|
 |
|

MEHMET TEZKAN
İki partili yapı Türkiye'ye uymadı
Belki pişmanlık..
Belki de memnuniyetsizlik..
Herkes birbirine aynı soruyu soruyor..
Yargıtay da DEHAP'ı suçlu bulur mu? Bulursa ne olur? DYP Meclis'e girer mi?
Yeniden seçim yapılır mı?
Bu sorulara 'Şöyle olur' diye yanıt vermek olanaksız.. Asıl tartışma Yargıtay'ın kararından sonra başlayacak..
Ancak herkes şunu biliyor ki, karar ne olursa olsun iktidar değişmeyecek..
Peki iktidar değişmeyecekse, insanlar neden bu kadar ilgili..
Bence, 3 Kasım'da kantarın topuzu kaçtığı için ortaya çıkan tabloyu kimse içine sindiremedi..
Kimse iki partili Meclis yapısından mennun değil.. İki partili yapı Türkiye'ye uymadı..
Meclis'te farklı bir ses daha isteniyor.. Merkez sağın olmayışı dengeyi bozuyor..
Temel meseleler konsensusla çözülemiyor..
Ezici Meclis çoğunluğuna sahip olmasına karşın bu durumdan AKP de memnun değil..
CHP, 'Ben muhalefetim, hayır demek lüksüm var' diye.. 'Nasıl olsa sonucu değiştiremem' diye.. 'AKP istediğini yapacak güçte' diye kendini geri çekti.. AKP'yi yalnız bıraktı..
AKP kendi çalar, kendi oynar hale geldi.. Tüm kararlar Meclis'e değil, AKP'ye mal edildi.. En azından görüntü böyle oldu..
Toplumsal uzlaşma arayışı rafa kalktı..
Temel sıkıntı burada..
Bu yüzden Yargıtay'ın DEHAP kararı merakla bekleniyor..
DEHAP suçlu bulunursa ne olur?
Biraz fikir cimnastiği yapalım..
YSK'nın önünde üç olasılık var..
Seçime itiraz süresi doldu.. 3 Kasım sonuçları kesinleşti, diyerek itiraz başvurularını reddedebilir..
DEHAP'a verilen oyları geçersiz sayarsa, DYP barajı aşar 66 miletvekili ile Meclis'e girer..
Üçüncü olasılık da şu.. 3 Kasım sonuçlarını tümüyle iptal eder.. Ülke 90 ila 120 gün içinde seçime gidebilir..
Bu noktada YSK kadar Tayyip Erdoğan'ın kararı da çok önemli..
Neden mi?
Diyelim ki, YSK kararıyla DYP de Meclis'e girdi.. AKP iktidar olma gücünü yitirmeyeceği için 'Yola devam' diyebilir.. Hatta bundan memnun bile olabilir..
Çünkü bazı konularda, örneğin 'Irak'a asker gönderme' gibi hayati sorunlarda DYP, AKP ile aynı tutum içine girebilir..
Bu da AKP'yi rahatlatır.. Üzerine binen yükü azaltır.. O zaman karar sadece AKP'nin olmaz, Meclis'in olur..
Bazı milletvekillerinin tutumundan memnun olmayan.. Kaliteyi yükseltmek isteyen Erdoğan yerel seçimle genel seçimi birleştirebilir..
O zaman 1999'da olduğu gibi tüm sandıklar halkın önüne konur..
AKP'nin bazı sıkıntıları olduğu biliniyor.. 1999 yılında DSP ve MHP'nin yaşadığını 2002'de AKP yaşadı..
Beklediğinden fazla milletvekili kazanınca 'Kalite çıtası' biraz aşağıya düştü..
Hala Erbakan'a yakın olanlar da, Milli Görüş çizgisinden ayrılmak istemeyenler de AKP listesinden Meclis'e girdi..
Erdoğan seçimi fırsat bilerek o grupla bağlarını tamamen koparmayı düşünebilir..
Peki seçim olursa ne olur?
Büyük bir olasılıkla yine üç partili yapı ortaya çıkar.. CHP küçülür.. DYP Meclis'e girer.. İkinci parti bile olabilir.. AKP yine iktidar olur..
Siyasetin rotası bir ay içinde belirlenir.. Ya iki partili yapı dört yıl daha sürer.. Ya da ister seçim olsun, ister DYP YSK kararıyla Meclis'e girsin fark etmez..
Türkiye üç partili yapıya geçer ki, bu da uzun süre değişmez..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|