kapat
06.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

KENAN ONUK


Süreyya Ayhan'ı paylaşmak

Süreyya Ayhan'ın Paris'teki Dünya Şampiyonası'nda aldığı gümüş madalya üzerinde çok konuşuldu, yazıldı, çizildi. Yorumlarımızı eleştirenler oldu. İzninizle konuyu bir kez daha ortaya koymak istiyoruz

1.Süreyya'nın aldığı madalya ve elde ettiği dereceleri kimse tartışmıyor. Süreyya yaptığı derecelerle ve aldığı madalyalarla Türk atletizminin önünü açmıştır. Başarı bütünüyle onundur. Süreyya'yı 11 yaşında Çankırı'da bularak çalıştıran, teşvik eden antrenörü Yücel Kop'un çabası her türlü övgünün üzerindedir...

Süreyya Ayhan ve onun gibi başarılı genç atletlerin çıkmasını, yarışmasını, hem yaptığı programlarla, yazdığı yazılarla hem de sırayla Aşkın Tuna, rahmetli Yılmaz Sazak ve Ali Ergenç'in başkanlıklarını yaptıkları Atletizm Federasyonları'ndaki üyeliği sırasında projeler üreterek, onların idmanlarına ve yarışmalarına bizzat giderek teşvik etmiş, Türk atletizminin yeni değerler kazanması için sürekli çaba harcayan birini Süreyya'ya karşı gibi göstermek insafsızlığın da ötesinde ayıptır.

Atletizmsever biriyim
Çarşamba günü 11 yaşında "binme" stiliyle yüksek atlamaya nasıl başladığımı, diskin nasıl tutulacağını ve atış tekniklerini öğrendiğimi SABAH'taki ilk yazımda anlatmış, çivili ayakkabılarla pist yarışlarında binlerce kişinin önünde 100-200-400 ve 800 metre koşarak bu işin ne kadar zor olduğunu bizzat yaşadığımı yazmıştım.

Bu satırların yazarı, Uluç ve Koryürek gibi bu temel sporu seven, Türk atletlerinin daha başarılı olması için çaba harcayan, onları teşvik eden, eleştiren ve başarılı sporcularla gurur duyan bir atletizmseverdir.

2.Gelelim Süreyya'ya. 24 yaşında bir büyük rekortmen. Başta Vestel olmak üzere pek çok büyük kuruluş tarafından desteklenmekte olan Süreyya, dünya çapında büyük bir yıldız. Daha iyi olması, altınlarının sayısını arttırması ve dünya rekorunu kırabilecek derecelere ulaşması hepimizin en büyük hayalidir.

O, spor ve barış elçisidir
Bu, çok yarış koşmakla olur. Bu, rakiplerine finişteki üstünlüğünü defalarca ispatlamakla olur. Bunları söylemek ve yazmak Süreyya'ya düşmanlık değil tersine ona yapılacak iyiliklerdir. Peter Matthews'ın hazırladığı "International Athletics Annual"ın her yıllığını takip ediyoruz. Bilir misiniz ki, bu uluslararası atletizm yıllıklarında 2000'e kadar Türkiye'den tek kelimeyle bahsedilmiyordu ve ilk kez 2000 yılındaki bu en önemli yayın organına Türkiye, Ebru Kavaklıoğlu ile girmiştir. Süreyya 2002 yıllığına Ebru ile birlikte dahil oldu, Olimpiyat yarı finalisti ve dünya 8'incisi olarak. Ve Türkiye dileriz ki bundan sonraki yıllıklarda da daha fazla atletle yer alır.

2000 yılında 800 metrde Türkiye rekorunu yenileyen, 1999'dan başlayarak 3 yılda 1500 metre Türkiye rekorunu 6 kez kırmayı başarmış, Zürih'te 15 Ağustos'ta son 6 yılın dünyadaki en iyi derecesini yaparak Türkiye rekorunu 355.60'a geliştirmiş bu atlete hepimiz şükran borçluyuz. O, Türkiye'nin en büyük "spor ve barış" elçilerinden biridir. Süreyya hepimiz için biraz Balzac'ın ünlü romanını çağrıştırsa da tam karşılığı bu çorak atletizm ortamında yetişen bir vadideki zambaktır.

3.Son olarak şunu belirtelim. Süreyya'nın Paris'teki yarış öncesi ve sonrası tüm basın toplantılarını takip ettik. Finaldeki atağını finişe 300 metre kala yapabilse, son düzlüğe 25 metre önde girebilseydi -ki bunu yapabilecek gücü rahatsızlığına rağmen vardı- zaten ikinciliğe razı rakipleri gümüşten başka bir şey düşünmeyeceklerdi. Bunları söylemek ve yazmak, katkı ve olumlu eleştiridir. Sezonun son 2 yarışına katılmaya karar vermesi Süreyya'nın kesinlikle doğru yolda olduğunu gösteriyor. Onu paylaşmak ise kimsenin tekelinde değildir.

Anlamsız protesto
Özkan Sümer, Trabzonspor başkanlığından istifa etmiş. Çok iyi olmuş. Türk futbolunda açıklamalarıyla, kavgalarıyla, geçimsizliğiyle ön plana çıkan bir kişi, F.Bahçe'ye verilen, hiçbir anlamı bulunmayan saha kapatma cezasının Tahkim Kurulu tarafından kaldırılmasını uygun bulmamış. Bu kararı protesto ediyor. Trabzon'da yaşanan ve F.Bahçeli seyircilerin maçın yarısında sahadan çıkartılmasına neden olan olaylar hepimiz için üzüntü verici. Ama bu, G.Antepspor maçında 55 bin kişinin cezalandırılmasını gerektirmez. Özkan Sümer, üzerine hiç vazife olmayan bir protestoda bulunmuş. Başta Trabzonspor camiasının ve Türk futbolunun içinde olanların bu karardan dolayı üzüntü duyacaklarını ise sanmıyorum.

Geçmiş olsun
Futbolda centilmenlik denince akla ilk gelecek isimlerden biri G.Saray Başkanı Özhan Canaydın, başta kredi sorunu olmak üzere kulübün yaşadığı maddi olumsuzlukları aşmak için uzun süredir büyük bir çaba harcıyor. Bu gerçek sporsever; herkesin sevdiği, saydığı, futbolumuzun çok önemli simalarından biri. Onun katkılarıyla Türk futbolunun düzeyinin yukarılara çıkacağını hepimiz biliyoruz. Anjiyosu olumlu sonuçlanan ve istirahate çekilen Özhan Canaydın'a en iyi dileklerimizle geçmiş olsun diyoruz.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır