|
 |
|

ALI SAYDAM
Gulben Ergen'den kriz iletisimi dersi
Ben sahsen Gulben Ergen'in yasadigi ve icinden guclenerek ciktigi son krizden cok sey ogrendim.
Iletisimde, tanimi cok kolay olmasina ragmen en zor anlasilan konulardan biridir Bir kriz firsata nasil donusturulur?.. Neredeyse tum kriz iletisimi kitaplarinda o meshur gonderme vardir Cince'de 'kriz' kelimesi, iki ayri kelimenin isareti yanyana getirilerek yazilirmis 'tehdit ve firsat'... Tum seminerlerde de benzer seyler anlatilir "Krizlerden firsat dogar!".. Ama bilmek ile uygulamak arasinda daglar kadar fark vardir...
Kriz aninda geneldeki tutum, 'Yorgani basina cekip uyuma' sendromudur. Ortalikta gozukme! Sesini cikarma! Baskalarini senin adina devreye sok! En buyuk hasar da iste o zaman olusur.
Yontem basittir aslinda 1. Hasari tespit et. Cunku iletisimin frekansi ve siddeti hasar oraninda olmalidir; 2. En ust duzeyde krizi yonet ve gerekli aciklamalari birinci elden yap, baskalarina delege etme; 3. Varsa hatayi kabullen; 4. Zarara ugrayan taraflarin zararlarini tazmin et; 5. Kamuoyuna degil, kamu vicdanina yonel...
Son 10 yilin bu konudaki en carpici ve zor anlasilir ornegi Baskan Bill Clinton ile Monica Lewinsky krizidir. Bilindigi gibi Clinton oyle bir-iki kere falan degil tam 24 kere 'seytana uymustur'... Herhangi bir erkegin hayatini duman edecek olan bu krizden Clinton, Amerikan tarihinin en yuksek itibar rating'ini elde ederek cikmisti.
Gulben Ergen'in basin toplantisini izlerken bunlar gecti aklimdan. "Tamam" dedim icimden, "Basta kadinlar olmak uzere, gonullerdeki tahtini saglamladi!". Ilk aciklamalarindaki hafif saldirgan tutumunu ve konuyu 'kadin haklari' gibi yersiz bir platforma tasima 'cin'ligini bir kenara birakmis, kamu vicdanina sesleniyor ve hatasini kabulleniyordu.
Onu izlerken benim bogazima bir seyler dugumlendiyse, milyonlarca kadinin goz pinarlari dolmustur mutlaka...
Simdi artik 'becerebilirse' susmasi gerekiyor. Bundan boyle, baskalari ne konusursa konussun, ona 'pozitif' yazar... Hatta biraz daha ileri gidecegim... Ola ki, kasetteki goruntuler birilerinin eline gecti ve yayinlandi. Kamuoyunda belki ilgi ceker, ama kamu vicdani o isi yapani asla affetmez.
Gulben Ergen krizi icinde bir de "Kendi krizini durduk yerde kendin nasil yaratirsin?" vakasina akil almaz bir ornek yasadik. Ozlem Savas Hanim kalkti dedi ki "Benim de ayni adamla benzer bir kasedim olmali!"
Derslerde 'Kendi krizini yaratma' konusuna ornek bulmakta zorlaniriz. Gazetelere verilen tam sayfa 'Kamuoyuna Duyuru' ilanlariyla yetinmek zorunda kaliriz genelde. "Biz bu konuda sucsuzuz!" diye bagirip, olaydan bihaber olanlari da bilgi sahibi kilar, durduk yerde insanlarin aklina "Acaba mi?" sorusunu yerlestirirler... Hele su tur aciklamalar "Ben homoseksuel degilim", "Parcam calinti degil esinlenme", "Bizim icin seriatci diyorlar", "Depremzedeler icin soyundum" vs... Bence hicbiri Ozlem Savas'in son cikisini asamaz...
Gri alanlar da var
Bazilari Hincal Uluc'u 'Hincal Agabey' diye anmamizdan rahatsiz oluyormus. "Sayin Uluc" falan dememizi bekliyorlar herhalde. Tam 25 yildir Hincal Agabey dedigimiz kisiye "Sayin Uluc" diye hitap etmek, bizim degerlerimize (racona) ters duser...
Iste o Hincal Agabey, Sali gunku yazisinda benim ve Ali Poyrazoglu'nun bir konuda zit goruslere sahip oldugumuzu tespit etmis. Diyor ki, "Pazar gunu Ali Saydam kosesinde basarinin formulunu yaziyor 3CC'ler... Ingilizce 3 sozcugun bas harfleri Creativity, Consistency, Continuity. Yani yaraticilik, tutarlilik ve sureklilik. Yaraticilik ve tutarlilik, iki temel, dikkat buyrun... 14 sayfa sonra bir baska Ali, Ali Poyrazoglu yaziyor.. Oscar Wild'i arkasina alip... 'Dusgucu bulunmayanlarin son siginagidir, tutarlilik..' Dus gucu, yani yaraticilik, tutarlilikla birarada olmuyor yani. Biri varsa, oteki yok. Hadi bu iki Ali arasinda karar verin bakalim. Basari icin hem yaratici hem tutarli olacaksin. Hayir olamazsin. Yaratici olamayanlar, tutarlilik bahanesine siginirlar. Pazar sabahi kafamda bir tartisma baslatti Sabah. Simdi iki Ali'yi kapistirabilirsem bu pazar daha ilginc seyler okuruz gibi geliyor bana. Sabah iste bu. Gokkusagi.. Her renk var. Ama hepsini bir arada, ayni anda gormek, siirsel bir guzellik oluyor.."
Sevgili Hincal Agabey'in Sabah icin soylediklerine katiliyorum. Ama Ali Poyrazoglu ile benim soylediklerimiz celismiyor. Ben olculebilir, somut degerlerin alani olan 'iletisim'den soz ediyorum, Ali ise soyutluklar dunyasi sanat ve edebiyattan.. Benim soz ettigim tutarlilik, is hedefine uygunluk anlaminda. Bir yuksek teknoloji urunu olan Shubuo'da Erol Buyukburc'un ne isi var derken ikinci C'den hareket etmistim. Ali ise tutarliligin sanati engelleyebileceginden dem vuruyor. Mantik ile duygu arasindaki catisma gibi bir sey. Iletisimde tutarli olmayan yaraticilik hicbir ise yaramaz. Picasso ise tutarlilikla ulasamazdi o doruklara. Sovyetler Birligi'nin, rejime inanmis, tutarli yazarlarinin onceki doneme ait o edebiyat devlerini asamamalarini da o tutarlilikla aciklarlar. Milyonlarca dolar harcamalarina ragmen batan urunlerin de iletisimde sadece yaraticiliga prim verip tutarlilik cizgisinden sapmalariyla
Yani sevgili Hincal Agabey, Ali'yle her konuda anlasamasak da bu kez bir siyah-beyaz durumu yok. Sanirim gri alanlardayiz.
Sevgi Gonul Hanim beni yaniltti
Vehbi Koc'un ortanca kizi Sevgi Gonul Hanim'la bir-iki toplantida gorusme firsati bulmustum. Hurriyet gazetesinde yazmaya basladiginda onun yazarlik seruvenini elestirenlerin basinda geliyordum.
Ne isi vardi kose yazarliginda. Cunku, gorus ve anilarini acikca yazsa ailenin algilanmasina zarar verebilir, iletisim acisindan saatli bomba haline gelebilirdi. Oysa yanildim. Onun samimiyeti, naifligi, aile kulturunden gelen derinligi, her seyin onune geciverdi. Yazilari tiryakilik yaratan bir lezzet haline geldi. Esi Erdogan Gonul'un vefatindan sonra yazdigi yazi ise bir 'usta isi'dir. Allah rahmet eylesin.
Simdi Vehbi Koc Vakfi'na dusen, o yazilara sahip cikmak ve onlari gazete sayfalarinin arasina hapsolmusluktan kurtarip hakettikleri kaliciliga kavusturmaktir. Hem de isi zamana yaymadan. Ornegin, Sevgi Hanim'in 40'i cikmadan.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|