kapat
06.09.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

İlaç kuyruğundan nikâh masasına

Böbrekleri iflas ettikten sonra aynı hastanede tedavi gören iki genç, ilaç kuyruğunda beklerken tanıştı. Aşkları nikah masasında mutlu sonla bitti

İzmir'de böbrek hastalığıyla mücadele eden Alev Güleryüz ile Aycan Bostancıoğlu, "film gibi" bir hikayenin kahramanı oldu. Alev Güleryüz, 1998 Ağustos'unda böbreğinin iflas ettiğini öğrendi. Yaşamını diyaliz makinesine bağlanarak sürdürüyordu. Aradan bir yıl geçti. Böbrek bulundu ve nakledildi.

Aynı hastanede, aynı hastalıktan tedavi gören bir başka genç daha vardı. 27 yaşındaki Aycan Bostancıoğlu'na babası hiç çekinmeden böbreğini verdi. Ancak vücudu üç yıl sonra böbreği reddetti. O günden sonra diyaliz makinesine bağlanmaya başlayan Bostancıoğlu, 2001 yılının Ağustos ayında ilaç almak için gittiği SSK Tepecik Hastanesi'nde kuyrukta Alev Güleryüz'le tanıştı.

HAYATI SEVMEYİ ÖĞRETTİ
İki yıl boyunca sık sık görüşen, Alev Güleryüz ile Aycan Bostancıoğlu birbirlerine "Hastalıkta ve sağlıkta..." sözü vererek, ömür boyu beraberliğe imza attı. Ailelerinin ve sevenlerinin alkışları arasında dünya evine giren çift, şöyle konuştu

"Böbrek hastasıyız, nakilliyiz diye bize hep acınarak bakılıyor. Oysa biz sağlığının değerini bilmeyenlere acıyarak bakıyoruz. Bu hastalık bize yaşamın değerini, hayatı sevmeyi öğretti. Hastalık sayesinde birbirimizi, mutluluğu bulduk."

24 yaşındaki Alev Güleryüz, Güngör-Dündar Güleryüz çiftinin beş çocuğunun en büyüğü. 1998 Ağustos'unda aniden rahatsızlanıp, hem tek böbrekli olduğunu hem de sahip olduğu tek böbreğinin iflas ettiğini öğrenen Alev şunları söyledi

AĞUSTOS'UN UĞURU
"Nedense hastalığımı hiç kabullenmedim ve bir yıl sonra Ağustos'ta iyileşeceğimi ilan ettim. Bir yıl makineye bağlı yaşadım, o bir yıl bana çok şeyi öğretti. Hastalanmadan önceki yıl, grip yüzünden doktora gitmiştim. Doktor bana böbreklerimin turp gibi olduğunu söylemişti. Yani o zamanlar tek böbrekli olduğumu bilmiyordum. Acı gerçekle bir yıl sonra yüz yüze geldim. Hep hayat dolu biriydim. O yüzden de kimseyi hasta olduğuma inandıramıyordum.

13 Ağustos 1998'de böbreğimin iflas etmesi yüzünden diyalize bağlanmaya başladım. Başkaları bana acıdıkça, ben onlara acıdım. Çünkü bu hastalık bana sağlığın kıymetini öğretti. İnançlıydım, kurtulacağıma inanıyordum. Diyalize gittiğimde diğer hastalara da moral oluyordum. Doktorlarım, 'diyaliz hastaları arası güzellik yarışması yapıp seni birinci seçeceğiz' diyorlardı. 22 Ağustos 1999 gecesi SSK Tepecik Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nden haber geldi. Bir bağış böbrek olduğu söylendi, tetkik için çağrıldım. Beş aday vardı ama ben, böbreğin bana uygun çıkacağına inanıyordum. Öyle de oldu ve makineli yaşama veda ettim."

AİLESİNE MİNNETTARIM
Alev'in makineli yaşamdan kurtulmasını sağlayan bağış organın da ilginç bir hikayesi olduğu ortaya çıktı. Acılı Marmara Depremi'nin yarattığı büyük korkunun yaşamının değişmesine neden olduğunu belirten Alev şöyle dedi "Marmara Depremi yüzünden insanların evlerine girmeye korktuğu günlerdi. Bir genç de bahçede yatmak istemiş. Ve yakınlarından battaniye alıp dönerken bir aracın altında kalmış. İşte bu gencin bağışlanan böbreği bana hayat verdi. Onu da yaşattığıma inanıyorum, ailesine minnettarım."

O GENCİ DE YAŞATIYORUM
27 yaşındaki Aycan Bostancıoğlu ise öyküsünü şöyle anlattı

"12 yıl önce ayaklarım şişmeye başlamıştı. Babamın götürdüğü doktorlar düztaban olduğumu söyleyip durdu. Oysa bademcik iltihabı yüzünden böbreklerim iflas etmiş. Ben de makineli yaşama başladım. Bir yıl sonra babam bir böbreğini verdi. Üç yıl babamın böbreğiyle yaşadım. Ama üçüncü yılın sonunda vücudum böbreği reddetti. Bunun üzerine 'periton diyaliz' denilen karından diyalize başladım. Üç yıl da böyle sürdü. Ama mikrop kaptım, bu yöntemden de vazgeçtim. Şimdi haftanın üç günü yine diyaliz merkezine gidiyor, makineye bağlanıyorum. Artık bundan sonra da yaşamıma böyle devam edeceğim. Böyle sağlıklı ve mutluyum."

'Beni tamamen özürlü olarak görüyorlar'
Yaşıtlarından daha erken olgunlaşıp yaşamın tadını, değerini öğrenen Bostancıoğlu çifti yasalardan dert yandı. Çiçeği burnunda gelin Alev Bostancıoğlu, şunları söyledi

"Eşim Aycan, diyalize giriyor. Ona verilen sağlık raporunda yüzde 80 özürlü, çalışabilir raporu veriliyor. Bana ise nakil olduğum için yüzde 80 özür, çalışamaz raporu veriliyor. Böyle çelişki olamaz. Aycan makineye bağımlı, bense değilim. Ben, bana uygun yapabileceğim bir işte çalışmak istiyorum. Ama çalışamaz raporuyla, beni tamamen özürlü yapıyorlar. Böylece aile olarak hiç bir iş yapamıyoruzBu yanlışlık düzeltilmeli."

Nesrin COŞKUN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır