiftçinin 1915 yılında bir araya gelmesi ile kurulan TARİŞ'in bugün ortak sayısı 120 bin...
Bakan Coşkun'un da vurguladığı gibi bu kadar çok ortaklı bir şirketin sadece "Kooperatifçilik" anlayışını çağın gereğine uydurarak geldiği nokta alkışlanacak düzeyde.
Batılı kapitalizmin pazarlama tekniğini en ince ayrıntısına kadar ürünlerine yansıtma başarısını da buna eklemek gerek.
Çünkü, geçmişte zeytinyağı denildiğinde aklımıza sadece teneke kutular gelirdi.
Zeytinyağını ancak Avrupa ülkelerinde cam şişede görmek olasıydı.
Türkiye son 20 yıl içinde pazarlamada zihniyet devrimini gerçekleştirdi. Türk girişimcisi ambalajın satıştaki önemini kavradı. Bunu ilk uygulayanlardan biri de TARİŞ oldu.
Sadace zeytinyağında değil, incir ve kuru üzümde de iyi paketlenmiş ürünün satışı nasıl artırabileceğini ispat etti.
Bir kooperatifin başına dahi işini bilen profesyonelleri getirdiğinde, devletin sırtında sürekli yük olan ve batma noktasına ulaşan şirketin, en tepe noktalara tırmanabileceğini gösterdi.
Önceki gün açılışını yaptığı 9 trilyon lira değerindeki zeytinyağı fabrikası da bunun örneklerinden biri.
120 bin patron
Bünyesinde zeytinyağından pamuğa, kolonyadan kuru incir ve üzüme kadar tam 82 işletme barındıran TARİŞ Genel Müdürü Ayhan Özer ile dün sohbet ederken bir noktaya dikkatimizi çekti
"Benim tam 120 bin patronum var..."
Özer, her bir patronunun işletmeye sahip çıkması sonucu bu noktaya ulaşabildiklerinin altını çizdi.
Özer'in aktardığına göre, dünyanın birçok yerine dökme zeytinyağı ihraç eden TARİŞ'in kurduğu fabrika, yılda 250 ton zeytinyağı işleme kapasitesine sahip.
Tereyağından kaçış
Belirttiğine göre en büyük sıkıntıları da iç pazar...
Tereyağı kültürü ile büyüyen Anadolu, daha sağlıklı olan zeytinyağına adapte olmakta zorlanıyor.
Bundan dolayı kişi başına yıllık tüketim, 800 gram ile 1 kilogram arasında kalıyor.
Geçmiş ile orantılandığında yine de çok iyi bir noktaya gelinmiş durumda.
Aslında asırlardır sofrasından eksik etmese de, ekmeğinin katığı olsa da Türk insanı zeytin ve zeytinyağı ile yeni tanışıyor.
Bunda TARİŞ'in hem kendi bünyesinde hem de toplumda yarattığı zihniyet devriminin payı da büyük.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|