|
 |
|

UMUR TALU
Orada oyle, burada boyle, surada soyle... Bravo!
Hayat bir bakima celiskilerle de zenginlesir. Hayatin icinde, hayat tarafindan belirlenen ama hayati da belirleyen bir varlik olarak insan da celiskilerden azade degildir.
Omrumuz suresince, celiskili durumlarla karsilasmak, celiskiler karsisinda bocalamak, celiski cozmek, celiskide taraf olmak, en azindan gunesin dogusu batisi kadar olagan bir siklikta bizi icinde yuvarlar.
Yuvarlanirken, bazen afallar, bazen olur, olgunlasir, bazen de maalesef kirilir, dokulur, hatta oluruz.
Bunlar elbette insani, elbette dogaldir...
Lakin, bir de "ilkeler" diye bir sey vardir.
****
Inanclardan ahlak sistemlerine, siyasetten hukuka, bireyin vicdanindan eylemlerine kadar bir dizi baglilik, yakinlik, tarz ve tavir, ic butunlugunu bir takim "ilkeler" uzerine bina ettigi iddiasindadir.
Bu iddia, guc ve haklilik ifadesi oldugu kadar, tutarlilik beyanidir ayni zamanda.
Dolayisiyla, iddia sahipleri kendi ic tutarliliklarini degerlendirmekte pek istahli olmasa da, onlarin distan tahlili ister istemez "ilkeler" ustunden yapilir.
Bu girizgahtan sonra, izninizle, bu acidan "hic anlayamadiklarim"i siralayayim.
****
* Ic politikada "asker mudahalesine ve askeri mudahaleye" karsi olup uluslararasi politikanin "silahlarin hegemonyasi"nda yurutulmesinden hic rahatsiz olmayanlar...
* Uluslararasi politikaninin "silahlarin hegemonyasi"nda yurutulmesine karsi cikip yurticinde tam tersine bunu dogal ve gerekli gorenler...
* Bir askeri darbenin mirasini bedenlerindeki iskence izleri, sorgular, cezaevleri, yasaklarla tasidiklari halde o darbenin YOK gibi askeri kurumlarina sahip cikanlar...
* YOK gibi kurumlarin mesela egitimde cok sesliligi, ozgurlugu tirpanlayici islevinden rahatsiz olduklari halde ogretim ve egitimde maddi-manevi "itaat"ten baska bir sey goremeyenler...
* Milliyetci ve anti-emperyalist olduklarini soyleyerek, mesela ABD'nin hem bolgedeki, hem Turkiye ustundeki hegemonyasina karsi cikarken, "Irak'a asker gondermekten yana" askeri mahfillerle gonul birligi yapanlar...
* Demokratiklesme gibi meselelerde "Bati'nin dikte ve diktasi"na karsi celallenirken ABD'yi urkutmemek icin Amerikan tarihinin en dayatmaci yonetiminin pesine takilmaktan gocunmayanlar...
* Demokrasi, ozgurluk ve hukuktan yana oldugunu hep soyleyip ekonomik demokrasi, calisma hukuku, calisanlarin haklari gibi konularda havaya islik calanlar...
* Bu meyanda, Avrupa Birligi'ne gonul verip Avrupa'daki sendikal haklar gibi seylerden hic hoslanmayanlar...
* Yillarca sistemin anti-demokratikliginden yakinsalar da Avrupa Birligi'ne "uyum" cabasiyla atilan demokratiklesme adimlarinda sadece "Bati emperyalizmi"ni gorenler...
* Yillarca sistemin "oligarsik" yapisindan yakindiktan sonra, ayni yapinin ekonomik aktorleriyle muhabetten pek hoslananlar...
* Teorik olarak her firsatta devletin ekonomiye mudahalesine karsi cikarken grup cikarlari icin siyasetcilerin etegine yapisanlar...
* Teorik olarak devleti "baski araci" olarak tanimlarken devletin baski kabiliyetini sinirlayabilecek uluslar otesi kurallar karsisinda devletine sahip cikanlar...
****
Ornekleri cogaltmak da mumkun, alip bir digerine vurmak da.
Celiskiler hayatin rengi olsa bile...
Demokrasi, hukuk, hak, ozgurluk, adalet gibi "ilkeler"in bu denli basma entariye dondurulmesi, orada oyle, burada boyle, surada soyle olunmasi, nasil bir vicdan huzuru, nasil bir icsel tutarlik saglayabilir ki.
Belki de tespit yanlis.
Asil huzur, kivrak bir oportunist olmakta.
En azindan, herhangi bir ic mucadeleden gecmeniz gerekmiyor. Kendini her durumda dogru, her ortamda hakli gormekten mureffeh ne olabilir ki!
Mesajlariniz icin:
utalu@turk.net
Fax 212 280 05 51 Tel 0 537 660 71 21
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|