kapat
09.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

İLKER SARIER


Tatilin "dönüşü" güzel

Ben "Ankara'nın, İstanbul'a dönüşünü sevenler" gibi, tatilin eve dönüşünü sevenlerdenim.

10 gün izinliydim, bir haftada döndüm.

Ekonomi servisimiz şaşırdı, "erken döndünüz" dediler.

"Ben yokken tirajlar yükselmiş olabilir. Daha fazla risk alamazdım" dedim. "Yok yok, okurlar hep sizi sordular" diye gönlümü aldılar, gülüştük.

E-mailler, klasik postalar bayağı birikmiş, ilginize teşekkür borçluyum.

Bizim iznimizden ne olacak? Postacı gibiyiz biz... Tatil gününde de şehri dolaşmaya çıkmak gibi, izin günlerimizde çok gelmişliğimiz vardır gazeteye... Burası bizim akvaryumumuz. Uzak kaldığımızda metabolizmamız bozuluyor. Düşünce ve davranış sistemlerimizde terslikler başlıyor. Ruhumuz daralıyor.

Okurlardan da kopuyoruz sanki gazeteden ayrıldığımız zaman... Diyaloğumuz zayıflıyor. Duygu alışverişi azalıyor. "Yazıişleri"ni de aile fertlerimiz gibi alışmışız, görmeden edemiyoruz.

Velhasıl dönüşümden ötürü mutlu ve keyfliyim. Sizin adınıza kendime "hoşgeldim" diyorum.

Medyanın büyük ayıbı!
Arap yağı bol bulunca bilmem neresine sürermiş!

Bizim matbuat da Süreyya Ayhan'ın büyük başarısı karşısında, ele geçirdiği yağı nereye süreceğini bilemedi.

Türkiye günlerce atletimizin "muayyen gününü" tartıştı.

Bence çok ayıp oldu.

Atletimizin, aynı mesafeyi birkaç gün sonra 3.55.33 ile koşmasından da belli oldu "birinciliği" rahatlıkla elde edebileceği... Demek ki her koşu kendi şartları içinde değerlendirilmeliydi. Öyleyse "taktik eleştiriler" yöneltilebilirdi..

Ama bir "kadın"ın, "en özel hali"nde bu kadar uluorta, bu kadar kaba saba bir biçimde söz edilmesine gerek var mıydı?

Ülkenin zirvesine tırmanmış bir sporcu bile olsa, nihayet bir "kadın"ın, tamamen kendisine ait "özel hali"nden bu kadar uluorta söz edilmesi beni rahatsız etti.

Evet o bir şampiyondu ama aynı zamanda bir insan, bir kadındı. Günlük yaşamında bakkala, çakkala gidecekti. İnsan içine çıkacaktı. Niye, böyle bir şampiyon bir anlamda "insan içine çıkamaz" hale sokuluyordu?

İnsanların öyle özel halleri vardır ki, medya bile kurcalayamaz.

Bu hem kabalık hem de "kadına karşı pervasızlık"tır.

Siz bizim medyada hiç, bir ihtilal paşasının "hemeroid"inden veya "prostatından" söz edildiğini duydunuz mu?

Bu davranış, gücün hep kadına yetmesi hadisesidir. Tersinde de, güçlü erkeklerin önünde ceket iliklemek, bahtsızlığı vardır.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır