|
 |
|

ILKER SARIER
Zehir zikkim olsun!
Genc oto tamircisi otomobilin su fiskiyeleriyle ugrasiyordu.
Ustu basi kir pas icindeydi. Olsun. Is giysisi onun uniformasiydi.
Istekliydi. Isini seviyordu. O gun yevmiyesinin kaca gelecegini bilmiyordu. Belki 10 milyon, belki 15 milyon lira...
Bir seyler kazanacakti ama...
Cunku bir "is"i, bir "ugras"i vardi. Hayata bir noktadan tutunmustu.
100 dolarlik, 500 dolarlik bir yevmiye ile tutunmuyordu ama olsun tutunuyordu ya...
O sirada bir asina yuz yaklasti yanima... Yandaki lastikcide calisiyordu.
Merhabalastik.
"Bir cay getireyim mi size" dedi...
"Zahmet olmazsa" dedim.
Cayi getirdi. Onun "lastikci uniformasi" da kir pas icindeydi. Gune de pek kotu baslamamisti ama oyle ahim sahim bir mutluluk pariltisi yansimiyordu gozlerinden... Elbet dukkana, lastigi patlamis birkac musteri gelecekti, corba kaynayacakti. O da tutunmustu hayata bir ugras noktasindan ama icinde bir sikinti oldugu belliydi...
Nasil gidiyor isler, diye sordum.
Sukur, dedi.
Bir sey daha soylemek ister gibi birkac saniye sustu.
Sonra ekledi
Dun su benzinciye birkac genc basvurdu, markette calismak uzere... Ucu de universite mezunuydu. 4 yillik fakulteler okumuslardi. Markette ise baslamak istiyorlardi. Rekabet halindeydiler. Doldurduklari formun "Ne kadar aylik istiyorsunuz?" bolumune kac para yazdilar biliyor musunuz?
Kac para yazdilar?
250 milyon lira...
Tamirciler, daha sonra "fakulteli genclerin" izdirabini konusmuslardi kendi aralarinda, uzuntuyle...
10 milyon lira yevmiyeye razi univesite mezunu gencler!
Gunde 7 dolar...
Olsun, issiz kalmaya nazaran, kucuk bir kazanc da evladir, diyebilir miyiz bu manzaraya?
Zorladim kendimi ama gunde 7 dolar yevmiye icin fakulte bitirmis olmak insanda iyi bir duygu uyandirmiyordu...
Dogru degildi bu... Etik de degildi, sik da degildi...
Okurken boyle bir harcliga razi olmak belki ama fakulte bitirdikten sonra bu yevmiyeye talim etmek, insani "hasta" ederdi. Kisiligi ile oynardi.
Aslinda "gizli bir hakaretti" bu!
O gencler, ulkelerinin hakaretine ugruyorlardi.
Turkiye iyiye gidiyor, diyenlerin hakaretine ugruyorlardi.
Gulben Ergen'in kasetini, 12 Eylul darbesini, 28 Subat'i, komutanlarin yakaya yapismasini, turbani, Laila eglencelerini, gazete yazarlarinin sarap ve pahali otomobil tutkularini, Formula 1'i, Sureyya'nin ozel hallerini tartisanlarin hakaretlerine ugruyordu o gencler...
Issizlik kabusu, dev bir yanardagin agzindan fiskiran lavlar gibi evlerin kapilarina dayandi.
Gecen yil, 300 bin kisi daha "issiz" kalmis...
Issizlik, once insani, sonra toplumu curuturmus...
Bosverin, ne halleri varsa gorsunler...
Biz toplanip bu aksam Laila'ya gidelim.
Kendi gazetelerimizde, "Istanbul'un top 10 restorani"ni secelim.
Sarap icip zikkimlanalim.
Gucci giyelim. Ferrari'ye binelim. Paralari istifleyelim.
Bize ne bu memleketten, bize ne bu memleketin insanlarindan...
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|