kapat
30.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI
limasollu
TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

GREENCARD

SAVAS AY


Gazetecinin olumu

Ali de gitti... Isini, esini, yavrularini, dostlarini, calisma yoldaslarini adam-akilli seven bir yurek, Ali Ozturk'un yuregi yani, kirkbesinci basamakta sustu. Bin yillik bu sahici gazetecinin yeni yurdunda artik ne kosmalar, ne yorulmalar, ne de yipranmalar yok. Gittigi o giz ikliminde kalleslikler, satislar, hirpalamalar, katakulliler, donme dolaplar, zig zaglar, ketenpereler, kayirmalar, ayirmalar, ayrilmalar, atilmalar, itilip kakilmalar, savrulmalar, kavrulmalar yok...

Peki o sukuna kavustu diye biz de huzur mu duymaliyiz? Olur mu hic? Elbette yitip giden ak yurekli bir dostun ardindan kahroluyor insan. Kahroluyoruz iste o sebepten...

Buzul insanlari
Servisine... Yani aklini, fikrini, emegini, terini, gunduzu ve gecesini kosulsuzca armagan ettigi Magazin Servisi'ne giremedim dun. Uzaktan baktim, kactim caresiz. O dunyanin en guleryuzlu, en afacan cocuklarinin doldurdugu, hep devingen, hep sevingen, hep piriltili ve telasli magazin servisi, buzul cagini yasiyordu adeta. Acilarini icinde gizlemekte mahir, ekibine beter anac Sengul Kardes, oz kardesini yitirmis gibi kahir kupuydu. Camide bile hemen ardimda, bir tas ustunde tas kesmis otururken sirtimda biraktim onu ki, gozden goze keder mayalamayalim daha daha.

Gule gule Alim
Her olum erken olumdur amenna. Herkesin ardindan uzuntu duymak bir insan olus geregi o da tamam. Ama Ali gercekten de farkiyla farklilastirdi acilarimizi. Karincaya bile. Evet evet, yoldaki karincaya, tunekteki kusa, suda saskin yalpalayan baliklara bile insan muamelesi yapan bir delikanliydi o. Ilaveten, su zifti, karasi, camuru bol cografyada, sut beyazi bir adam kalabilmesiydi onu farkli kilan. Adam gibi yasadi adam gibi calisti, esine evlatlarina tertemiz bir gecmis (gelecek) birakti. Gule gule Alim. Gule gule guzel kardesim. Canin sag olsun...

Kisi kendini bilmek gibi!
Tahtalarimdan bir kacinin noksan oldugunu ilk anlayan anneannemdi sanirim. Annem babam turneye cikip, 1-2 ay evden irak kaldiklarinda ben, emanet edildigim "anneanneme" etmedigimi birakmaz, yaramazlik otesi icraatlarimla zaten bir ayagi cukurdaki bu emekli reji iscisi kadinin arta kalan yasamini da zehir ederdim. Burada saymakla bitmeyecek, o yuzden de saymaya kalmayacagim turlu "pisliklerimden" sonra zavalli anneannem yine de bana vurmaya, dovmeye kiyamaz ve yalnizca, hâlâ o ciliz bedenden nasil ciktigini akil erdiremedigim bir kocaman sesle "Boynun altinda kalsin diyecegim ama diyemiyorum. Cunku bebeklerle, delilere beddua tutmaz deli pe..venk" diye bagirirdi...

Matah ve sirin
Ister inanin ister inanmayin annem beni cogu zaman kaytanla somyanin borusuna baglar, mahalle buyukleri ben sokaga ciktigimda cocuklarini iceri cagirip saklar, ogretmenim veli toplantilarindan sonra ozel bir seansta annemi kabul eder, yaklasik 1-1.5 saat kadar beni sikayet ederdi.

Ilerleyen yillarda cok sey degisse de, evde, okulda, mahallede ve girdigim cesitli ortamlarda "kafadan kontak" oldugum yolundaki fikir birligi degismiyordu... Bunlari, yaptiklarim sanki de cok matah ve sirin seylermis de, uzun yillar sonra sevgiyle yadediyormusum kabilinden anlatmiyorum dostlarim.

Zararsizdir
Yalnizca bu kronik tirlatmisligin su gunlere kadar benimle birlikte geldigini bilesiniz istedim. Bu potansiyel deliligin adami timarhanelik edebilirligiyle, "zarasizdir isirmaz" cizgileri arasina sikisip kaldigini. Her an, her vesile bi taraftan oburkune salincak kurdugunu hissediyor, bir de sizle paylasiyorum ki hani muhabbet olsun. Simdi elinizi vicdaniniza koyup bi dusunun. Su anda kimbilir kaciniz "hadi len. Beeen bi keresindeee ooole bi delirdim kiii. Az daha..." filan diyorsunuzdur di mi?.. Valla icyuzunu bilemem ama mutlaka ki dogru soyluyorsunuzdur.

Haklisiniz
Gunumuz ahval ve seraitleri bi adama kafayi yedirmek icin hic de evveliyat gerektirmiyor. Yani birakin asabi mizacli olmayi, hafiften tatli, az biraz usutuk olmayi bugune degin arslanlar gibi salim kafa-salim vucut geldiyseniz de bi dakkada kisa devre yapip patlayip, catlamaniz mumkundur efendim... Yalniz yine de anlamadigim bi sey var. Mesela ben kendim olaraktan zaten mevcut "46'liligim" uzerine, bi de gunun mevcut sigorta attirici gelismelerine nasil oluyorda hala "akilli" taklidi yaparak direnebiliyorum. Yav diyorum bu belki de benim husnu kuruntumdur. Mevcut cevrem zaten her biseyin coktaaan farkindadir da hani simdilik "bir- iki ise yariyorum", hani "simdilik idare edilebilir" durumdayim diye "He- hee" deyip geciyorlardir.

Hamile bayanlar sevinsin
Prestij Yayinlari Yonetmeni Ismail Salli diyor ki Dr. Nicholas Perricone'un "Kirisiklik Kuru" ve "Perricone'un Recetesi"nden sonra yeni bir kitabini daha cikardi. "Hamilelikte ve sonrasinda formda kalkma kilavuzu." Bilirsiniz, annelik icgudusunden midir nedir, hemen hemen her kadin yasaminin bir doneminde bebek sahibi olmak ister. Ancak vucudunun deforme olmasi, alinan kilolar ve bu kilolardan kurtulamama ihtimali her kadinin korkulu ruyasidir. Prestij Yayinlari iste bu korkulu ruyanin sona erdirilmesine katkida bulunmak amaciyla, Ingiliz Dr. Stavia Blunt'un ikinci cocugundan sonra bizzat gelistirdigi ve gercekten ise yarayan egzersiz, diyet ve daha pek cok yararli bilgileri anlattigi kitabi Hamilelikte ve Sonrasinda Formda Kalma Kilavuzu'nu yayinladi. Bu kitaptan soz ettiginizde hamile veya hamilelikten yeni cikmis bayan okurlariniz kim bilir ne kadar sevinecek?

Saygilarimizla


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sari Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir