|
 |
|

ALI SAYDAM
Koc'un Bizden Haberler'i 'avara kasnak' donmuyor
Pek cok dergi hatirlarim. Yil1 sayi1, diye baslarlar. Sonra da orada kalirlar. Cunku iletisimin temelini olusturan "3C" kuralina uymamislardir. Yayin dunyasinin sermaye mezarligi haline gelmesinin ozunde genelde bu olumcul hata yatar.
3C, uc 'basit' Ingilizce sozcugun bas harfleridir; Creativity, Consistency, Continuity (Yaraticilik, tutarlilik, sureklilik)...
Bu uc ozellikten biri eksik oldu mu o iletisim faaliyetinde, Koc Toplulugu eski yoneticilerinden Evren Artan dostumuzun sikca kullandigi deyimle 'avara kasnak"'(bosa donen makine cemberi) bir durum cikar ortaya. Paralar da, emekler de bosa gider.
Ticari iletisim bir yana, gundelik hayatinizi, esinizle, sevgilinizle ya da arkadasinizla olan iletisiminizi, basit bir formul olan 3C buyutecinden geciriverin. Zaman zaman neden 'avara kasnak' durumuna dustugunuzu hemen goreceksiniz...
Kurumlarin ic ve dis iletisimlerinde en etkili silahlarindan biri olan kurum yayinlari icin de ayni sey gecerlidir.
Kurum dergilerine bu '3C' anlaminda mukemmel ornekler var midir? Vardir tabii. Benim favorilerim arasinda ozellikle ucuncu 'C' anlaminda THY'nin 'Skylife'ini, Shell'in 'Ilgi'sini ve Koc Holding'in 'Bizden Haberleri'ni sayabilirim.
Bizden Haberler bu ay 40'inci yasini kutluyor.
Bakin, 40 yil once Vehbi Koc, derginin ana yayin politikasini (tutarlilik) nasil belirlemis "Gayemiz sizleri calismalarimizdan haberdar etmek ve bu islerle ilgili dahilden ve haricten alacagimiz haberleri sizlere duyurmak; bu suretle daha ahenkli ve bilgili bir sekilde calisarak aramizdaki munasebeti siklastirmak, daha verimli bir mesai temin etmektir."
1963 Eylul'unde yayin hayatina baslayan Bizden Haberler piyasadaki tuketici dergilerinin birkac tanesi haric tamamindan yuksek bir tirajla (33 bin) yayin hayatini surduruyor.
40 yillik seruveninin bugun geldigi noktada, bir kurum dergisinin nasil da stratejik iletisimin bir parcasi olabilme basarisini gosterdigini, 40'inci yil ozel sayisinda Koc Holding CEO'su F. Bulend Ozaydinli'dan ogreniyoruz
"Turkiye'nin gelecegine yatirim yapan ve tuketiciye en yakin topluluk olmak' hedefine dogru yuruyen Koc Toplulugu'nu en dogru bicimde izleyebilmenin onemli araclarindan biri de, Bizden Haberler dergisidir."
Bir kurumun kendini dogru algilatabilmesinden daha onemli ne isi olabilir ki...
Oldu mu simdi, Mudo!
Penceremden Marmara'ya dogru baktigimda birkac gundur gozum bir tek seye kilitlenip kaliyor Mudo'nun reklam panosuna"OCOOL basliyor" diyor koskoca panoda. Yani 'okul basliyor'
Ve ne zaman o panoyu gorsem, Mudo'nun sahibi, dunyanin en sevimli insanlarindan biri olan Mustafa Taviloglu'nu bu kez biraz kizginlikla anmadan gecemiyorum.
Mudo'yu marka haline getiren, yillardir cizgisini tutarlilikla goturen odur. Iletisimi de iyi bilir. Nasil dusmus bu hataya anlasilir gibi degil.
Bir kere Turkce kelimeleri Ingilizce yazma isi demode. Sadece ucuncu sinif eglence yerlerinde kaldi o is. Bir moda sevdalisina yakisir mi demodelik?
Ikincisi, su sira tam tersine, ulusculuk gundemde (Bkz. Cola Turka, Vestel, Garanti '12 dev adam', Mavi Jeans vs ).
Ucuncusu, ilginc, degisik, carpici olan her sey iletisimde hedefe goturmeyebilir. Hatta ters bile tepebilir. (Ixir, Aganigi, Dr. Renaud Paris vs.)
Dorduncusu, hadi Turk halkini degil, Istanbul'daki 10-15 bin aile ve cocuklarini hedefliyorsunuz, goturun panoyu o ailelerin gundelik yasamlarinin gectigi yerlere koyun, Barbaros Bulvari gibi halkin gectigi ana arterlere degil.
Besincisi, bir markanin toplumsal sorumlulugu en az ticari sorumlulugu kadar da onemlidir. Cunku insanlar mantiklari kadar duygulariyla karar verirler. Ve esitler arasinda 'sevdiklerini' tercih ederler. Sevmek ve sevilmek icin ise 'degerler ve kulturle' bulusmak, uyum gerekir.
OCOOL sizin hedef kitlenizin hangi degerler sistemi ile bulusuyor Allahaskina?
Kekstra bir reklam!
Hani Turkcesi bozuk bir beyefendi, masa basinda biraz da bizi azarlar bir tavirla tahtaya "Kekstra" yazarak bir seyler anlatiyor. Kekstra disinda fimin altinda iki logo daha var Dankek ve Ulker... Kafayi karistirmak icin her sey yapilmis sanki.
O reklami anlamadigimi once kimselere soylemedim. Ne olur ne olmaz. Sadece biz anlamamisizdir. Karizmayi cizdiririz, durup dururken. Ufak ufak cevremdekilere sordum. Baktim hepsi benimle ayni durumda.
Reklami 6 yasindaki cocuk anlamali ya. Belki, dedim, onlar anladi. Nafile! Onlardan da sonuc alamadim. Ulker'in reklamlariyla ilgili burada hep olumlu seyler yazmisimdir. Ne oldu Allahaskina?... Cok fazla urun, bir dolu reklam... Bu gozden kacti galiba...
Kaz ucar da Megane ucmaz mi?
Elim ekmek tutmaya basladiktan sonra uzun yillar (1974-1993) sadece Renault marka otomobiller kullandim. Markanin yurtdisindan asina oldugum gucu kadar Istanbul'daki muhtesem servisinin bunda buyuk katkisi olmustur. Yeri gelmisken Gunerler Otomotiv'in sahibi Haydar Guner Bey ve kurdugu sistemi vefa ile analim.
Bu nedenlerle Renault'daki gelismeler beni hâlâ yakindan ilgilendirir. Yarislardaki basarilarini izlerim. Yeni modellerini takip ederim. Gogsum kabarir. Ornegin, Megane sadece otomobil alicilari icin degil Turkiye ekonomisi icin ciddi bir basari oykusudur. Ayni Tofas, Otosan ve diger yerli ureticiler gibi Renault da bu alanda basarilarina yenilerini katarak yoluna devam ediyor. Renault II Sedan'in ses getiren lansmani cok basarili bir PR uygulamasiydi.
Ote yandan ayni duyarlilikla tam anlayamadigim isler yaptilar mi da, canim sikilir. Son Megane reklaminda oldugu gibi
'Ucma' konseptinden soz ediyorum. Kazlardan falan
Tasarim muthis. Reklamdan once gelen sayfalara ucan kazlari yerlestirip merak uyandirmak sahane fikir. Ama gel gor ki, reklami actiniz mi, karsiniza cikan kilit mesajda is dugumleniyor"Ucmanin keyfini yolda yasayin!"
Evet ben bu keyfi (!) bir kere yasadim. Samsun'a giderken 4 ceker bomba gibi bir araba ile 'uctuk'. Iki takla atip yolun kenarina cakildik. Allah'tan kemerler bagliydi. Araba saglamdi. Sadece kirik ve cikiklarla atlattik o 'ucma' seruvenini.
Megane da saglam araba. Ama hedef kitleye 'ucmayi' hatirlatmanin alemi var mi? Hem de 'kaz' resimleri kullanarak.
Besbelli ki reklamin kastettigi bu 'ucma' degil. Tabii ki, yaban kazi aerodinamik mukemelliyetin, sarsintisiz, huzurlu, sessiz ortamin simgesi olarak kullanilmis. Hizi kastetselerdi, kartal ya da atmaca kullanirlardi. Ama diyoruz ya, reklam 6 yasindaki cocuklarin anlayacagi sekilde hazirlanmali. Ya herkes obur turlu anlarlarsa.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|