|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Günaydın...
SPK birkaç gün önce açıkladı
"Yetki belgesine sahip olmamasına karşın İmar Bankası tarafından 21 Eylül 2002 ve 3 Temmuz 2003 tarihleri arasında yatırımcılara kamu borçlanma senedi satışı yapılması SPK'nın 30 ve 31'inci maddelerine aykırılık teşkil etmektedir."
Günaydın...
Binlerce insan, elinde nasıl tahsil edeceğini bilemediği Hazine bonosu ile perişan dolaşıyor, devletin ilgili kurumları "Atı alıp Üsküdar'ı geçen Uzanlar'a" kırmızı kart gösteriyor. Zamanında müdahale gerekiyordu... SPK'nın bir önceki açıklamasında ise bir ihbar gelmediği için bonoda açığa satışın incelenmediği vurgulanıyordu.
Banka faaliyette, banka sahipleri de kötü niyetli olduğu sürece, değil birkaç ay, kırk yıl incelense, açığa satışı tespit etmek mümkün değil. Daha önce yazdığım için tekrarlamayacağım. Ama ihbarın yapıldığı bankadan bono alan vatandaşların elindeki belgeleri toplamadan olayın ortaya çıkabileceğini savunan var ise tartışmaya hazırım. Ama ne SPK, ne BDDK, ne Merkez Bankası ve ne de Hazine "tespit mümkündür" diyemez...
Çünkü mevcut sistemin hatalı ve bu tür istismarlara açık olduğunu kendileri de biliyor.
SPK'ya bu noktada haksızlık yapmayalım. Onlar bono satışında kaydi sisteme geçilmesini hep önerdi. Bono ve devlet tahvillerinin müşteriye ait hesaplarda, Takasbank'ta saklanmasını istedi. BDDK da durumu gördü ve paraları ödemek için hükümetten yardım istedi.
Binlerce insan şu anda Hazine ve AKP'den birkaç sorunun yanıtını bekliyor Elimizdeki bonoları ödeyecek misiniz, ödemeyecek misiniz? Ödeyecekseniz ne zaman ve nasıl, ödemeyecekseniz, neden? Bizim ne yapmamızı bekliyorsunuz? Hükümetin konuyu çözüme kavuşturmak için harekete geçtiğine dair olumlu bilgiler geliyor. Bekleyip göreceğiz.
Sır damızlıkta
Türk tavukçuluk sektörünün gelişmesinde ABD'nin rolü üzerine yazdığım yazı bazı tartışmalara yol açtı.
Bu alanda onlarca veteriner çalıştıran çok büyük ve saygın firmaların olduğunu biliyoruz. Beyaz et sağlığa zararlı demedim. Ama artık eski lezzetinde olmadığını vurguladım.
Bazı firmalar yazıdan alınmış.
Diyorlar ki: Kimse tavuğun 45 gün içinde 2 kilo geleceğine inanmak istemiyor. Bu nedenle hormon iddiaları ortaya atılıyor. Dünyada et tavuğu nasıl üretiliyorsa, bizde de öyle üretiliyor. Tavukta yıllarca yapılan araştırmalar sonucunda özel bir ırk gelişti. Pazara sunulan piliç etinin sırrı, yetiştirilen tavukların melez azmanlığı özelliğine sahip olması. (Bu et ırkı melezinin damızlığını dünyada sadece 7-8 firma üreterek, pazarlıyormuş.) Hormon kesinlikle kullanılmaz Yemlerde büyütme hormonu olmaz. Sadece hastalıkların derecesine göre antibiyotik verilir." Söz verdik.
Kesimhaneleri dolaşacak, üretim aşamalarını yerinde göreceğiz.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|