|
 |
|

MEHMET BARLAS
Bazı insanların ölmesi, ölümden de öteyedir...
Hem medeni, hem de bedeni cesareti olan yöneticileri, toplumlar sever.
Recep Yazıcıoğlu da, böyle bir yöneticiydi.
Oturduğu koltuktan güç ve kişilik almak yerine, oturduğu koltuğa kişiliğini katan bir idare adamıydı.
Yazıcıoğlu ile beni, yazdığımız kitaplar da bağlıyordu.
İkimizin ortak yayıneviydi Birey Yayınları.
Kitap fuarlarının imza günlerinde yan yana oturur, bir yandan okurlarla, bir yandan da birbirimizle sohbet ederdik.
Açık sözlüydü.
Bir bürokrat olmasına karşın bürokrasinin en ağır eleştirisini o seslendirirdi.
Birlikte panellere katıldık.
Recep Yazıcıoğlu'nu dinlerken, aklıma hep Adnan Kahveci gelirdi.
Bakan olmanın, vali olmanın, veya çok zengin olmanın ötesinde, insanlarda özden kaynaklanan farklılıklar bulunabileceğini, böyle insanlar hatırlatır topluma.
Turan Güneş'i, Turgut Özal'ı hatırlıyorum şimdi.
Recep Yazıcıoğlu da, o tür kişiliklerdendi.
En büyük tatmini, kendi insanları, kendi halkı ile kaynaştığı zaman elde eden insanlar vardır.
Onlara, protokol sıraları hafif gelir. Onların protokol listesinde, milyonlarca insanın duyguları, kültürleri, inançları, özlemleri vardır.
Sıradan insanlar için çok erken ve vakitsiz olarak kabul edilecek düşünceleri, onlar takvime bakmadan söylerler.
Kendi statülerini, acımasızca ve bedeli ne olursa olsun, eleştirebilirler.
Onlar için bir şeye sahip olmak değil, var olmak ve var olmanın hakkını vermek önemlidir.
Recep Yazıcıoğlu da böyle insanlardan biriydi.
Sistemi dışarıdan eleştirmek kolaydır.
Politikacı olmayan politikayı, idareci olmayan idareyi, işadamı olmayan sermayeyi, yerden yere kolayca vurabilir.
Recep Yazıcıoğlu, devletin bir fonksiyoneri olarak, devletçiliği, en açık ifadelerle eleştirirdi.
Üstelik bunu kapalı kapılar arkasında değil, kalabalıkların önünde yapardı.
Çok doğru bir deyiş vardır
- Allah'tan korkan, kimseden korkmaz!
Recep Yazıcıoğlu da, kulun kula kulluğundan öteye bir boyutta taşırdı, valiliğini ve bürokratlığını.
Böyle yapıcı ve aktif bir idarecinin nasıl kızağa alınabileceğini anlayamadığım için, onun gülerek geçirdiği merkez valiliği günlerini, üzüntü ile izlerdim.
Sorardım duygularını,
- Bana sorma, iş yapılmasını istemeyenlere sor, derdi.
Tabii ki ölenle ölünmez.
Elbet mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla doludur.
Ama bazı ölümler, daha ileri ölüm oluyor açıkçası.
Alışılmışı papağan gibi tekrarlayan ve statükoyu korumayı varlık sebebi gibi alan kadroların ağırlıkta olduğu bir yapıda, Recep Yazıcıoğlu gibi insanların hayata veda etmesi, ölümü ölümcül hale getiriyor.
Şimdi o Erzincan'da değil, "Gemiler geçmeyen bir umman"da rafting yapacak.
Kubbede bıraktığı hoş sada, yıllarca yankılanacak.
Ve toplum, genç kaymakamların içinden yeni Recep Yazıcıoğlu'ların çıkmasını bekleyecek.
Hepimizin başı sağolsun
ŞAKA
B Planı...
Ankara'lılar, Irak'a asker göndermeden önce, İbrahim Tatlıses, Hülya Avşar ve Sibel Can'ı göndermeyi düşünüyorlarmış.
Keşke Washington'lular da, Madonna'yı, Britney Spears'i ve Pavarotti'yi gönderselerdi akıllı bombalardan önce.
Saddam amma eğlenirdi.
YAZ BİTİYOR
Fırtınalar koparsa kopsun!
Bodrum'un Gündoğan koyu, bütün yaz boyunca bir göl gibiydi.
Dün sabah bu sakin göl, bir anda azgın, dalgalı bir deniz oluverdi.
Fırtına şiddetindeki rüzgar, sanki her yönden aynı anda esiyordu. Azgın dalgalar, sanki önlerine çıkacak her şeyi yıkıp devirmek için, aranıp, duruyorlardı.
Bir kez daha anladım ki, doğanın kararları karşısında, insanın çaresizliği kaçınılmazdır.
Ne rüzgara, ne depreme, ne de mevsimlere hükmedebilirsiniz. Sadece önlem alabilirsiniz.
Ama doğadan kaynaklanmayan olaylar karşısında da, çaresiz ve hareketsiz kalanlar var.
Bozuk ve çarpık eğitim düzenini değiştirmek isteyenler, bunlar tarafından engelleniyor.
Hukukun üstünlüğünü egemen kılmak isteyenlere karşı, üstünlerin hukukunu savunanlar çıkıyor.
Yoksulluk, hukuksuzluk, gelişmemişlik, her çeşit yobazlık, sanki birer doğa olayı gibi algılanıyor bazılarınca.
Fırtına dinince, Gündoğan denizi yine göl olacak.. Peki Türkiye, hep böyle fırtınalı mı yaşamalı?
Mesajlarınız için:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|