kapat
27.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

YAVUZ SEMERCİ


ÇEAŞ yatırımcısına para ödenmeli mi?

İmtiyaz sözleşmesi iptal edildiği için tabela şirketlerine dönüşen ve hızla tasfiye sürecine yuvarlanan ÇEAŞ ve KEPEZ'in yatırımcılarına ne olacak?

Mağdur olanlar adına pek çok kurum ve avukat çözüm arıyor. Herkesin derdi farklı. Kimi itibar ve etkinlik, kimi umut tacirliği yaparak para kazanma derdinde.

Bu şirketlere yatırım yapanlar gerçekten risk aldıkları için kaderleri ile başbaşa mı bırakılmalı? Ya da kimi görüşe göre zararı tazmin edecek fonlar kurarak, "hisse senedi sahipliğini" riskin kapsama alanı dışına mı taşırmalı?

Son günlerde konuya ilişkin ortaya atılan bazı öneriler, Türkiye'nin kuralsızlık haritasını zenginleştiren en önemli faktörün "arabesk" yaklaşımlar olduğunu ispatlıyor.

Örneğin Aracı Kuruluşlar Birliği (TSPAKB), ÇEAŞ-KEPEZ ve AKTAŞ'ın küçük yatırımcılarının mağduriyetini gidermek maksadıyla kanun tasarısı hazırlayarak hükümete sundu. Diyorlar ki, "Devlete ait enerji şirketleri (TEÜAŞ, TEİAŞ, TETAŞ, TEDAŞ) küçük yatırımcıların elinde kalan ve çöp olan hisse senetlerini piyasa fiyatından satın alsın. Ayrıca bir fon kurulsun. Devlet enerji hasılatının bir bölümünü Fon'a versin. Bundan sonra batacak enerji şirketlerinin mağdurlarına para ödensin."

Niye bu öneriyi yapıyor? Çünkü, lisans sözleşmesinin iptalinde küçük yatırımcının kusuru yokmuş.

Küçük yatırımcının hiçbir şirketin batışında kusuru olmadığı gerçeğinden hareket edersek, tüm şirketler için bu öneriyi yaygınlaştırarak saçmalama boyutunu derinleştirebiliriz!

Aslında Birlik, yatırımcıların mağdur olmasına yol açan nedenlerini araştırmaya cesaret edemiyor. SPK ile çatışmaktan korkuyor.

Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesi sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışması ve yatırımcıların hak ve çıkarlarının korunması gerektiğini yazıyor.

Kim koruyacak? SPK, İMKB ve ilgili tüm birimler.

Birlik, önce bu kurumların görevlerini yerine getirip getirmediğini incelesin ve sonucu açıklasın. Yatırımcılar bu şirketlerin hisse senetlerini alırken, şirketlerin SPK tarafından incelendiğini ve halka açıklanmamış önemli bilgilerinin olmadığını varsayarlar.

Acaba SPK, imtiyaz sahibi şirketlerin imtiyaz sözleşmesine aykırı hareket ettiğini tespit ederek, bunu yatırımcıya duyurmuş mu?

Eğer duyurmuş ise, yatırımcılar bilerek risk almışlardır ve sonuca katlanırlar. Yok eğer, bunu tespit etmelerine rağmen (Enerji Bakanlığı bu tespiti yapmış) bu bilgi açıklanmamış ise SPK "hizmet kusuru" işlemiştir. O zaman yatırımcılar zararı karşılayacak tazminat davası açmalı.

Birlik, piyasanın şeffaflaşması için yol göstereceğine, riskin sıfırlandığı bir borsa özlemiyle, bilgisiz yatırımcı tipini yüceltecek önerilerde bulunuyor.

Tartışmaya devam edeceğiz.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Destek Paketi
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır