|
 |
|

Törende söz düellosu
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, Cumhurbaşkanı'nın referandum yetkisinin, yapılması gereken Anayasa değişiklikleri dışında tutulması gerektiğini savundu.
Yeni bir Anayasa isteyen Özkaya, yargı bağımsızlığına ilişkin gerekli önlemler alınmadığı taktirde "devletin temelini ayakta tutmanın mümkün olmayacağını" vurguladı. Özkaya, ibadet ve inancın kamusal alana taşınamayacağını, sınırsız din ve vicdan özgürlüğü isteyenlerin İslami devlet kurma heveslileri ile aynı amaçta birleştiklerini öne sürdü.
2003-2004 adli yıl açılış törenindeki konuşmasına "İsterdim ki konuşmam, önceki adli yılların açılış konuşmalarından farklı olsun" diyerek başlayan Özkaya şunları söyledi
82 ANAYASASI DEĞİŞMELİ
1982 Anayasası tam bir geriye dönüşün belgesi olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasal sorunu devam etmektedir. Türkiye'de pekçok sorunun kaynağını oluşturan 1982 Anayasası tamamen değiştirilmeli ve çağın evrensel değerleri ile bütünleşecek yeni bir Anayasa kabul edilmelidir.
YENİ ANAYASA
Anayasal toplumsal uzlaşma belgeleridir. Tüm maddeler gözden geçirilip değiştirilirken herhangi bir partinin veya iktidarın isteği ve tercihi değil, tüm toplumun beklentisi, gereksinimleri, demokratik standartlar, insan hakları ve hukukun üstünlüğü esas alınmalıdır.
YAŞ VE KÖŞK KARARLARI YARGIYA
Bir kısım idari işlem ve kararların yargı denetimi dışında tutulması, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesi ile bağdaşmaz. Bu ilkelere uymayan bir kısım idari işlem ve kararları yargı denetimi dışında tutan Anayasa'nın 105/2, 125/2, 129/3 ve 159/4. maddelerinin yürürlüğüne son verilmelidir.
YOLSUZLUK İÇİN DOKUNMAK ŞART
Anayasamızın 83, 100 129/son maddelerinin (bu maddeler milletvekilleri ve bakanların dokunulmazlığı ile devlet memurlarının yargılanmasında izin esaslarını içeriyor) değişikliği olmak üzere yasal düzenlemeler ivedilikle gerçekleştirilmeli, yolsuzlukla mücadele hakkında çıkarılan ve yetersiz kalan tüm yasalar ve özellikle 4483 sayılı yasa (kamu görevlilerinin yargılanma usullerine ilişkin kanun) yeni baştan gözden geçirilmelidir.
DGM'LER KALDIRILMALI
Doğal mahkeme kuralarına aykırı bulunan Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmalı, görevleri ağır ceza mahkemelerine devredilmelidir.
'ORMAN'DA SEZER'E DESTEK
Devlet ormanların tahribatını önleyememekte, önce ormanda işgale ve yapılaşmaya göz yummak sonra da sonra da bu yerleri orman dışarısına çıkarmak suretiyle orman işgalini yasallaştırmak gibi yanlış politikalarla ormanın azalmasına neden olmaktadır.
'Sınırsız din ve vicdan özgürlüğü şeriatı getirir'
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, konuşmasının Başbakan Tayyip Erdoğan'ın tepkisini çeken bölümünde ise laik düzende devletin, tarafsız ve herkese eşit uzaklıkta olduğunu, ancak sınır ihlallerine dur demesi gerektiğini ifade etti. Özkaya, şunları söyledi "Özgürlük başkasının özgürlüğü ile sınırlandırılırsa haklılık kazanır. Aksi halde, kuvvetli zayıfın, çoğunluk azınlığın din ve vicdan özgürlüğünü gasp edecektir. Bu hazin sonucu, tarihin tekrarı hep göstermiştir. Devlet bu anarşiye seyirci kalamaz.
Sınırsız din ve vicdan özgürlüğü adına devleti devre dışı bırakmak isteyenlerin uzak amacı önce anarşi, sonrada teokratik devlet düzeninden başka bir şey olamaz. Devletin, dokunulamaz özgürlük bahanesiyle, bir kesimin din ve vicdan özgürlüğünün yok sayılmasına, zedelenmesine seyirci kalması, varoluş nedenine ters düşer. Ne pahasına olursa olsun, sınırsız din ve vicdan özgürlüğü isteyenlerle, İslami devlet kurma heveslilerinin aynı amaçta birleştikleri kuşkusuzdur."
Erdoğan kızdı: Çirkin yaklaşım
Başbakan Erdoğan, Yargıtay Başkanı Özkaya'nın yeni adli yıl açılışında, "Sınırsız din ve vicdan özgürlüğü isteyenlerle, İslami devlet kurma heveslilerinin aynı amaçta birleştiği'' yönündeki sözlerine tepki gösterdi.
Başbakan Erdoğan, Yargıtay'dan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, Yargıtay Başkanı Özkaya'nın "sınırsız din ve vicdan özgürlüğü isteyenlerle, İslami devlet kurma heveslilerinin aynı amaçta birleştiği'' yönündeki sözlerini hatırlatarak, değerlendirmesini sorduğu Erdoğan şöyle konuştu "Çirkin ve olumsuz bir yaklaşım. Şimdi bir dinin mensubuysanız, farklı bir dinin mensubu olduğu alana giremezsiniz. İnancınız gereği neyse, bu inanca saygı duymak yönetimlerin görevidir. Bunu her yerde söylüyoruz. Din ve vicdan özgürlüğünü savunmak, hiçbir zaman din devleti kurmak değildir. Bunu böyle değerlendirmek çok yanlıştır. Kaldı ki şu anda yaşanan süreçte gerek Türkiyemizde, gerekse batıda ve dünyada tamamıyla dinlere saygılı olan bir anlayış egemen kılınmaya çalışılıyor. Biz de aynı şekilde düşünceye, örgütlenmeye saygılı yapıların, özgürlüklerin oluşmasına fırsat verilmesi için yoğun bir gayretin içindeyiz. Türkiye'de böyle bir din sıkıntısının içinde olan yok. Onun için de bunu sürekli pişirip pişirip ülkenin gündemine taşımanın gereği yok.''
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Erdoğan, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın Anayasa'nın değiştirilmesi konusundaki sözlerinin hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti "Bu konuyla ilgili Türkiye'de zaten bir konsensüs var. Tabii neresi değişmesi lazım, neresi değişmemesi lazım, onunla ilgili çalışmalar zaten yapılıyor. Ama bunun toplumsal bir konsensüs içinde gerçekleştirilip, zaman zaman farklı ifadelerin veya farklı yaklaşımların olmasının önünü almak, engellemek lazım. Onun için de bir toplumsal mutabakat gerekiyor. Mutabakat sağlandığı takdirde sağlıklı bir geçiş gerçekleşebilir diye düşünüyorum."
BUZLAR RESEPSİYONDA ÇÖZÜLDÜ
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın adli yılın açılışındaki din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin sözlerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği tepki üzerine gündüz gerilen ilişkiler, akşam çözüldü. Gündüz yaşanan gerilimin akşam çözülmesine Özkaya'nın verdiği resepsiyon neden oldu. Erdoğan, Özkaya ile tokalaştıktan sonra protokol için ayrılan yere geçerek birlikte oturdu. Erdoğan ile Özkaya arasında başlangıçta görülen gerilimin, sohbet ilerledikçe yumuşadığı ve dostane bir sohbete dönüştüğü görüldü. Adalet Bakanı Çiçek, yargının her adli yılın açılışında birçok sıkıntıyı dile getirdiğini belirtti. Çiçek, "Eğer Türkiye'nin çok daha iyi bir noktaya gitmesini istiyorsak, yargının da kendini sorgulaması gerekir" dedi. Özkaya, Erdoğan'ın törenden sonraki çıkışının hatırlatılması üzerine, "Ben herhangi bir kişi veya siyasi partiyi hedef almadım. Kendi üzerine alınmış yada yanlış değerlendirmiş" diye konuştu.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|