kapat
28.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

ÖMER LÜTFİ METE


Turancı Fuller!

CIA'nın eski Ortadoğu sorumlusu Graham Fuller'in, son kitabı "İran'ın Jeopolitiği" üstüne tartışmanın -en azından şimdilik- birkaç "meraklı" ile sınırlı kalması, uyuyan Türk'e ninni gibi.

Fuller iki kehanet ileri sürüyor

-Kürt meselesi er-geç uluslararası duruma gelecek ve Türkiye ile İran kapışacak. -Turancı bir iktidar gelirse iki ülke, İran Azerileri yüzünden de çatışacak.

Bunların öngörü değil, ABD şahinliğinin Türkiye ile ilgili tezgahı olduğunu, tartışmaya soru üzerine katılan Fuller dostu yorumcularımız da söylüyor.

Soğuk Savaş'la birlikte Türkiye'yi, sürekli "öcü" narası atarak rehin alan küresel senaryocular pek yenilikçi de değiller. Kah devle korkuttular, kah akreple

Ermeni tasarısı, Kıbrıs sorunu, Kürt Devleti tehlikesi, köktendincilik belası, Tahran'ın rejim ihracı

İkide bir kağıt maske çıkarıp "böö" diye bağıran Washington'a çocuk gibi sarıldık. Hala ürkek çocuk muamelesi görmek için yırtınıyoruz!

Gafletin Bin Ladinler'i
Bu kadar basit bir senaryonun "sittin" sene başarılı olmasını sağlayan anahtar, ABD şahinliğinin kendine düşman olanları da başarıyla kullanabilmesinde

Sömürgeciliğe bütün hücreleriyle karşı olan nice insan, söylemi ve eylemi ile farkında olmadan "kırmızı kuvvet" görevi yürütüyor. Savaş tatbikatlarındaki sözde düşman asker, "mavi kuvvet"in muharebe kabiliyetini geliştirmesine hizmet ediyor. Vahşi sömürgeciye karşı adil bir küresel seçenek olmayı hayal edemeyenlerin kof karşıtlığı, hasmın en etkili silahlarından biri. Bu saf "düşman"lar, Bin Ladin ve Saddam gibi, vaktiyle CIA hesabına çalışanlar kadar olmasa da, işbirliği derecesinde katkı sağlamaktan sakınamıyorlar.

Şahsen yakından ve büyük bir dehşetle izlediğim böyle bir örnek; evrensel esenlik için bilinçli ve samimi çaba gösteren herkese ibrettir

Bundan dört yıl kadar önce, Turancı bir profesör bakan, aralarında pek çok "yandaş" gazetecinin de bulunduğu 30-40 kişilik bir toplantıda övünüyor

"İran, Avrasya'da önümüzü kesmek için, her türlü manevrayı yapıyor. Ama biz de on yıla kalmadan Güney Azerbaycan'ın bağımsızlığını gerçekleştireceğiz ve İran'ı böleceğiz."

Orada bulunan, aynı partiden uyanık bir milletvekili hemen söze giriyor, bu "kabak" gibi cümleleri çaresizce tevil etmeye, gafı örtmeye çalışıyordu.

Düşlerimize ambargo
Allah'tan "yandaş" gazetecilerden hiçbiri bunu "haber" yapmadı, bakan ağzından çıkan "ham" beyan diplomatik rezalete dönüşmedi.

Ne denebilir ki?

Bu beyanı önemseyecek olursak, Fuller'ı da sayın bakan gibi "Türk milliyetçisi" saymamız mı gerekecek?

Türkiye'nin yaşadığı adam kıtlığı (kaht-ı rical) açısından çarpıcı bir örnek teşkil eden ve bize "ayinsel milliyetçiliğin" perişan resmini veren bu sefalet başka eğilimlerde de geçerli. Solcusu, Atatürkçüsü, İslamcısı, milliyetçisi, liberali ile sayısız aydın, sömürgeci tatbikatlarında "kırmızı kuvvet" konumuna düşmekten sakınamamaktadır.

Elbette ben de İran Azerileri'nin mutluluk içinde gelişmelerini arzu ederim. Ancak mevcut şartlarda bu kardeş halkın, ABD şahinliğince öngörüldüğü (!) üzere ayaklanmalarında hayır bulunduğundan emin miyiz?

Niye Rus'undan İranlı'sına, Suriyeli'sinden Ermeni'sine kadar bütün Avrasya için, henüz sadece yeni ve alternatif bir "sömürgeci işbirliği taslağı" olan AB'nin mükemmelini düşlemeyelim, düşünmeyelim?

Batı'ya ayıp mı ederiz?

Onları aşmak yasak mı?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır