kapat
27.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

SAVAÅž AY


On kuruÅŸluk Musa EroÄŸlu

Dün Ali Ekber Çiçek Usta'yı anlatan yazıma çok sayıda sevgi mesajı geldi. Özellikle de gençlerin gerçek sanatçılara böylesi sahip çıkmasına keyif keyif oldum. Bir de istekleri vardı yazanların. "Musa Eroğlu üstadımızı da görelim köşenizde" diyorlar. Emir telakki ediyor, hem de büyük bir zevkle yazıyorum o zaman Musa Abimi.

Dostluğumuz aşağı yukarı 30 yıllık filan. Anamla gittiğim Anadolu, Avrupa turnelerinde zamanın türkü kraliçesi sayılan Bedia Akartürk'ün baş bağlamacısıydı Musa Abi. İlk kez İsviçre yollarına kulaç atan bir otobüste tanışıp daha sonra katmerledik abi- kardeşliği. Hep can hep candan özü sözü tok oturaklı adamdı Musa Abi. İkili muhabbetimizin muhabbeti bu kadar yeter. Esas onun nasıl gelip nasıl yüceldiği önemli. Kendi ağzından dinleyin hele. Bakın ve şaşırın. Azmi, yeteneği ve emeği kutsayın sonra da

Mut'lu halk ozanı
1946 yılında İçel'in Mut Kazası'nda doğmuşum. Ortaöğrenimimi Mut'ta tamamladım. O zamanlar davar güderek aileme katkıda bulunuyordum. O tarihlerde cumartesi öğlene kadar okullar açıktı. Bir pazarımız vardı. Pazartesi günleri davar güdüyordum. İki gün çalıştığımda, on kuruş para alıyordum. Saz çalıyordum. Saz çalma babadan-dededen kalma gelenekti aslında. Bunu öğrenmek adeta zorunluluktu. Esasında bizim köyün dışında, Mut'tun diğer köylerinde saz çalmak-türkü söylemek pek yoktu. Yörede "Karacaoğlan"la ilgili geleneği, şenliği sürdüren bir köydü, bizimkisi.

Davullarla zurnalarla
Çevrede davul-zurna dışında müzikal pek bir renklilik yoktu. O yüzden bizim köy biraz da dışlanmıştı, çevre köylerce. Sürekli çalışarak, kendimi geliştirerek, sanatımı bugünlere getirdim. Gezebildiğim bölgelerde, Trakya hariç, Anadolu'nun birçok köyüne ulaştım. Sadece Çorum'da 340 köy gezdim. Anadolu'da gördüğüm şu; yaşamların inançların yüzde doksanı ortak. Gelenek ve görenekleri ortak. Yani ortak bir kültürleri var.

Åžehirli huzursuz
Anadolu'daki kültür zamanla bir mozaiğe dönüşmüş. Biz kendi gelenek ve göreneklerimizi "şehirli kalıbı" içine oturtmaya çalışmışız. Şehirle özdeşleştirmeye çalışmışız. Halbuki, çok uzunca bir evrim bu. Belki göçebe yaşamı şehirli için garip gelebilir; ama şehirlinin büyük kısmı huzursuzdur yaşamından.

Dinsel motifli
İki tane 45'lik yaptım. Dinsel motifli şeyler okumuştum. O günden bugüne 1979'da bir uzunçalar yaptım. 15 tane kaset yaptım. 45'likleri sayamıyorum. Daha fazla. Ayrıca sanatçı kardeşlerimle yaptığım ortak çalışmalar da oldu. 8 kaset var. "Muhabbet" adını vermiştik adına. En son Arif Sağ'la resital şeklinde yapmıştık. Bir de en son UNESCO için bir çalışma yaptım. UNESCO'dan Henri le' Comte isimli bir Asya müzikleri araştırmacısı, sürekli gezilerle, incelemelerle müzik çalışmaları yapıyor. Bütün Türki Cumhuriyetleri'nde çalınan müzik araçlarının çoğunun CD'lerini yapmış, kayıtları kendisi yapıyor. Benimle de bağlantıya geçti ve CD çalışması yaptı.

Süper öğrenciler
1980'li yıllardan itibaren müzik yönetmenliklerim var. Birçok müzisyenin yetişmesinde katkılarım vardır. Belkıs Akkale, Selda Bağcan, Ümit Tokçan... Anadolu'daki semahların kaybolmaması için, "Bin Yıllık Yürüyüş" isimli 90 dakikalık 2 CD semahları yaptım. Ticari amaçlı değildir bu. İleriye kalabilmesi için kaybolmasın diye. Bunu halk kültürüne bir katkı olarak görüyorum.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır