|
 |
|

EMRAH KAYALIOÄžLU
Güzel ve çirkin
Şampiyonlar Ligi'nde tam 8 kez mücadele etmiş, daha üç yıl önce UEFA Kupası'nı ve Süper Kupa'yı kazanmış bir takımın Şampiyonlar Ligi'nin kapısına gelmişken, 3-0'ın avantajını kaybetmesi herhalde mucize olurdu.
Galatasaray'ın Süper Lig'de Diyarbakır ve Bursa ile oynadığı maçlarda sergilediği defans zaafı nedeniyle kafalarda minicik de olsa bir "Acaba?" vardı. Ama bu CSKA Sofya inanın Bursaspor'dan da, Diyarbakırspor'dan da kötü bir takım.
4 fark atmaları gereken bir maça öyle başladılar ki, sanırsınız, ilk maçı 3-0 onlar almış. İlk dakikalarda Galatasaray oyunu ağırlaştırıp kontrol etmeye çalışıyordu. CSKA sanki nazire yapar gibiydi sarı-kırmızılılara. Hoş, bu maç için bu deyim de tuhaf. Mavi zeminli bir forma vardı Galatasaraylılar'da. River Plate'in böyle bir forma giydiğini (Boca'nın rengine yakın), ya da Barcelona'nın bembeyaz (Real Madrid gibi) bir formayla sahaya çıkabileceğini düşünebilir misiniz?
Evsahibi, ağır futbolu neticesinde koskoca ilk yarıda bir frikik dışında tehlike yaratamadı. Çok daha deneyimli bir ekip olan Galatasaray ise, rakip kaleye bir kez ciddi olarak gitti. O da bir duran toptu. Geçmiş yıllarda Galatasaray'ın çok yaptığı barajın frikikte topa koşarak dağılması hatasını bu kez CSKA yapınca Prates yeni takımında ilk resmi golüyle Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ne girdiğini resmen ilan etti. Bu vuruş, artık 5 gole ihtiyaç duyan CSKA Sofya'daki direnç kırıntılarını da unufak etmişti.
Fatih Terim'in de maçı bir son hazırlık gibi gördüğünü söylemek mümkün. Savunmaya alınan ve hazırlık maçlarında bile bu bölge dışında görev yapmayan Tamas'ın Batista'nın yanında ön liberoda kulanılması ancak bir deneme olarak adlandırılabilirdi. Hele elde Ayhan ve Cihan gibi iki futbolcu varken..
Bir not da Mondragon için... CSKA ilk golü yiyip direncini tamamen yitirinceye kadar anlamsız degajlar yaptı. Onun gibi deneyimli bir kaleci böyle bir maçta topun kıymetini çok daha iyi bilmeliydi. Degajla topu rakibe hediye etmek yerine, topun olabildiğince takımında kalmasını sağlayıp süreyi eritmen gerekirdi.
Ve tabii Sabri'ye de geleceğiz. Bursa maçı sonrası "Sabri dururken Pinto nasıl oynar?" demiştik. Dün Pinto kulübede durdu. 11'de başlayan Sabri, Hasan'ın asistinde nefis bir gol attı. Lig siftahından 4 gün sonra Avrupa'da da siftah etti.
Maç bitmiş fiş çekilmişken, Mondragon ve Batista sarı kart gördüler. İleride Şampiyonlar Ligi'nde cezalı duruma düşmeleri için ikişer kart yetiyor artık. Yönetim pas geçse de Terim cezalandırılmaları için mutlaka bastırmalı. İlk maçı da ekleyin; bu kolay turda 4 futbolcu birer kart haklarını kullandı. Yazık!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|