|
 |
|

OMER LUTFI METE
Nutuk Cumhuriyeti
Bir "serhat" ilimizin kurtulus gunu toreninde genc haykiriyor "Dusman oradan geldi, biz buradan gittik, surada kistirdik, kovaladik..."
O gunleri yasayan yasli bir nine kursuye yaklasip bagirir
"Velede bak, sen o zaman neredeydin?!"
Delikanli bunu duyunca cevap vermekten kendini alamaz
"Sus nine, bu bir nutuktur."
Nutuk veya adet yerini bulsun diye yapilmis baska bir is...
Hayatimiz bu.
Onceki gun kandil aksamina dogru dostumun cep telefonuna mesaj dustu! Bozuk bir Osmanlica ile yazilmis uyduruk bir dua! (Yollayani utandirmamak ve Islam'in guzel kavramlarini alay konusu yapabileceklere malzeme vermemek icin aktarmiyorum.)
Ha o nutuk, ha bu mesaj.
Adet yerini bulsun... Hayatimizdan ictenligi surgun eden hastalik. Sadece dini ayinlerde degil, resmi devlet ayinlerinde de hakim zihniyet.
Yurekten gelenle degil, ikina sikina gelistirilmis suslu sozlerle "fark" arayan kisi icerigi unutuyor, kilifa yapisiyor.
Guncel bir cene yaristirma turu.
Samimiyetsizligin temeli
Suslu dua da, tumturakli devlet nutuklari da ayni iddiayi yansitir
"Ben senden daha yakinim. Ben senden iyi overim, ben senden fazla severim, ben senden daha derin anlarim..."
Allah'i ovende de, Ataturk'u yucelten de genellikle bu durtu ile oter.
Bu, kuyrukta en on sirayi kapma yarisidir. Partisinin, cemaatinin ve ideolojik cephesinin liderini overken carpici bir soylem gelistirmek icin yirtinan kisi gosteri adamina donusur... O sade kendi benligine cila cekmeye calisan adamdir.
Resmi torenlerdeki nutuklarda da cogu zaman bu ictenlik sorunu vardir. Bazen insan, inandigi icin degil, kendisiyle ilgili kotu kanaatlerin olusmamasi veya polemik konusu olmamak icin nutuk atar. Soz gelimi Ataturk ilke ve inkilaplari konusunda coskulu bir hutbe okumazsa sadakatinin tartismaya acilacagini veya derin yerlerden yolunun kesilecegini dusundugu icin abartmaya yonelir.
Hakiki Ataturk dusmanligi
Boyle ortamlarda ictenligin de, kalitenin de basi beladadir. Cunku oralarda birtakim degerler icin "militanlik" sergileme durtusu, kariyer acisindan bas belirleyici haline gelir. Oysa bu degerler icin parlak nutuklar atmak, hicbir zaman onlari iyi anlamanin ve onlara gercekten sahip cikmanin guvencesi degildir. Aksine cogu zaman bu nutuk kahramanlari sadece istismarci olabilirler. O degerleri gelistirmek, o degerlerden toplum adina bir seyler uretmek bakimindan herhangi bir yetenekleri olmadigi icin, ortamin en bas putu hangisi ise onu herkesten fazla overek kuyrukta bir adim one atlamayi becerirler.
Bu faydaci karakter ister din alaninda, ister devlet alaninda olsun, ayni hamurdandir. Biri gercekte hissettiginden cok fazla "Allah'lik", oburu de gercekte hissettiginden kat kat fazla "Ataturkcu" gorunmeye calisir.
Tabii ki, iyiniyetle, birinden aldigi veya kendi uydurdugu bir sozu "kandil tebrigi" olarak kullanan kisi profesyonel dinci veya profesyonel Ataturkcu ile bir degil. Boyle safdilleri herhalde comert yaradan karsiliksiz birakmayacaktir. Ama bu durum insanin Allah'la arasinda yakin ve ileri bir iliski ornegi sayilamaz.
Gazi'yi tanrilastiran profesyonel Ataturkculer de gercekte millet ve devlet icin guvenilir unsurlar olamazlar. Bunlar Ataturk'un mirasinin en olumlu yonlerini israf edip tuketenlerdir.
Profesyonel dinciden ve profesyonel Ataturkcuden, adet yerini bulsun diye yapilan islerden ve atilan nutuklardan Allah'a siginiyorum.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|