kapat
27.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

HINCAL ULUÇ


Son 2 yarış kurtardı

Son iki yarış olmasa Dünya Şampiyonası'nın 4. gününden sizlere ancak piste engelleri koyup kaldıran ekibin gerçekten dikkate değer gösterisinden söz edecektim. Dünya Şampiyonası o kadar tatsız, o kadar heyecansız sürüyordu ki, tribünde seyredecek başka şeyler arıyorduk. Neyse ki, son iki yarış durumu kurtardı.

3 bin metre steeple'da hayat boyu seyrettiğim en iyi uzun mesafe mücadelelerinden biri vardı. Ömür boyu ayda bin dolara Katarlı olan eski Kenyalı Stephen Cherono, yeni Saif Seyid Şahin, koşunun başında müthiş bir atak yaparak arayı 50 metre kadar açtı. Son üç tura girerken temposu düşer gibi olunca, arkadan müthiş bir atak yapan eski vatandaşı Ezekiel Kemboi Şahin'i yakaladı. O andan itibaren de son üç tur nefesler kesildi. Ben bu kadar atak ve kontratağı olan bir yarışı çok az seyrettim. Son 200'e kadar kimin kazanacağı belli değildi. Hatta son 100'e kadar. Ama son düzlükte yeni Katarlı öldürücü bir atak yapınca bu defa Ezekiel ancak son 20 metreye kadar göğüs göğüse karşı koyabildi. Ama dayanamadı. Ve altın madalyayı Said Şahin'e bırakmak zorunda kaldı.

O ne 50 metreydi öyle
400 metrede finale dizilen 8 atletten 7 tanesi kazanma şansına sahipti. Michael Johnson olmayınca böyle oluyor. Bu kadar atlet birbirine denk olunca tecrübenin sesinin öne çıkacağını düşünüyorduk. Nitekim öyle oldu. Jerome Young, genç rakiplerini kolayca geride bıraktı. Ama yarışta asıl mucizeyi yaratan Fransız Marc Raquil oldu. Raquil, son düzlüğe girilirken 7'ncinin 10 metre gerisinde sonuncu durumdaydı. Akıllara sığmayan bir son 100 metre koştu. Önündekileri teker teker geçerek madalyaya ulaştı. Raquil yarı finalde de son 100'e sonuncu girmişken bu düzlükteki müthiş atağıyla finale kalmayı başarmıştı. Ben son 100'ü böyle koşan bir 400'cü görmedim. Hele son 50 metre ölümdür. Bu Fransız, bu mesafede diriliyor. Peki o zaman ilk 300'ü niye bu kadar kötü koşuyor? Biraz toparlasa yarışı kazanması işten değil. Sanırım Atina'da altına koşacakların başında geliyor.

Elvan sürpriz yapabilir
Bizim kahramanımız Elvan'dı. Grubunda 5 bin metrenin en zorlu atletleri vardı. Elvan, kürsü adaylarına karşı müthiş bir yürekle yarıştı. Baştan sona ilk dörtte giderken son 100'deki atağıyla serisinde birinci oldu. Kendi en iyi derecesini 6 saniye indirdi. Şimdi bu durumdaki Elvan'ın koşu bitince yerlere serilmesi lazım. Oysa önümdeki monitörden son 400'de yüzünü yakından izledim. En ufak bir yorgunluk işareti yoktu. Küçük kızımız, fevkalade güçlü. Bu güç bize "Bir sürprize hazır olun" diyor. Kendisi "Benim hedefim Atina. Buraya tecrübe için geldim" dese de...

Şu engel koyup kaldırma işini TRT ayrı bir bölümle göstermeli. Stade de France, dünyanın en güzel atletizm stadı. Fransızlar bu güzelliği en iyi şekilde sunmak için ellerinden geleni yapmışlar. 100 engelli, 110 engelli, 400 engelliye konulan engellerin yerleştirilmesi ve kaldırılması gerçek bir koreografi. Planlamışlar; düzenlemişler ve çalışmışlar. Normal zamanlarda seyirci bunu sıkıntıyla bekler; bir an önce konsa da yarış başlasa diye. Ama Fransız zevki bu sıkıcı eylemi bir sanat gösterisi haline getirmiş.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır